¹⁸

1.7K 79 100
                                        

18. Bölüm Keyifli okumalar...

“Lâl?”  

Lâl kulaklarına dolan seslere cevap veremedi, bugün yine birileri onun canını yakmak için büyük savaş vermiş canını yakamasa da içine büyük bir huzursuzluk düşürmeyi başarmışlardı. Canı yanmıyordu, korkmuyordu da ama birkaç hafta hissedebildiği o huzur ellerinden çekip alınmış gibi hissediyordu. Sanki yıllardır elde edebildiği tek şey o huzurmuş da bütün emekleri boşa gitmiş gibi, yıllardır oynadığı oyunun son seviyesinde oyun sıfırlanmış yine en başa dönmüş gibiydi. Korku yoktu, o bir şeylerden korkmayı yıllar önce bırakmıştı ama kötü hissediyordu işte.

Şimdi ailesi yerde cenin pozisyonuyla duran o kızın kaybolan huzurunu geri getirmeye çalışıyorlardı, hepsi farkındaydı aslında kimsenin gücü buna yetmeyecekti. Hakan son bir haftada yaşanan her şeye dirayetli durmayı başarabilmişti ama yerde yatan kızından tepki alamamak onun gücünü sorgulamasına neden oluyordu. Güçlü bir adamdı Hakan, o güç ile yıllardır ailesini korumayı başarmış bir adamdı, torunu hariç bugüne kadar ailesinin bir kayıp vermesini engelleyebilmişti gücü sadece Lâli korumaya yetememişti. Hâlâ yetemiyordu. Kızının önüne çaresizce oturmuş minik bebeğinin söylenenlere bir tepki vermesini bekliyordu, az önce Lâlin bağırışıyla yatağından fırlamış ama o daha yetişemeden Lâl yere yığılıp kalmıştı. Baygın değildi, bilinci de gayet açıktı ama gözlerindeki bütün duygu çekilmiş bom boş bakıyordu etrafına.  

“Lâl.” diye mırıldandı Yiğit tekrar, “abim bir şey söyle lütfen.” Sesindeki çaresizliği bu sefer gizleyemedi Yiğit, bu sefer kardeşinin yanında bile olsa güçlü olmaya çalışacak gücü yoktu. Lâl uyuduktan sonra o odadan çıktığı için büyük bir pişmanlık hissediyordu, ihtimaller onu çaresiz hissettiriyordu. Odasından çıkıp Lâle ulaşana kadar bu çaresizliğin çok daha fazlasını hissetmiş ona ulaştıktan sonra ise biraz daha rahatlamıştı ama biraz önce duyduğu çığlık onu yine aynı karmaşanın içine geri sokmuştu. Ne olduğunu anlayamasa da çok korkuyordu Yiğit, Duruya yetişemediği gibi Lâl’e yetişememekten korkuyordu. 

Yeliz hanım daha fazla dayanamadan yerde yatan kızının kafasını dizlerinin üzerine koydu. “Anneciğim.” Diye mırıldandı göz yaşlarının arasından. Elleri hemen Lâlin saçlarını bulurken onun ağlaması daha da şiddetlendi, “güzel kızım benim.” O kadar zoruna gidiyordu ki Lâle yaklaşamamak, ona anne diyordu ama yine de annesi gibi hissettiremediğini düşünüyordu Yeliz, zaten doğurduğu bebeğini tanıyamayan anne mi olurdu? Lâli ilk öğrendiği andan itibaren çektiği vicdan azabının haddi hesabı yoktu. Nasıl diyordu kendi kendine, ben bunu nasıl anlamam? Lohusalık psikolojisi miydi onu yanıltan? Kucağına Yeşimi verdikleri gün bu benim kızım değil demesini önleyen? Bu his vücuduna çöreklenmiş her geçen gün artarak içinde büyümeye devam ediyordu, ona sarılacakken vazgeçmesine, bir adım yaklaştığında koşarak geri kaçmasına neden oluyordu. Yeliz Lâli canından çok seviyor ama onun Yeliz'i sevmesinden deli gibi korkuyordu.  

“Kaldırın artık onu.” diyense Furkan’dı, ablasının yaşadıkları her geçen gün onu daha garip bir adam yapıyordu. Artık eskisi kadar gülmek istemiyordu mesela, sürekli uğraştığı teknolojik aletleri artık oyun oynamak için değil kenarda köşede ailesinden şiddet gören kız çocuklarına ulaşmak için kullanıyordu. Bu olanlardan önce tek isteği bir gamer olup sabahtan akşama kadar oyun oynamaktı ama şimdi o bile değişmişti. Belli bir iş tercihi olmasa da şiddet gören insanların yerlerini bulup onları oradan çıkarmak için mücadele etmek istiyordu. 

Hakan Furkan’ı dinleyerek Lâle doğru adımladı kızını küçük bir bebekmiş gibi nazikçe kaldırdı yerden. Lâlde buna itiraz etmemiş hemen kafasını babasının göğsüne yaslamıştı. “O kızın sana zarar vermesine asla izin vermem babacığım.” Diye mırıldandı Hakan, Lâl bayılmadan hemen önce Yeşim ile ilgili bir şeyler anlatmıştı bu eve girecek cesareti nereden aldığını sorguluyordu Hakan, Yeşim bunun cezasını çekecekti kızının kendini güvende hissetmesini istiyordu. “O bana zarar verebilecek bir insan değil baba.” Dakikalar sonra Lâlin güçlü çıkan sesi ailesine büyük bir rahatlama bahşetti. Sanki dakikalardır soğuk zeminde boş bakışlarla etrafını incelememiş gibi güçlüydü sesi. 

LÂLHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin