73.Bölüm(14Yıl sonra)

3 7 0
                                        

14 yıl geçmişti. Artık her şey değişmişti. Selin, Nehir’in desteğiyle kendi ayakları üzerinde duran bir kadın haline gelmişti. Nehir ise hayatını yeniden düzenlemiş, kızıyla huzurlu bir yaşam kurmuştu. Ancak, herkesin geçmişte gömdüğünü sandığı sırlar birer birer ortaya çıkıyordu.Tuğkan’ın 14 yıl önce havalimanında öldürdüğünü sandığı Salim, herkesin gözünde kaybolmuştu. O gece Salim vurulmuş, ama ölmemişti. Uzun bir tedavi sürecinden sonra, kendi hayatını yeniden inşa etmek için başka bir ülkede yaşamıştı. Şimdi geri dönme vaktiydi. Salim, sadece intikam için değil, aynı zamanda kaybettiği itibarını ve iş dünyasındaki yerini geri kazanmak için geri gelmişti.

Salim’in dönüşü, ilk olarak İstanbul’un iş dünyasında yankı uyandırdı. Girişimci ruhuyla kısa sürede büyük bir şirket kurmuş, medya ve teknoloji sektörlerinde hızla yükselmişti. Ancak onun asıl amacı, geçmişte yarım kalan hesabını kapatmaktı.
Nehir’in yeni bir yatırımcıyla toplantı yaptığı sırada, toplantı odasının kapısı açıldı. İçeri giren kişi Salim’di. Nehir, bir an için nefesini tuttu. Onun öldüğünü düşünüyordu.

Nehir: (Şokla) "Salim… Sen… Hayatta mısın?"

Salim: (Gülümseyerek) "Görünüşe göre ölümsüzüm, Nehir. Ama merak etme, sadece iş için buradayım."

Salim’in gözlerindeki soğukkanlılık, Nehir’i ürkütmüştü. Ama Nehir, yıllardır güçlü kalmayı öğrenmişti.

Nehir: (Soğukkanlı) "Burada iş konuşuyorsak, özel meseleleri karıştırmayalım."

Salim: "Elbette. Ama bazı özel meseleler, iş dünyasının ayrılmaz bir parçası olur."
Salim’in geri döndüğünü öğrenen Tuğkan, onunla yüzleşmek zorunda olduğunu biliyordu. Bir akşam, Salim’in düzenlediği bir iş toplantısında karşı karşıya geldiler.

Tuğkan: (Tehditkar) "Öldüğünü sandığım bir hayalet, geri dönmüş. Seni burada görmek şaşırtıcı, Salim."

Salim: (Sakin ve alaycı) "Hayaletler genelde öyle yapar, Tuğkan. Ama merak etme, bu kez kaybolmak gibi bir niyetim yok."

Tuğkan: "Buraya ne için döndüğünü biliyorum. Ama şunu unutma: Nehir’i ve diğerlerini bu işe bulaştırma."

Salim: (Ciddileşerek) "Senin ne bildiğin umurumda değil, Tuğkan. Bu sefer her şey benim kontrolümde olacak. Ve kimse bana engel olamayacak."
Salim, intikam planını sadece Tuğkan’a karşı değil, aynı zamanda Süheyla üzerinden yürütüyordu. Süheyla, Selin’i hala kontrol etmek için mücadele veriyordu ve Salim, onun bu zaafını kullanmaya karar verdi.

Bir akşam, Süheyla ve Salim gizlice buluştular.

Salim: "Tuğkan, sizin kızınızı koruyabileceğine inanıyorsunuz ama gerçekleri bilmiyorsunuz. Ona vuracağım darbede sizin de bir payınız olabilir."

Süheyla: (Düşünceli) "Selin’in zarar görmesini istemem."

Salim: "Ben de istemem. Ama onun Tuğkan’dan uzaklaşması için bu gereklilik."

Süheyla, Salim’in teklifini kabul edip etmeme konusunda kararsızdı. Ama Salim’in kararlılığı, Süheyla’yı yavaş yavaş ikna ediyordu.Nehir, Salim’in geri dönüşünün sadece iş amacıyla olmadığını anlamıştı. Onun gözlerindeki intikam dolu bakışlar, Nehir’i tetikte olmaya zorluyordu.

Bir gece, Nehir Salim ile yüzleşti.

Nehir: "Bana doğruyu söyle, Salim. Buraya sadece iş için dönmediğini biliyorum."

Salim: (Sessizce gülümseyerek) "Akıllı bir kadınsın, Nehir. Ama bilmen gereken şey şu: Benim kimseye zarar verme niyetim yok. Ama zarar verenleri de unutmadım."

Nehir: "Tuğkan’ı hedef alıyorsan, bu yola beni dahil etme."

Salim: "Sen zaten bu hikayenin bir parçasısın, Nehir. Hepimiz öyleyiz."
Salim, yalnız dönmemişti. Yanında yeni hayatını paylaştığı sevgilisi Deniz de vardı. Deniz, kendinden emin, başarılı ve güçlü bir kadındı. Ancak, geçmişte Salim’in yaşadıklarını bilmiyordu. Salim’in ona anlattıkları sadece yüzeysel şeylerden ibaretti.

Bir iş toplantısında, Salim ve Deniz, medya dünyasının ileri gelenleriyle buluşmuştu. Deniz’in zarafeti, toplantıdaki herkesi etkilemişti. Ancak, Salim’in gözleri sürekli bir şeyler saklıyor gibiydi.

Deniz: (Nazikçe) "Bu şehri sevdim, Salim. Ama burada daha fazlası var gibi hissediyorum. Senin geçmişin mesela…"

Salim: (Hafif gülümseyerek) "Geçmiş, Deniz. Sadece geçmiş. Bizim önümüzde başka bir yol var."

Deniz şüphelenmişti ama Salim’e güveniyordu.

Salim ve Deniz’in katıldığı bir davette, Nehir de oradaydı. Nehir, Salim’i gördüğünde kısa bir an için irkildi, ama hemen toparlandı. Ancak, Deniz’i fark ettiğinde bir şeylerin farklı olduğunu hissetti.

Salim, Nehir’i fark etti ve Deniz’i yanına alarak ona doğru yürüdü.

Salim: "Deniz, bu Nehir. Eski bir arkadaşım."

Deniz: (Kibar bir şekilde) "Memnun oldum, Nehir."

Nehir: (Soğukkanlı) "Ben de."

Nehir, Deniz’in Salim için bir “kalkan” olduğunu hemen anlamıştı. Ama bu ilişki, onun Salim üzerindeki şüphelerini azaltmıyordu.

Tuğkan, Salim’in sevgilisi Deniz’i ilk kez bir iş toplantısında görmüştü. Onun Salim için ne kadar değerli olduğunu anlamıştı. Bu durum, Tuğkan’ın intikam duygusunu bir planla şekillendirmesine neden oldu.

Bir gece, Tuğkan ve Deniz aynı etkinlikte karşılaştılar. Tuğkan, Deniz’e yaklaşarak konuşmaya başladı.

Tuğkan: "Salim’in sizi bu kadar özel bir yerde tanıtması… Demek ki sizinle ciddi düşünüyor."

Deniz: (Gülümseyerek) "Salim ciddi bir adamdır. Benimle de öyle."

Tuğkan: (Alaycı bir şekilde) "Salim’in ciddi yanlarını bilirim. Ama bilmediğiniz çok şey var, Deniz. Umarım bir gün öğrenmezsiniz."

Deniz, bu sözlerden rahatsız olmuştu ama Salim’e olan güvenini kaybetmek istemiyordu.
Deniz, Tuğkan’ın söylediklerinden sonra Salim ile yüzleşmeye karar verdi. Bir akşam, evde sessizce otururken konuşmaya başladı.

Deniz: "Salim, Tuğkan bana bir şeyler ima etti. Geçmişinle ilgili."

Salim: (Ciddileşerek) "Tuğkan’ın amacı beni zayıflatmak, Deniz. Ona inanma."

Deniz: "Ama geçmişin hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Senden sakladığın sırlar mı var?"

Salim: (Derin bir nefes alarak) "Geçmiş, Deniz. Geçmişte kaldı. Ama inan bana, seni hiçbir şeye bulaştırmak istemiyorum."

Deniz, Salim’e inanmak istiyordu ama içinde bir huzursuzluk vardı.

GiritBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin