Aşk, üç harfli, tek heceli bir kelime gibi görünse de aslında içine sığmayan bir evrendir.
Kalp kırıklığını da barındırır, sonsuz sevgiyi de. Emek isteyen bir yoldur, bazen sabırla örülür, bazen bir bakışla dağılır. Öfkeyle sınar insanı, sinirle karışır kelimelere. Hayal kırıklıklarının ardında hâlâ sevgi varsa, işte orada gerçek aşk saklıdır. Duygusuzluğun ortasında bile bir zamanlar var olan duyguların izini taşır.
Aşk, bazen bir tebessümde, bazen de sessizlikte saklıdır.
***
Gözlerimi açtığımda güneş doğuyordu. Camın önünde öylece kalmıştım. Sanki bütün gece orada beklemişim gibiydi, oysa yatağa girdiğimi hatırlıyordum. Belki de sadece uyurgezerlik ediyordum, kim bilir?
Kapı çalınıp içeri Atlas girdiğinde yüzüne bakmadım ama ardından Cecilia girdiğinde kapıya döndüm.
''Günaydın,'' dedi ikisi aynı anda.
''Yatağını camının önüne almışsın.'' Dedi Atlas. Ona bir şey söylemeden başımı evet anlamında salladım.
''Konuşmuyor musun hala benimle?''
''Konuşuyorum, görmüyor musun?''
Genç kız, sessizliğini bir kalkan gibi taşıyordu üzerinde. Ne Atlas'ın sesi, ne de Cecilia'nın varlığı bu duvarı aşmaya yetmemişti.
"Yatağını camın önüne almışsın," dedi Atlas, sanki küçük bir detaydan büyük bir cevap çıkarmak ister gibi.
Başını hafifçe salladı kız. Konuşmak istemediği her hâlinden belliydi. Yine de Atlas, bir umutla bir adım daha attı.
"Konuşmuyor musun hâlâ benimle?"
Kız, gözlerini ondan ayırmadan, soğuk bir cümle bıraktı araya:
"Konuşuyorum, görmüyor musun?"
Atlas, o sözlerin ardında saklı olan tüm sitemi duymuştu. Sessizlik bir anda ağırlaştı. Cecilia, onları baş başa bırakmak istercesine nazikçe ortamdan ayrıldı. Geriye sadece kırık kelimeler, suskun bakışlar ve kalp yorgunluğu kalmıştı.
Genç adam pencerenin önüne geldi, onunla yan yana oturdu. Dizlerini karnına çekti, başını cama yasladı. Güneşin solgun ışığı, aralarındaki mesafeyi daha görünür kılıyordu.
"Gece boyunca ağladın mı?" diye sordu fısıltıyla.
Cevap alamadı, ama aldığı sessizlik bile yeterince haykırıyordu aslında.
"Sen hep böyle misin?" dedi kız, gözlerini dışarıya dikmiş. "Ben kırıldığımda bile güçlü durmaya çalışırken... Sen sadece bir bakışla her şeyi çözmek zorunda mısın?"
Atlas, içinde bir şeylerin çatladığını hissetti. Ama belli etmedi. Sadece döndü ve yumuşak bir sesle cevap verdi:
"Hayır. Sadece seni ezberledim."
Kızın bakışları ilk kez ona döndü. Bu bakışta ne tam bir öfke vardı, ne de saf bir affediş. Sadece yorgunluk... Ve bitmeyen bir özlem.
"Ezberlediğin şeyler sana acı veriyorsa... keşke unutabilsen," dedi sessizce.
Atlas, gözlerini kaçırmadan, yılların yükünü taşıyan bir ifadeyle konuştu:
"Unutmak istemiyorum. Çünkü seni tanımak, en çok sevdiğim şey.''
Sezin ayağa kalktı. Gülümsedi.
''Bugün, bu akşam yemeğe gideceğim. Yönetmenle."
"Ne yemeğiymiş bu?"
Atlas, Sezin'in elini tutmuştu.
"Nereden çıktı?"
Sezin gülümseyerek dudağını ısırdı: "İş yemeği."
"İş yemeği? Bir yönetmenle?"
"Evet, bir sorun mu var Atlas Karasu?"
"Hayır," dedi Atlas kaşlarını çatarak. "Tabi ki bir sorun yok. Söylemen iyi oldu. Ben de dışarı çıkacağım zaten."
Aslında tek planı eve oturup, biraz çikolata yiyip aşk acısı çekmekti.
Atlas, son günlerde kendini yeniden Titan Atlas'a benzetmeye başlamıştı. Evet, bir hata yapmıştı. Evet, sevgilisini incitmişti. Evet, omuzlarında fiziksel bir gök kubbe taşımıyordu. Ama evet, kendini berbat hissediyordu.
Aslında onu bu hâle getiren yine kendisiydi. Kendi kalbini, kendi elleriyle paramparça etmişti.
Sezin ondan elini çektirdiğinde kaşlarını çattı. Cecilia odada, ikisine birden ağlamaklı gözlerle bakıyordu.
Atlas, Cecilia'ya baktı.
"Dışarı çıkar mısın güzelim?"
Cecilia, Atlas'ı ikiletmeden odadan çıktı. Sezin, Atlas'tan geri çekildiğinde Atlas, ona doğru bir adım attı. Sezin bir kez daha geriye doğru adım attı, Atlas ona doğru bir adım daha attı. Bu birkaç adım boyunca böyle devam ederken Sezin'in sırtı soğuk duvarla buluşmuştu.
"Çünkü ben o gün..." diye başladı Atlas, sesi titriyordu. "...o kadına sadece bir hata yaptım sanıyordum. Ama... o hatanın bir sonucu oldu, Sezin."
Artık zamanı gelmişti.
O an, odadaki hava bir anda ağırlaştı. Sanki tüm oksijen çekilmişti de geriye yalnızca sessizlik ve acı kalmıştı. Sezin bir adım geri gitmek istedi ama zaten duvara dayanmıştı.
"Ne zaman?" diye sordu Sezin, dudakları zar zor hareket ederken. "Ne zaman öğrendin?"
"Yaklaşık 4 ay önce," dedi Atlas. Gözlerini yere indirdi. "Bana hiçbir şey söylememişti. Onun varlığını bilmiyordum. Kadın vefat etmiş... ve kız... kızını başka kimse istememiş. Bir gün bir telefon geldi. Her şey bir anda üstüme yıkıldı."
Sezin'in gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı, ama bir yandan da öfkeleniyordu. "Bana neden söylemedin?! Ben ne zaman sana senin yüzünden kızdım Atlas? Ne zaman? Benden saklamanın mantığı neydi bilmiyorum bak, Cecilia sorun değil. Onu sevdim bile. Ama sen..."
Atlas, gözlerini onun gözlerine kaldırdı. "Sana nasıl söyleyeceğimi bilemedim ilk öğrendiğim zaman. Seni böyle kaybetmekten çok korktum. Zaten kaybediyordum. Ama artık yalan söyleyemem. Her şeyi zaten biliyorsun ama süreci... Bilmiyorsun. İnanamadım onun benim kızım olduğuna. O kadın, her şey İtalya'da kaldı sandım."
Atlas gülümsedi, acı bir gülümsemeydi bu. "Cecilia seni çok seviyor."
Sezin derin bir nefes aldı, sonra başını eğdi. Bu, düşündüğü hiçbir ihtimale benzemiyordu. Ama yine de bir şey soracaktı. Bir şeyi bilmek istiyordu.
"Beni bu kadar severken," dedi, sesi zar zor duyulacak kadar hafifti, "nasıl oldu bu?"
Atlas bir adım attı, ama Sezin bu sefer geri çekilmedi.
"Ben de bilmiyorum," dedi Atlas. "Ama şimdi olan tek şey var: Bir kızım var. Ve ben seni hâlâ seviyorum. İkisini bir arada tutabilir miyim bilmiyorum ama... Denemek istiyorum."
"Denemek istiyorsun Atlas, peki benim sana karşı yıkılan güvenimi sorguladın mı?"
"Bana güvenmiyorsun."
"Sana güvenmiyorum."
"Güvenini yerine eskisinden daha kalıcı getirebilirim."
"Emin değilim."
"Ben eminim."
"Emin olman yetmez."
"Emin ol yeter."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OYUNCU
Romanceİyi bir oyuncusunuz, iyi bir sevgiliye sahipsiniz ve iyi bir aileniz var... Peki bu güzel şeyler bir ihanetle yerle bir olsa? ✨Yıldızlar mükemmel şekilde sıralanmışlardı, sonra dünya karardı.✨ Başlangıç: 21.09.22 Bitiş:
