2.7K 147 61
                                        

5. Bölüm: Ölmek İçin
Bölüm Şarkısı: Çağrı Sinci- Lobotomi

Kırılgan bir kalbe hassasiyet gerekirdi, bir çocuğun kalbi hep kırılgan olurdu, yani herkes bir çocuğa hassas davranmak zorundaydı

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kırılgan bir kalbe hassasiyet gerekirdi, bir çocuğun kalbi hep kırılgan olurdu, yani herkes bir çocuğa hassas davranmak zorundaydı.

Lâle neden bu zamana kadar kimse hassas davranmamıştı?

●●

"Yemek yemek ister misin güzel kızım?" Lâl kulaklarına dolan sesle irkilerek kalktı ders çalıştığı masadan. Yine ne saçmalıyordu bu adam? Yemek yemezdi, bu evde yemek yemek istemezdi bilmese de anlıyordu çünkü bedenine giren ilaçları. O unutmaya başlıyordu, yazdığı anları tekrar okuduğunda hatırlamıyordu ve bu sadece bu evde yemek yediğinde oluyordu. Okulda yemeyi tercih ederim, diye düşündü kendi kendine. Ama şu an bunu düşünmek yerine Tarık'tan nasıl kurtulacağını düşünmeliydi. O yemekten yememesi gerekiyordu. "Benim güzel kızım, bak annen bizim için neler yaptı." Tarık’ın sesi ona daha çok yaklaştığında titreyen adımlarına inat sağlam bir şekilde yatağına gitti ve bağdaş kurarak oturdu. Yastığının altına sakladığı bıçak onu koruyacaktı, Lâl artık kendini korumayı öğrenmişti. Bu saatten sonra canını yakanın canını yakmaktan çekinmeyecekti arada abisi de olsa. Tarık elinde tepsiyle neşeli bir şekilde Lâlin odasına girdi. Tepsinin içinde bulunan haplar ve garip renkli içecek dikkatini çekti genç kızın.

"Benim güzel kızım yine ders mi çalışmış?" Lâl Tarık’a kilitlenen bakışlarını bir an bile çekmedi adamın üzerinden her hareketini izledi her kelimesini kazıdı zihnine. Neden güzel sözler söyleyerek kötülük yaptığını düşünüyordu, bir insanın kötülük yaparken bu kadar şefkatli davranması saçma geliyordu ona anlam veremiyordu, bu adamı anlamaya da çalışmıyordu ya zaten. Tarık kötüydü ve kötü olmak için sebebe ihtiyacı yoktu onun gözünde, kötü olan kimsenin sebebe ihtiyacı yoktu. Titrek bir nefes aldı Lâl, korktuğunu belli etmek istemese de titreyen bedeni ona hiç yardımcı olmamıştı, çünkü karşısındaki adam onun her zerresini ezbere biliyordu Lâlin ondan korkmadığını bir an bile aklından geçirmeyeceğine emindi zaten. 

Titreyen bedenine zıt keskin bakan bir ifadeyle Tarık’ı izlemeye devam etti, bugün nasıl bir şeyle sınanacağını düşünüyor, düşünürken bile dehşete düşüyordu Lâl. Tarık elindeki tepsiyi Lâlin masasının üzerine bıraktı ve bu sefer saçma sapan sevgi sözcüklerine daha fazla başvurmadan asıldı kızın saçına, Lâl bunu beklese de bir an afalladığını hissetmişti ama bu hisse daha fazla kapılmadı dudaklarını usulca birbirine bastırdı ve kendisi acı çekecek olsa da Tarık’ın yaşayacağı zevki minimuma düşürebilmeyi amaçladı. Tarık kulağına küçük de olsa bir çığlığın gelmesini beklese de elinin altındaki kız inlememişti bile, istediği tepkiyi alamamanın öfkesiyle biraz daha asıldı Lâlin saçlarına ama yine başarılı olamamış Lâl yine tek bir ses çıkarmamıştı. Umursamadı, gece uzun olacaktı yine onun yalvarmalarını dinleyecek geceye gözünü huzurla kapatacaktı buna emindi, bunun olması için elinden gelen her şeyi yapacaktı.

LÂLBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin