Henüz kurumamış bedenime ve saçlarıma çarpan, ormanın derinliklerindeki karanlıktan esen soğuk rüzgâr daha da tedirgin ve ölüme yakın hissetmeme sebep oluyordu.
Bir yanda ruhumu ele geçirmiş keskin bir soğuk, bir yanda da bedenimi ele geçirmiş bir katil...
Hala sıkıca tuttuğu elimi bir nebze bile gevşetmeden, aksine daha fazla sıkarak beni karanlığın içine sürükleyişine engel olamıyordum. Artık soğuktan kemiklerim o kadar sızlıyordu ki, yarına uyanabilmem mucize gibi görünüyordu. Ve en sonunda dayanamayıp uyuşmuş bedenim toprağa yığılmış, bilincim kayıp gidiyordu. Ve o an tek hatırladığım şey, yerden havalandıktan sonra aldığım yoğun erkek parfümüydü.
...
Uyandığımda sanki kafama domuz kurşunu yemişim gibi ağrıyordu. Gözlerimi açmaya bile mecalim yoktu. Yavaş yavaş kendime gelirken alnımda ıslak bir şeyin olduğunu hissettim. Elimi alnıma attığımda ıslak bir bez vardı. Üstümde de kalın bir battaniye, yanımda yanmış bir şömine ve sağ tarafımdaki tekli koltukta oturmuş bir adet katil...
Fakat bu sefer öncekinden farklı, yalnızca maskesi, pantolonu, bir de karın kasları vardı...
Panikle yerimde dikleşmeye çalıştığımda bedenime keskin bir acı girmesiyle yüzümü ekşittim.
" Rahat dur, daha kendine gelmedin. "
Paşaya bak sen. Sen gel eksi bilmem kaç derecede havuza at, sonra kendime gelmemi bekle. Lan ben saçımı kurutmadan uyusam sabaha selâm okunuyor lan!
" Hayırdır lan sen, suya atan sen değil miydin! Şimdi de iyileşmemi mi bekliyorsun!"
Haklıydım, sonuna kadar ben haklıydım.
" İki gün uyuyacağını bilsem inan atmazdım. Senin yüzünden işlerim aksadı. "
Hayretle karşımdaki katile bakarken bir anda çok çişim geldiğini hissettim.
" Lavabo ne tarafta? "
Cevap vermesini beklerken ayağa zor bela kalkmaya çalışıyordum.
" Sen bu halde yürüyemezsin."
Ayağa kalkıp yanıma geldiğinde bir an duraksayıp ona baktım.
" Yürürüm. "
Ayağa kalkmaya çalışırken havalanarak ayaklarım yerden kesildi.
" Sana yürürüm dedim değil mi! "
"Çok konuşuyorsun."
Tekrardan burnuma aynı parfüm kokusu gelince dikkatim dağılmıştı. Bir de belime değen baklavaları..
Lavabonun önüne geldiğimizde beni yere indirip beklemeye başladı.
" İstersen gir yani utanma."
Bu lafımın üzerine onun yerine ben utanıp içeri girip kapıyı kapatmıştım.
...
Şimdi, regl olduğumuzu bir katile nasıl söyleriz, bir fikri olan var mı arkadaşlar?
Ama suç ondaydı ki! Beni korkutup erken gelmesini sağlayan kişi o!
Ellerimi yıkayıp dışarı çıktığımda kapı sesine tekrar yanıma geldi.
Ben ise kafamda nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum.
" Iıı, şey ya ped lazım regl olmuşum. Var mı sen de? "
" Ha, yok sanırım."
Hani, sorumun saçmalığına mı bakayım, sorduğum kişinin cevabına mı bilemedim.
" Eğer akıllı duracaksan gidip alayım."
Yüzüm mala bakar gibi bi hal almıştı. Bana akıllı durma şartı mı koşmuştu?
" Hıhı evet, tamam. Zaten bu halde nasıl kaçacaksam! "
Şu an gerçekten maskenin altındaki tepkisini görmek için nelerimi vermezdim...
Beni tekrar kucağına alacakken omuzlarından itip hayırdır der gibi baktım.
" Hayırdır, kafana göre bana dokunamazsın."
Derin bir nefes alıp verdiğini duydum. Ben de gözlerimi devirip adımlarımı yattığım yere yönelttim.
Yatağıma yetişene kadar olduğu yerden beni izlemişti. Ben ise her bir adımımda işkence çeke çeke yatağıma ulaşmıştım. Daha sonra yanıma gelip bana şöyle bir üstten baktı. Sinirlenmişe benziyordu. Tabi yediremedi katil gururuna.
" Eğer kaçmaya çalışırsan, koşmak için kullandığın ayaklarını, kaçacağın yere bakan gözlerini, ve planı yapan beynini sikerim, Elis. "
" Terbiyesiz."
" Fazla oluyorsun."
Hiçbir şey demeden ters ters ona baktım. Bir süre böyle bakıştıktan sonra yanımdan uzaklaşıp dış kapıya doğru gitti. Kapıyı cebinden çıkardığı anahtarla açıp gitmeden son bir defa baktı, ve daha sonrasında dışarı çıkıp kapıyı dışardan kilitledi ve gitti.
...
Selamm nabersiniz😉😉
Sabahtan beri teneffüslerde lavaboda gizlice bu bölümü yetiştirmeye çalışıyordum ve sonunda BİTTİ. 🙏🏻🙏🏻🙏🏻
Nasıl buldunuz, beğendiniz mi? 🤭🤫
En geç 2-3 güne 4. Bölüm emrinizde.🫡🫡
Hadi sağlıcakla kalın seviyorum sizi hoşçakalıııın🤗😻😻
