32-Çiçekler ve Mücevher

20 1 2
                                        

Atlas elinde çiçeklerle Sezin'in odasına girdiğinde aniden ona bakan bir çift kızgın gözle karşılaştı.

"Ne hakla bana sormadan içeri girersin?" dedi Sezin yeşil gözleriyle tam da gözlerinin içine bakarak Atlas'ın.

Atlas ise gülümsemişti.

"Kilitli değildi, ben de öyle girdim." dedi Atlas.

"Giremezsin."

"Yetmez mi bu kadar Sezin?"

Sezin tek kaşını yukarı kaldırdı. "Giremezsin dediysem giremezsin. Ayrıca sen bir babasın. Kızına örnek olmalısın." dedi.

Atlas tek elimle arkasına sakladığı gülü ortaya çıkarıp ona uzattı: "Özür dilerim."

Sezin ona bakıp gözlerini devirdi ama çiçekleri aldı.

"Bana çiçek mi aldın?" Dedi.

Atlas başını evet anlamında salladı.

"Evet sana çiçek aldım. Beğendin mi?"

"Çok beğendim." dedi Sezin buketi yere atarak.

"O kadar beğendim ki, bayıldım, reçelini yapacağım." Deyip hafif topuklu ev ayakkabısıyla üzerine bastı çiçeklerin. "Hepsini çok sevdim Atlas, çok."

Atlas, Sezin'in ayaklarının altında ezilen çiçeklere bakarken kalakalmıştı. Böyle bir şey beklemiyordu. Sezin paramparça olmuş bukete bakıp gözleri dolu dolu Atlas'a baktı.

"Bak sen benim kadınlık gururumu böyle ayaklar altına aldın. Böyle."

Buketin üzerinden ayaklarını çekip hafifçe vurdu.

"Böyle."

Sezin'in ayaklarının altında ezilen çiçeklerin üzerinde dururken, Atlas bir adım geriye çekildi. Bir süre sessizce Sezin'e baktı, onun gözlerindeki öfkeyi ve kırgınlığı gördü. Bir anlık sessizlikte, ikisi de ne söyleyeceğini bilemedi.

Sezin ayaklarının altında ezilen çiçeklere bir şeyler yapıyormuş gibi görünüyordu; sanki onları daha da yok etmek istercesine topuklarıyla tekrar bastı. Atlas, bu davranışın yalnızca sinirle ilgili olmadığını, Sezin'in içinde bastırılmış bir şeylerin patlak verdiğini fark etti.

"Sezin..." diye mırıldandı, sesinde bir tedirginlik vardı. "Sadece bir çiçek, ne olur, kızma. Benim niyetim... kötü değildi."

Sezin, başını yukarı kaldırıp Atlas'a dik dik bakarak "Kötü değildi mi?" diye sordu. "Neden hep beni test ediyorsun, Atlas? Her şeyimle mücadele ederken bir de seninle uğraşmak zorunda mıyım?"

Atlas, Sezin'in bu anlık patlamasından fazlasıyla etkilenmişti. Ne yapacağını bilemedi. Onun duygusal dünyasına girmek, sınırları aşmak bir o kadar kolaydı ama Sezin'in kalbine ulaşmak o kadar da basit değildi.

"Sezin," dedi, adını yine başındaki yumuşaklıkla vurgulayarak. "Sana zarar vermek istemiyorum, biliyorsun. Ama ben... seni anlamak istiyorum. Bazen seni zorlamak gibi hissediyorum, ama ne olursa olsun, ben buradayım."

Sezin, Atlas'ın bu sözlerini duyduğunda bir anlık bir yumuşama yaşadı ama hemen ardından sert bir şekilde başını çevirdi.

"Anlamaya mı çalışıyorsun?" diye alaycı bir şekilde gülümsedi. "Benimle ilgili ne anlayabilirsin? Hadi, açıkça söyle Atlas. Beni ne kadar tanıyorsun gerçekten?"

OYUNCUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin