31-Bazen Sadece Var Olmak Yeterlidir.

22 1 1
                                        

Sezin, gözlerini açtığında kendisini yine aynı yatakta buldu. Hatıraları zihninde parıldıyordu, fakat onları toparlamakta zorlanıyordu. Gözleri odanın içinde gezinirken yerinden kalktı, başındaki zonklama, onu sinirlerine hâkim olmaya zorluyordu. Öfkeyle dişlerini sıkıp odadan çıktı.

“Burada ne yapıyorum ben!” diye bağırdı.

Atlas ve Cecilia, kahvaltı masasında sakince oturuyorlardı. Sezin'in sesi ikisini birden yerinden sıçrattı ve bakışlarını ona çevirdiler. Sezin bir an yutkundu. Cecilia'ya gözlerini devirdi ama Cecilia bunu fark etmedi bile.

“Dün gece çok sarhoştun,” dedi Atlas.

“Hayır, değildim,” diye karşılık verdi Sezin, kahvaltı masasına otururken.

“Günaydın,” dedi Cecilia, kısa bir gülümsemeyle.

Sezin gülümsemedi: "Sana da oyuncu prenses."

Cecilia keyifle kıkırdadığında Atlas, Sezin'e gülümsemedi.

"Seninle bir şey konuşmam gerek," dediğinde Sezin yine kaşlarını çattı.

"Ne konuşacağız?"

Sezin'in kaşları çatılıydı, Atlas'ın ne söyleyeceğini düşünerek bekliyordu. Sessizlik, odanın içine sinmişti. Atlas bir yudum kahvesini aldıktan sonra, ciddiyetle Sezin'e baktı.

"Bu gece için senden bir iyilik isteyeceğim," dedi Atlas. "Ama önce bana söz ver, sakin kalacaksın."

Sezin kaşlarını daha da çattı. "Sakin kalmamı gerektirecek kadar ne olabilir ki?"

Cecilia, sessizce tabağındaki yemeği karıştırmaya devam ederken, Sezin'in tepkisini merakla izliyordu. Atlas derin bir nefes aldı, sanki söyleyeceklerini tartıyordu.

Atlas ayağa kalkıp Sezin'e yaklaştığında Sezin bir adım geri gitti. Cecilia koşarak odasına gitmişti bebeğini almak için.

"Bana sözleşmeyi hatırlattın."

"Ne sözleşmesi."

"En başta yaptığımız PR sevgililiği sözleşmesi."

Sezin kaşlarını çatmaya devam etti, ama bu kez şaşkınlıkla. "O işin şaka olduğunu sanıyordum."

Atlas hafifçe başını iki yana salladı. "Sen ciddiydin, Sezin. Hatta her şeyin açık ve net olması gerektiğini sen söyledin. Dün gece de bunu hatırlattın."

Sezin gözlerini kıstı, hatırlamaya çalışıyordu. Başındaki zonklama anıların netleşmesini zorlaştırıyordu ama Atlas’ın sözleri zihninde yankılanıyordu.

"Ve sen hâlâ bunu önemsiyor musun?" dedi alaycı bir gülümsemeyle.

Atlas gözlerini Sezin'den ayırmadan konuştu. "Hayır, önemsediğim şey bu değil."

Sezin duraksadı. İçindeki huzursuzluk büyüyordu. "O zaman ne?"

Atlas derin bir nefes aldı, gözlerinde alışılmadık bir sıcaklık vardı. "Seni sevdiğimi söyledim, Sezin."

Sezin’in bedeni anında gerildi. Odanın içindeki hava ağırlaşmıştı. "Ne?"

Atlas hafifçe gülümsedi, ama bu gülümsemenin içinde bir hüzün de vardı. "Beni duyduğunu biliyorum."

Sezin nefes almayı unuttuğunu fark etti. Ellerini masanın kenarında sıktı, zihninde yankılanan tek şey Atlas’ın sözleriydi. Seni seviyorum.

Atlas bir adım daha atıp mesafeyi kapattığında Sezin, içgüdüsel olarak geriye çekildi. Ama Atlas bunu fark etmiş gibi durmadı.

OYUNCUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin