Kurtların arasında kalan kuzu tabiri benliğimden hayli uzak olduğundan mütevellit yollarımızın yeniden kesiştiği adama şirazem kaymış gibi bakmayı bırakıp duruşumu dikleştirdim. Alkolün dibine vurduğum gecenin gün yüzüne çıkabilecek olması beni zerre korkutmazken tesadüflere inanmayan tarafım sorgularcasına devredeydi.
"Burada ne işin var ?"
Rahatlığından ödün vermeyen adam gevşekçe sırıtırken "Derdo," deyip bakışlarını Ateşdağlı'ya çevirdi. "Hanımefendi kim ?"
Kibirli piçe ters bakışlarımı attığım sırada Ateşdağlı söze girip beni sabır çizgimin eşiğine getirdi.
"Yeni elemanımız Defne."
Gerçeği söylemişti amma velakin sıradan birinden bahseder gibi tavır takınması hiç hoşuma gitmemişti. Neticesinde onca hukukumuz vardı canım !
Yabancı herif kehribar gözlerini tamamen kaplayan sinsi bakışlarını gizleme gereği duymadan bana çevirdi. "Memnun oldum Defne Hanım."
Şapkadan çıkan yersiz tavşana attığım memnuniyetsiz bakışlarımın ardından direkt Ateşdağlı'yı muhatap aldım. "Kim bu adam ?"
Samimiyetini kuşanıp "Aziz," dedi dostane çıkan sesiyle. "Cezaevinden kardeşim."
Beni sadece yeni eleman olarak tanıtırken onu bağrına bastığını belli edercesine konuşması bozulmama sebep olmuştu keza bunu hem sesime hem de yüzüme yansıtmaktan çekinmemiştim.
"Aman," dedim homurdanarak. "Ne güzel ! İki kader mahkumu yan yana."
Beni gayet iyi duyduklarını bildiğim adamların ifadelerinde sinirden eser yoktu. Hatta tiribe bağlayan halim onlara zevk veriyor gibiydi.
"Ben aranızda fazlalık yapmayayım. Ziya abi nerede ? "
"Yolda. On dakikaya gelir."
Ateşdağlı'dan beklediğim cevabı Aziz denen şahsiyetten almıştım.
İkisi arasındaki bağın kuvveti değersiz hissetmeme neden olurken "Sana sormadım," dedim sert sesimle. Bakışlarımı Ateşdağlı'ya diktim. "Sen dururken elin herifi neden benim soruma cevap veriyor. Tanımıyorum bile onu. Ayrıca cezaevi geçmişi var."
Jetonum yeni düşmüşçesine bakışlarımı kuma olma potansiyeli yüksek Aziz'e çevirdim. "Senin suçun neydi ?"
Dudak kenarı kıvrılırken bakışları tehlikeyle parladı. "Cinayet."
Bu kadarını kesinlikle beklemediğimden olsa gerek gözlerim irice açıldı. "Yok artık," dedim hayret edercesine. "Beni kiminle muhatap ettiğinin farkında mısın ?"
Katile kardeşim diyecek kadar kafayı yiyeyen Ateşdağlı, Aziz'e attığı ters bakışla beraber "Çenenin yayı yine gevşemiş aslanım," dedi ikaz dolu sesiyle. "Ben sikmeden sen onu ilerdeki locada sık bakalım."
Serseri tavrından ödün vermeyen Aziz teslim olurcasına ellerini havaya kaldırıp dudaklarını birbirine bastırdı. Huyu gibi görünmemesine rağmen Ateşdağlı'nın tehditine boyun eğercesine locaya doğru tıpış tıpış yürüdü.
"Sandığın gibi katil değil."
Sağ kaşımı yukarı kaldırdım. "Suçu cinayetmiş. Sende gelmiş bana katil değil diyorsun. Af edersin ama taşak mı geçiyorsun ?"
Sesli soluğuyla beraber başını hafifçe sağ omzuna doğru yatırdı. "Ayarsız dilin asabımı fazlası ile bozuyor Defne."
Kendi dili sanki çok ayarlıymışçasına konuşan adama sinir bozucu gülümsememi sundum. "Çokta sikimde !"
Bedeni gerilirken bakışları sertleşti. "Ya sabır...Ya sabır..."
Onu zıvanadan çıkartmayı başka zaman erteleyip "Tamam ya," dedim ılımlı sesimle. "Ayarlayacağım dilimi. Sen anlat bakalım bu katilsiz cinayetin aslı astarını."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PARYA +18
Teen FictionKendini muhafazakar sanan mahallenin orospusu olmuştum. Sebebi beni altına almak isteyenlerin üstüne çıkışımdı. "Siktir olup gideceksin buradan ! Çamurunu mahalleme bulaştırmayacaksın." Üslubu kadar tavırlarıylada midemi bulandıran adama dik dik...
