Uyumak yerine bölüm yazdım. Niye böyle bir şey yaptığımı bilmiyorum. İlham perileri beni kovalıyorlar sanırım. Durursalar sıkıntı...
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum minik kuşlarım 💘
Keyifli okumalar dilerim !
Uyanmadan uyandırılmaktan etimle kemiğimle nefret ettiğimden "Ateşdağlı," dedim huysuz sesimle. "Telefonun çalıyor."
Kulaklarımın duyduğu sese sağır olmuşçasına tepki vermeyen adamı elimle dürtmeye çalıştım lakin ne kadar uzanırsam uzanayım yine de yetişemedim. Yataktan düşmeme ramak kala gözlerimi açıp kafamı kaldırdım.
"Ateşdağlı," diye seslendim. Banyodan çıkması ve lanet olası telefonuna cevap vermesi gerekiyordu. Saniyeler geçmesine rağmen banyo kapısı açılmadı. Su sesi de gelmiyordu. Neredeydi bu adam ?
Yumruğumu hırsla yastığa geçirip "Off," dedim doğrulurken. Komidinin üstündeki telefonu alıp ekrana baktım. Şehriye Yanmaz. Gözlerimi ovuşturup ekranda ki ismi yeniden okudum.
Şehriye Yanmaz.
"Kim lan bu ?"
Hiddetle cevap vereceğim sırada arama sonlandı. Saniyesinde ekranı kaydırdım lakin rakamlardan oluşan şifre çıktı karşıma. Daha afyonum patlamamışken bir de beyin fırtınası yapıp şifreyi çözemezdim. Bir hışımla yataktan kalkıp parmaklarımın arasında sıktığım telefon eşliğinde odadan çıktım.
Şehriye Yanmaz'dı lakin ben Ateşdağlı'nın çırasını yakardım. Sabahın sekizinde onu arayan kadının cüretkarlığının bedelini mutfakta ki adama ödetmek amacıyla zemini döven adımlarla ilerleyip tam karşısında durdum.
"Şehriye Yanmaz kim ?"
Kaşları usulca çatılırken "Solundan mı kalktın yavrum ?" diye sordu.
Siniri fazla çıktı sesimin."Bak şimdi sağlı sollu dalacağım he sana. Soruma cevap versene. Şehriye Yanmaz kim ?"
Derin bir nefes alıp verdi. "Bizim mekana mal tedarik etmekle görevli bir çalışan. O kadar."
"Sabahın sekizinde arayan çalışan," dedim kinayeyle.
"Gece de arıyor. Bazen iki de bazen dörtte."
Pişkinliğine karşılık yumruğum kaşınırken parmaklarımın arasındaki telefonu biraz daha sıktım.
"Aramayacak bir daha seni. Erkek çalışanınız yok mu ? Onlardan biri arasın iki de dörtte bilmem kaçta. Anladın mı Ateşdağlı ?"
Sözlerime karşılık dudak kenarı kıvrıldı.
Çevik hareketiyle kolumu belime dolayıp göğsümü göğsüne yaklaştırdı. "Kıskandın mı ?"
Kaşlarım çatıklığını korurken "Kıskanmadım," dedim. "Sinirlendim. Seni aradığı yetmezmiş gibi bir de beni güzelik uykumdan uyandırdı. Hadsiz kadın. En yakın zamanda görüştür beni onunla. Yüz yüze hal etmem gereken mevzular var."
Dudaklarını alnıma bastırdı. Sakinleştirmek ister gibi bir kaç saniye orada oyalandı. Kokusunu içime çekip kendime gelmeye çalıştım. Ayılmaya başlamamla beraber kıskanınca nasılda şirret birine dönüşebileceğimi anladım.
"Kıskanmışsın," dedi dudakları alnımdan ayrılırken. Yüzüme doğru düşen saçları okşaya okşaya geri çekti. "Her halinle çok güzelsin ama kıskanınca başka bir güzel oluyormuşsun. Şehriye'ye teşekkür etmem lazım."
Duyduğum isimle beraber çenemdeki kas seğirdi. "Ateşdağlı," dedim dişlerimi sıkarken. "Şehriye deyip sabrımı sınama. Öldürürüm seni."
Parmaklarıyla çenemi yukarı kaldırıp dudaklarıma doğru eğildi. Ondan önce harekete geçip hırsla dudaklarına yapıştım. Kollarımı boynuna dolamamla beraber belimi saran kolları sıklaştı. Bedenlerimiz bir bütün gibi mutfağın ortasında harlandı. Sert öpüşüme aynı şekilde karşılık veren adamın alt dudağını ısırıp geri çekildim. Kahve haraleri yüzümün her karışına değilip parlıyordu. Beni delirtiği yetmezmiş gibi deli gibi etkilenmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PARYA +18
Fiksi RemajaKendini muhafazakar sanan mahallenin orospusu olmuştum. Sebebi beni altına almak isteyenlerin üstüne çıkışımdı. "Siktir olup gideceksin buradan ! Çamurunu mahalleme bulaştırmayacaksın." Üslubu kadar tavırlarıylada midemi bulandıran adama dik dik...
