Yaklaşık iki hafta kadar muhtemelen bölüm yazamayacağım. Gerçek hayatım ve işlerimle ilgilenmek gibi bir sorumluluğa sahibim herkes gibi.
Bu yüzden siz attığım bölümleri sindire durun.
Oylarınızı ve yorumlarınızı da eksik etmezseniz sevinirim. 💘
Keyifli okumalar dilerim !
Dün kahvehanede ne ima etmeye çalıştığını anlamadığım adamının cümlelerini kafamda tartım lakin işin içinden çıkamadım.
Yaşına ve yaşanmışlıklarına güvendiğim Korkut'a bu konuyu öznesini değiştirerek anlatmıştım. Saniyeler dakikaları kovalamasına rağmen yine ağzını bıçak açmamıştı.
Gerçekten de konuşamıyor olabilir miydi ?
Olamazdı çünkü ezkaza duymuştum. Sessizliğine sadece ayak uydurduğumun farkında değildi.
Kaynayan suyun içindeki mısırları kontrol edişinin ardından yerine geri oturdu. Beni görmezden gelişine karşılık yüzüm düştü. Arka fonda çalan nikah masasının sesi biraz daha yükseldi.
Nikâhına beni çağır, sevgilim
İstersen şahidin olurum senin
"Bu adam kim?" diye soran olursa
"Eski bir tanıdık" dersin, sevgilim.
Kaçıncıya döndüğünü bilmediğim şarkının sesi, Korkut'un telefonumun ekranına asabı bozulurcasına basmasının ardından kesilmişti.
Andropoza girmişti herhalde. Bugün ayrı bir gergindi.
"Ee abi cevap vermedin. Yazar o cümlesinde ne anlatmış olabilir ?"
Alttan attığı bakışı küfür gibiydi. Kelimelere gerek kalmaksızın beni sindirmişti.
"Tamam be !" dedim huysuz sesimle. "Sana da bir şey sorulmuyor. Yorum yapsan ölürsün sanki."
Hıhlayışımın ardından bu defa da ben Korkut'u görmezden geldim. Bacak bacak üstüne attım. Büyükmüş, saygıymış yoktu artık.
Polat elinde ki tuzlukla beraber kapıdan çıkıp "Abi pişti mi ?" diye sordu sabırsız sesiyle.
Korkut harekete geçip piknik tüpünün altını kapattı. Polat cevabını almış ve aç kurt edasıyla tencerenin başına tünemişti.
"Yakacaksın oğlum kendini. İki dakika sabret."
Uyarımı dikkate almadan elini sıcak suyu batırdı lakin anında geri çekti. "Oy !" diye feryat etti. "Yandım lan !"
Akılsız herife yardım amaçlı müdahalede bulunmadım. Korkut zaten saniyesinde olaya el atmış, Polat'a soğuk suyla müdahale etmişti.
"Ya ben o suyu içmek için çıkarttım buzluktan. Sen bana sormadan nasıl kullanırsın abi ?"
İkisinin bakışları aynı anda bana döndü. Vicdansızlığıma karşı hayretle bakıyorlardı.
"Ben burada acı çekerken sen orada suyun lafını mı yapıyorsun ? Pes Defne. Valla pes !"
Umursamazca omuz silkip "Abartma lan !" dedim. "Duyanda cehennem ateşlerinde kavruldun sanacak."
Elini üfleyip bir kaç kere havada salladı. Tripli bakışlarıyla beni şöyle bir süzdü.
"Ben değil ama bu gidişle sen yanacaksın o cehennem ateşlerinde. Bir damla su dökersem bana da Polat demesinler."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PARYA +18
Novela JuvenilKendini muhafazakar sanan mahallenin orospusu olmuştum. Sebebi beni altına almak isteyenlerin üstüne çıkışımdı. "Siktir olup gideceksin buradan ! Çamurunu mahalleme bulaştırmayacaksın." Üslubu kadar tavırlarıylada midemi bulandıran adama dik dik...
