Bölüm 21

1.3K 85 78
                                        

Üzerime doğru gelen katilden kaçmak için bir adım geri gittiğimde babamın kanına bastığımda işte o an gerçekleri daha iyi kavradım.

Artık duygusallığı bir kenara bırakmazsam ikinci kanı akanın ben olacağımı biliyordum, bu yüzden artık bir şeyler yapmaya karar vermiştim.

Hâlâ üstüme sakince gelmeye devam ediyordu, ben ise içimde kopan fırtınalara aldırış etmeden sakince geriye adımlıyordum.

Kasıklarım masaya değdiğinde, artık daha fazla kaçamayacağımı anladım. Ve artık bir şeyler yapmanın zamanı geldiğini de.

Elimi hâlihazırda masadaki demir sopanın üstüne attım. Üzerindeki kurumuş kanın babama ait olduğunu gayet iyi biliyordum.

Tam dibime geldiğinde, içimden geriye saymaya başladım. Onun bana yaptığı gibi,

Üç,
İki,
Bir,
Sı- ,
fakat bir saniye, içeriye aniden bir kadın dalmıştı, elinde destek bastonlarla, yılların getirdiği çökmüşlükle, aniden sesli bir şekilde bağırdı.

"Kızım!"

O kadın bana kızım mı demişti?

Yoksa, düşündüğüm şey miydi?

Yüzümü katile çevirdiğimde maskesini çıkardığını yeni fark etmiştim. Yüzünde hafif bir sırıtışla gözlerimin içine bakıyordu. Ben ise şok üstüne şok yaşamış bir hâlde ne tarafa bakacağımı şaşırmıştım. Beyaz teninde belirgin ve düzgün şekilli kaşlarıyla ve başını hafifçe çevirerek o kadını gösterdi.

" Hadi gitsene, annen seni bekliyor. "

Bir an gerçek dünyaya dönüp ne yapacağımı şaşırmıştım. Gözlerimi hemen ona çevirip konuştum.

" Gerçekten o benim, annem mi? "

Katilin ağzından;

Elimdeki silahın patlamasıyla lafı yarıda kesilmişti. Öyle olması gerekiyordu. Bu kadar eziyet çektirdiği yeterdi.

Bakışlarım, korkuyla karışık bir ifadeyle bana bakan Elis'e çevrildiğinde, nedense onu öpesim gelmişti. Bir sebebi yoktu, olmasına da gerek yoktu. Adımlarım kendiliğinden onu buluyordu. O ise geri çekiliyordu. Yapması gereken de buydu.

Adımlarım dibinde bittiğinde eliyle sımsıkı kavradığı demir boruyu bana vurmaya çalışacağını biliyordum. Bu yüzden de misafirimizin erken gelmesini umuyordum.

Ve, işte gelmişti.

Gözlerimi tekrardan Elis'e çevirdiğimde bana öyle bir ifadeyle bakıyordu ki, o an gerçekten de onu öpmek istemiştim. Maskemi bile çıkarmıştım onu öpmek için hâlbuki.

" Hadi gitsene, annen seni bekliyor. "

Bir bana bir de ölmüş olarak bildiği annesine bakıyordu, gözleri sönmüş umutlarının tekrar yanmasıyla parıldıyordu. Ben ise sadece ona bakmakla yetiniyordum.

" Gerçekten o benim annem mi? "

Artık dayanamayıp tam onu öpmek için hamle yapacakken koşarak annesinin yanına gitti. Arkasından hafif bir duyguyla bakakaldım.

Neyse, bir dahaki sefereydi artık.

Arkamda duran masaya yaslanarak anne-kızın kavuşmasını uzun uzun izledim. Elim istemsizce sigara paketime gidince bir tane almadan edemedim.

" Görüyor musun, ölmen herkese yaradı gibi. "

Kafamı sola çevirip kafasına kurşun yemiş olan adama baktım. Ölmeyi kimse ondan daha çok hak etmemişti. Hem benim hayatımı, hem ailesinin hem de kendi hayatını mahvetmişti. Cansız cesedine bakarak, ilk defa günâhımın bu kadar huzur verici olduğunu hissettim.

Elis olabildiğince kollarını zorla ayakta durmaya çalışan kadına bağlamış, yılların özleminin hıncını çıkartıyordu. Annesinin de ondan geri kalır bir yanı yoktu. Elindeki bastonlara rağmen kızından destek alarak ona sarılmaya devam ediyordu.

Ben ise masanın kenarına yaslanmış, sigaramı üflüyordum. Bazen bazı şeyleri bilmemek gerçekten de daha iyidir. Tıpkı şu an Elis gibi. Bilmesine gerek yok, bu yüzden de bilmeyecekti. Böylesi herkes için daha iyiydi.

Uzunca bir hasret gidermenin ardından, sonunda birbirlerinden ayrılmışlardı. Elis, kararsız bir şekilde bana baktı. Ve daha sonra yanıma doğru adımlamaya başladı. Utanıyordu, nedeni ise bârizdi.

Yanıma geldiğinde ağlamaktan gözleri kızarmış bir şekilde bana doğru baktı. Ben ise sigaramın son dumanını üfleyip tekrardan ona odaklandım. Daha sonra aniden kollarını bana sarmalayıp ağlamaya başladı.

Yaralarımın sızısı bile artık tatlı geliyordu.

"Teşekkür ederim."

Hıçkırıklarının arasında boğuk çıkan teşekkürünü duyunca sırıtmadan edemedim. Sigaramı atıp ellerimi belime gelen vücuduna nazikçe sarıp ovuşturdum. Bu teşekkürün ne kadar içten olduğunu hissedebiliyordum. Çünkü annesi de bu şekilde bana teşekkür etmişti.

Aynı kandan değiller fakat tam da annesinin kızıydı.

Merhaba arkadaşlarrr,

İlk olarak, ben 3 günde yazamıyorum arkadaş, bir ayı geçmesin yeter.

İkinci olarak, BÖLÜM NASILDI LA ?????

Üçüncü olarak, ben çok beğendim valla, katil de açıldı maşşşalllah güzel bölümlerin habercisi oldu bu😝😝

Sizler nasılsınız, iyi mi gidiyor her şey??

Vallaha ne derdiniz varsa yazın biraz sohbet muhabbet edelim yazar-okur. Görün ki sizinle aynı şeyleri yaşayanlar illa çıkacaktır. 💞🤍

Hadi kendinize iyi bakın çok öptüm. 💋💋💋💋💋

15 SANİYEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin