Daha ne kadar bu bakışmanın süreceğini bilmiyordum. Kadın iç organlarıma kadar maskesinin altından beni süzmüş, şimdi ise gözlerinin tek hedefi ben olmuştum.
Henüz bir şey diyemeden kapı şak diye yüzüme kapanıyordu. Ta ki arkadan gelen 'gelsin' kelimesini duyana kadar. Bu ses katile aitti ve kediciği pek mutlu etmişe benzemiyordu. Aksine, sanki beni öldürmek için para verebilecek gibi bir hâli vardı.
İşte böyle adam olacaksın.
Sinsi gözlerini benden ayırmadan sertçe kapıyı açarak duvara çarptı.
"Hadisene!"
Lafını daha bitirmeden beni kolumdan çekip içeri çekti.
Ve ben, bu hareketten nefret ederdim. Babam, babam, ahh babam. Hepsi senin yüzünden.
Ağzımı açıp gözümü yumacakken tekrardan duyulan sert ses ile süt dökmüş kediye dönmesi bir oldu.
" Sakın, bir daha, bunu yapma."
O keskin ve pis gözlerini, hâlâ arsızca üstümde gezdiriyordu.
" Bana bu sürtük için mi bağırıyorsun cidden! "
Ben sabırlı biriydim, ta ki şu ana kadar.
O pişkin pişkin dönen gözlerini daha bana çevirmeden maskenin şişirdiği iğrenç saçlarını tuttuğum gibi kafasını bana kapatmaya çalıştığı kapıya şaak diye geçirdim. Çarpmanın etkisiyle maskesi çok hafif kalkmıştı fakat yalnızca iğrenç dudaklarını ve akan kirli kanını görebilmiştim.
Artık bir dahaki sefereydi.
Henüz kendine gelememiş çakma kediye bakıp ona yalancıktan acırken, ne ara geldiğini görmediğim, kediciği kapıya çarptığım için bana bakan katille karşılaştım. Nolmuştu yani biraz burnu kanadıysa.
" Hiç bakma öyle, haketti. "
O ise bir bana, bir de eliyle maskesinin altından burnunu tutan kediciğe baktı.
" Hakettin. "
Katil ona bunu deyince sinirle soluyarak hızla ayaklandı ve bana doğru bir hamle yaptı, daha doğrusu yapmaya çalıştı. Fakat onu durduran, katilin onu tutan kolu oldu. Sanki tutmasa ben onu tutamazdım ha.
" Fazla ileriye gidiyorsun! "
Bu sefer sesinin voltajını yükselmişti. Fakat çakma kedi de yükseltmişti.
" Asıl sen ileriye gidiyorsun! Bana ne yaptığını görmene rağmen hala onu korumaya devam ediyorsun! Derdin ne senin, ha! Yoksa, yoksa.. Umarım düşündüğüm şey değildir. "
Sakin olmaya çalıştığını yüzünü görmeden de anlayabiliyorum. Uzun ve derin bir soluk aldı, ardından yavaşça kedi maskeli kadına yaklaşarak sakince konuşmaya başladı.
" Ne düşünmüştün, Emilia? "
Ne? Kedi kadının adı, Emilia mıydı?
Ben ne kadar şaşırmışsam, Emilia denen kedi kadın da bir o kadar şaşırmıştı.
" S-sen, benim kimliğimi açık ettin! "
Hâlâ sakince duran katil, nedense hiç skliyora benzemiyordu.
" Zaten onu öldüreceğim. Bilse de bilmese de, bir şey farketmez. "
Ağzım açık kalmıştı. Demek ki haklıymışım. Beni öldürmek için buraya getirmişti. Ve ben sırf bana bir şey yapmadığı için rehavete kapılıp, buradan kaçamamıştım, kaçmamıştım. Şimdi de ölecektim. Olacağı buydu zaten. Ne bekliyordum ki?
Emilia denen kadın ise yüzündeki kızgınlığı atmış, onun yerine bana tepeden bakmaya başlamıştı. Yüzünde bir zafer tınısı vardı.
Hızla odadan çıkıp odama girdim. bu sefer ağlayıp sızlanmak yerine aklımdaki planı uygulayacaktım. Zaten ölümüm tescillenmişti, bari denemeden ölmeyeyim. Yatağıma uzanıp bu akşam yapacaklarımı uzun uzun ve de dikkatlice düşünmeye başladım. Bugün bu evden kaçacaktım. Önceden yapmam gerekirdi, fakat hiçbir şey için geç değildir. Bu her zaman öyle olmuştur.
En fazla ölümümü erkene almış olurum, o kadar.
Merhabaaaalarrrrr
Bir sonraki bölüme çok sıkı hazırlanıyorum, sizler de hazır olun😉
Şahsen kitabın sonu hep değişiyor fakat emin olun ki sizi ters köşe yapmadan, beyninizi altüst etmeden ben bu kitabı Bİ-TİR-MEM.
Bir sonraki bölüm için sınır yok çünkü sınırları zaman kazanmak için koyuyordum.
Ve şimdi, çok bomba bir bölüm pekk yakında sizlerle...
Baaaayyyyyyyy🤭🫶🏻🫶🏻
