38

51 3 0
                                    

"Kravat çok mu resmi kaçar acaba? Hımm... En iyisi kravatsız. Sonuçta sıradan bir yerli malı haftası."

Ayna karşısında sesli düşünürken Kuzey arkamdan hazır olmamı bekliyordu.

"Hadi dadaaa. Okuv sati gevdiy."

"Tamam yavrum hazırım şuan."

Son kez ayna önünde bir sağa bir sola döndüm.

"Hadi bakalım küçük adam eğlence başlasın."

"Yaşaşınnnnn."

Kuzey odamdan çıkıp koşarak ayakkabılarını giymeye gitti. Bense dün geceden hazırladığım yaş pastayı dolaptan çıkarıp Kuzeyin yanına doğru ilerledim.

Ayakkabılarını giymiş benim ayakkabılarımdan rastgele birini ayakkabılıktan alıp indirmişti.

"Bu takımın altına spor ayakkabı gider mi götten bacak? Siyah kunduramı ver hadi."

Söyleneni sessizce yapan Kuzey karşısında gülmeden edemedim.
"Çok tatlısın lan."

Yanağından sert bir makas aldım.
Kapıyı açıp dışarı kaçarken bende kunduramı giyip arkasından ilerledim.

Kreşe vardığımızda çocukların anneleri çoktan masayı kurmuş sohbet ediyorlardı.

Kuzeyin öğretmeni beni görünce hemen yanımıza geldi.

"Geç kaldın minik kaplumbağa."

"Babam şüşlendi öretmenimm."

Elimdeki pastayı öğretmene uzattım.

"Çok mu geç kaldık Ali hocam?"

Ali arkasına bakıp kalabalığı başıyla işaret etti.

"Ne var ne yoksa silip süpürdüler bile."

"Sağlık olsun bizde Kuzeyle pasta yeriz. Değil mi ufaklık."

Ne ara olduğunu anlayamadan Kuzey arkadaşlarının yanına gidip oyuna dalmıştı bile.

"Nasıl bu kadar hızlı olabiliyor anlamıyorum."

Ali kahkaha attı.

"Aşırı derecede hiperaktif bir ufaklık. Onun yaş grubuna göre doğal bir şey bu."

Ali elindeki pastayı masaya bırakıp yanıma geldi.

"Sigara molası vereceğim gelecek misiniz?"

Ali ve ben dışında bir tane bile erkek yoktu ve ben kadınlarla sohbet etmekte iyi değilimdir.

"Olur."

Kreşin üst kısmında yangın merdivenine geçip oturduk.

Ali sigara içerken bende duvara yaslanmış onu izliyordum.

"Kuzey için tekrar evlenmeyi düşünüyor musunuz?"

Soru karşısında şaşkınlığımı saklayamadım. Ali de pat diye sorduğunu fark edince istemsizce güldü.

"Pardon. Sohbet başlatmak için etik olmayan bir soruydu sanırsam."

"Önemli değil. Kuzeyi tek başıma büyütebiliyorum."

"Bir anne onun için iyi olabilir."

"Ben eşcinselim. Evlensem bile bu onun için ne kadar doğru olur?"

"Anladım. O halde Gökhan bey..."

"Gökhan'ı nereden biliyorsunuz?"

"Kuzeye çok fazla bahsediyorsunuz sanırsam. Sınıfta daima Gökhan beyi anlatıyor."

"Sanırsam dozunu fazla kaçırdım. Gökhan burada olsaydı eminim ki çok kızardı. Övülmeyi pek sevmezdi de."

"Anladım. Sizin için çok değerli olmalı."

"Gökhan'ı kaybedeli 8 yıl oldu. Fakat onu kaybettiğim gün sanki dün gibi aklımda. İnanır mısınız çoğu zaman kokusu geliyor burnuma."

"Beni yanlış anlamayın. Fakat şuan hayatınızda olmayan birini sürekli Kuzeye anlatırsanız hem acınız kanamaya devam eder hem de Kuzeyin psikolojisi kötü etkilenebilir."

"Kuzey benim manevi oğlum. Öz babasının nasıl biri olduğunu bilmek hakkı."

"Fakat henüz 4 yaşında. En azından aklı daha fazla oturana kadar bekleyin."

Aliyi anlayamasam da bir öğretmen olarak haklıdır diye düşünüyorum. Gökhan'ın hatırası 3 yıl daha beklemek zorunda kalacaktı. Öğretmene söyleyemediğim bir şey daha vardı.
Gökhan ve yaşantılarımız beynimden yavaş yavaş siliniyordu. Unutmamak için Kuzeye anlattığımı söyleseydim eğer...

Benim kötü bir baba olduğumu anlardı kesin.

"Yanlış anlamazsanız bir şey sormak istiyorum."

"Tabii ki."

"Siz ve Gökhan bey birlikteydiniz değil mi?"

"Evet."

"Bir eşcinsel ilişkiniz varken Kuzey nasıl? Yani..."

"Sanırsam bir sigara daha yakmanız gerekecek. Malum hikaye biraz uzun."

AYLARDAN KASIM +18 (GAY)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin