Bölüm 26

972 52 34
                                        

Uyanma sebebim bacağımda hissettiğim şiddetli ağrıydı. Refleksle bacağımı savurunca ayağımın bir şeye çarptığını hissettim ve ardından demir bir şeyin yere düşme sesini duydum, ve bir de söven birini.

" Bir rahat duramadın sen de! "

Söylenen kişiye baktığımda, bu kişi Maria'dan başkası değildi. Şaşkındım, bunu ondan beklemezdim.

Biraz yerimden yukarı doğrulduğumda yere saçılmış pansuman tepsisini gördüm. Daha sonra bana sinirle bakan Maria'yı.

" Şükret sakatsın, yoksa onları sana tek tek toplattırırdım. "

Bu kadının hadsizliği had safhadaydı yine. Ama dediği gibi, neyseki sakattım. Pek takmadan etrafa bakındım ve bir şey fark ettim.

Burası kaldığımız ev değildi.

Merakla Maria'ya baktım. Sanırım ne soracağımı anlamıştı.

" Birazdan gelir. "

Gözlerini belerterek söylediği şey üzerine ikinci sorumu da ona yönelttim.

"Peki biz neredeyiz şuan? "

Sinirle bana bakarak konuştu.

" Ananın a-"

Aniden açılan kapıyla lafı yarıda kalmıştı. Gözlerimi umutla açılan kapıya çevirdim. Fakat beklediğim kişi değildi. Annemdi.

" Kızım, uyanmışsın! "

Hızlı adımlarla yanıma gelip boynumdan sıkıca bana sarıldı. Ben de aynı şekilde karşılık verdim. Fakat içimde garip bir his vardı. O adamın söyledikleri, sanırım ben de bir etki yaratmıştı. Bu işin peşini bırakmsyacaktım, fakat şimdilik öyle olması gerekiyordu.

" Ah kızım ah, bir sabredemedin olduğun yerde. Gitmeseydin ne olurdu ki? Ne kadar korktum bir bilsen... Sana bir şey olsaydı, kendimi affetmezdim. Bunca yıl sonra kızımı bu kadar kolay kaybedemem. "

Gözlerimin içine bakıyordu. İster üvey annem, ister gerçek annem, ister yoldan geçen bir yabancı. Aslında kim olduğu umrumda değildi. Benim için annemdi. Gerisi ise nafile...

...

Yaklaşık yarım saattir uyumaya çalışıyordum fakat bir türlü zihnim susmak bilmiyordu. Gecenin bir yarısı dışarıda ne halt ediyordu ki şimdi bu?

Battaniyemi savurup ağrılarıma rağmen ayağa kalktım ve hemen yanıbaşımda uyuyakalmış annemi uyandırmadan salondan çıktım.

Koridorda bakınırken mutfağı bulup mutfağa girdim. Dolaptan bir bardak çıkartıp tezgahtaki şişeden bardağıma düşüncelere dalmış bir şekilde su doldurdum.

Ne zaman evime geri dönecektim, hayatım kaldığı yerden devam edebilecek miydi? Peki ya Karan? Ona ne olacaktı?

Suyumu yudumlarken sorularımla kendimi yine daraltmıştım. Boğazıma kaçan su ile öksürüklere boğuldum.

Öksürmem bittiğinde bardağı tezgaha bırakıp aksayan bacağımla kısa bir ev turuna çıktım.

İlk kapıyı açtığımda odada yatağa serilmiş kıyafetler vardı. Şöyle bir bakınca annemin oldukları kanısına varmıştım. Yatsğım diğer ucunda ise benim kıyafetlerim vardı. Sanırım annemle aynı odayı paylaşıyordum ve muhtemelen artık burada kalacaktık.

Odadan çıkıp kapıyı kapattım ve koridorun sonundaki kapıya bacağımı sürüye sürüye yetiştim.

Kapıyı açtığımda oda karanlıktı. Elimle odanın duvarını yokladım ve elime değen şey ile tuşa bastırdım.

Oda aydınlanmıştı. İçeride birine ait herhangi bir eşya yoktu, yalnızca bomboş bir yatak ve ardına kadar çekilmiş perdeler...

İçime bir hüzüntü çöktüvermişti, nedenini bilmediğim. Ona alışmışmıydım ne? Doğru gelmiyordu fakat gerçekler bunlardı. Sanırım hislerim artık kendini ele veriyordu. Onları göz ardı bile edemiyordum. İşte o an bir şeylerin farkına varmıştım.

Odadan çıkıp ışıkları kapattığımda oda eski karanlığına kavuşmuştu. Salona doğru gidiyordum ki, dış kapının üç defa tıklatılmasıyla hemen kapıya doğru acı verici olmasına rağmen koştum. Kapı kilidini açmadan önce bir an duraksadım.

"Kim o? "

Bir süre ses gelmemesinin ardından tekrar sordum.

"Kim o dedim!"

Bu sefer kapının ardından kalın ve tanıdık bir ses gelmişti.

"Ben."

Allah razı olsun şimdi tanıdım seni.

Kapının kilidini açıp kapıyı bir hışımla açtım. Evet, sonunda gelmişti. Bir o bana, bir ben ona bakıyordum. Neden bilmiyorum ama, sanırım biraz özlemiştim. Bir anlık aklıma uyup kollarımı ona satmak istedim. Ve öyle de yaptım!

Sarıldım işte, dünyanın sonu mu geldi. Niye sarılmayayım?

Ardından beklemediğim bir şekilde o da kollarını aynı şekilde sardı. Fakat mutluluk da bir yere kadardı. Kulakları sağır edecek bir ses, hemen ellerimin üstünde bitivermişti. Ben neler olduğunu anlayamadan, ellerime sıvı bir şey akmıştı. Vücudu üstüme baskı yapıyordu, düşündüğüm şey olamazdı...

🍓🤍🍓🤍🍓🤍🍓🤍🍓🤍🍓🤍🍓

Yeni başlıyor...

15 SANİYEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin