Hani telefonunuz bir anda tutukluk yapar, her şeye bassanız da donup kalır ya, sonra bir anda bastığınız her şey bir anda çalışıverir. İşte şu an hayat tam da bunu hissettiriyordu. Tamamen her şey donmuşken, bir anda düğüm çözülüverir...
Fakat hâlimden memnundum. Gayet memnundum.
Şu an elimdeki sıcak saleplerle, şöminesi yanmış oturma odasına doğru gidiyordum. Her şey çok güzeldi. Annem saat 12'ye kadar dayanabilmişti, daha sonra kendini benim önceden yattığım yatağa bırakmıştı. O uyumadan önce bir güzel anne-kız bol bol sohbet etmiş, eski günle yâd etmiştik. Onunla sohbet ederken en çok dikkatimi çeken şey dökülmüş beyazın kahveye karışmış saçları olmuştu. Çok çökmüştü. Bunca yıl nerelerde olduğunu bile daha bilmiyordum.
O ise, dışarda sigarasının keyfine bakmıştı.
Fakat şu an annem uyumaya gittikten sonra baş başa kalmıştık. Her zamanki deri tekli koltukta oturmuş, ilk buraya geldiğimde olduğu gibi, salebini yudumluyordu. Bu biraz trajedik bir etkisi olmuştu, ama sonuçta hâlâ hayattaydım ve artık annem yanımdaydı.
Ve sonunda dayanamayıp ilk konuşan ben olmuştum.
"Adını neden hâlâ bilmiyorum?"
Gözlerini sonunda bana çevirmişti.
Acaba söyler mi diye düşünürken bir anda ağzından bir kelime çıktı;
"Karan"
Zaten böyle birinden böyle bir isim beklenirdi.
Kafamı sallayıp tekrardan elimdeki salebe odaklandım. Bardağa odaklandıkça aklıma tekrardan sorular düşüyordu. Hâlâ kim olduğunu, annemle ne bağlantısı olduğunu bilmiyordum.
Aslında sorsam, ne kaybederdim ki? Hem artık beni öldürmek istemediğini varsayıyorum. Bu yüzden ona soracaktım.
" Annemi nerden tanıyorsun? "
Sorum üzerine bir anda ayaklanarak önüme gelmişti.
"Saat geç oldu, hadi yatağa." dedi Karan, sesi ciddi ama dudaklarının ucunda hafif bir gülümsemeyle.
Bir kaşımı kaldırarak ona baktım.
"Ne zaman seni ilgilendirmeye başladı uykum?"
Gözlerini devirdi ama gülümsemesini gizleyemedi. "Bana soru sormaya başladığın andan itibaren."
Kahkahamı tutamadım. Bu adamın birden ciddi bir katilden, laf sokan flörtöz bir karaktere dönüşmesi hâlâ kafamı karıştırıyordu. Ama dürüst olmak gerekirse, bu hali daha hoşuma gidiyordu.
"Gitmiyorum."
"Gidiyorsun."
"Gitmiyoru-"
Aniden havaya yükselen bedenimle lafım yarıda kesilmişti. Sırtlamıştı resmen beni!
"Hey, bıraksana. Daha salepimi içmedim!"
Aniden duraksayıp geri döndü ve bardağımı da alıp tekrardan koridora doğru yöneldi. İki kapı arasına geldiğinde aniden yönü onun odasına çevrilmişti. Bir an paniğe kapılıp çırpınmaya başladım.
"Hoop hoop, nereye!"
İçeri girdiğimizde yatağa doğru beni bırakmıştı. Salepimi de komidine.
" Merak etme, yanımda yatmayacaksın. Annenle orada sığmazsın. Ben salona gidiyorum, bir şey lazım olursa gelirsin."
Daha sonra dolaptan bir iki çarşaf yastık çıkarıp kapıya yöneldi. Kapıdan çıkacak iken arkasını dönmeden duraksadı.
"İyi geceler."
Ben de ona karşılık verdim.
"İyi geceler."
Ardından kapıyı ardından kapatıp beni koskoca odayla bir başıma bıraktı.
Yine gece korku seansım başlamıştı. Engel olamıyordum, korkuyordum işte. Pencereden bakacak yaratıktan, yatağın altındaki elden, dolabın kapak aralığından bakan gölgeden korkuyordum. Hele ki geçen gördüğüm bahçedeki silüet...
Hepsi tek tek beynime hücum etmişti resmen. Uyumak imkansız olmuştu artık. Battaniyeyi üstüme çekip gözlerimi kapatmaya çalıştım. Burnuma yine onun kokusu gelmişti. Her yere sinmişti kokusu. İki dakika da olsa dikkatim dağılmıştı fakat uyumak için yetmezdi. Bir saate yakın put kesilmiş bir biçimde duruyordum. Genelde kitap okumak dikkatimi dağıtırdı. Battaniyeyi bir anda üstümden çekip korkumun üstüne giderek ayağa kalktım. Çekerse çeksin be ayağımı. Dardı zaten yatağın altı. Çekemez beni oraya. Pis yaratıklar. Kapıya doğru yürüdüm. Kapıyı yavaşça, ses çıkarmamaya çalışarak açtım. Koridor ışığı yanmıyordu. Yansa ölürdü zaten. Ellerimi duvara sürterek ilerledim. Elim kapıya geldiğinde kapı kolunu yokladım. Kapısı kapalıydı. Kapı kulpunu bulunca açmadan önce kapıyı iki kez tıklattım. İçeriden bir ses gelmemişti fakat ihtiyacım olduğunda gelmemi söylemişti. Yani yapacak bir şey yoktu.
Kapı kolunu yavaşça indirdiğimde aralık yapıp içeriyi yokladım. Tek ışık kaynağı sönmek üzere olan şömine ateşiydi. Kapıyı biraz daha aralayıp içeri girdim. Salonun ortasına geldiğimde onu tekli koltukta, göğsündeki kitapla uyuyakalmış bir şekilde görünce bir garip hissettim. Bir katil, bu denli bir masumluğa nasıl sahip olabilirdi ki?
Resmen 'aaa kıyamam' diyecektim koca adama. Açılmış koltuğa koyduğu battaniyelerden birini alıp yanına gittim. Üstündeki kitabı almak için elimi uzattığım esnada bir anda eli bileğimden kavramıştı.
Korkudan basmıştım çığlığı.
Fakat çığlığımı eliyle ağzımı kapatarak engellemişti. Elimle elini ağzımdan çekip başladım.
" Beni korkutmak için yaptın değil mi! "
"Niye hâlâ uyanıksın?"
Sorduğu soru karşısında afallamıştım.
" Öyle."
Yüzünde uykulu bir sırıtış vardı.
" Korkuyor musun yoksa? "
Hemen vatan savunurcasına kendimi savunmaya geçtim.
" Ne alakası var, uyku tutmadı sadece! "
Kafasını aşağı yukarı sallayarak inanmadığını onayladı.
Ayağa kalkıp elimden battaniyeyi aldı ve koltuğa açtı.
" Korkuyorsan yanımda uyuyabilirsin. "
Şaşırmıştım, yanında uyumayı teklif etmişti bana resmen.
" Sana dokunmak istediğimden değil, güvende hissetmen için. "
Bir şey demeden odama yöneldim. Açık kapıdan dolayı koridor biraz da olsun aydınlanmıştı.
İki yastığı da alıp düşünme moduna geçtim. Beş dakikaya yakın oyalandıktan sonra salona geri gittim. O ise çoktan uyku moduna geçmişti. Sanırım gelmeyeceğimi sanmıştı.
Omzundan dürttüm.
"Karan, kayar mısın?"
Gözlerini aralayıp yüzüme baktı. Farklı bakıyordu. İlk defa adını söylemiştim.
Daha sonra biraz sola kayıp bana yer açtı. Bir yastığı kafamın arkasına, bir yastığı da aramıza yerleştirdim. Tedbiri elden bırakmamak gerek.
Yatağa girip battaniyeyi üstüme çektim.
Gerçekten güvende hissediyordum. En azından pencereden bakacak yaratıkları öldürebilecek biri vardı yanımda. Devran dönüp beni öldürmesin de..
Bana yanaşmaya çalışmıyordu, aksine mesafeyi olabildiğince koruyordu. Gözlerim yavaştan kapanmaya başlamıştı bile.
Sonunda, korku, yerini uykuya bırakıyordu. Ve sonunda, derin uykuya teslim olmuştum. Ama o olmamış gibiydi...
Tatatatammmmm, yeni bölümm😋😋
Yorumlarınızı bekliyorum, kendinize iyi bakınnnn💋🤗🤗
