Harry ve Allison akşam yemeklerini yiyorlardı. İlk siparişlerini hiçbir cümle dahi söylemeden yemişlerdi. Harry karşısında gördüğü kadını çok sinir bozucu olduğunu buluyor ve gözleriyle onu küçümsüyordu. Eğer dedesinin isteği olmasaydı, onun yüzüne bile bakmazdı. Onun diğer insanların hayatlarıyla dalga geçmekten hoşlanan biri olduğunu düşünüyordu. Diğer taraftan bakarsak Allison sonunda hayallerinin erkeği ile konuşabileceğinden çok mutluydu. Bu anın hemen olmasını ve hayallerinin gerçekleşmesini umuyordu. Etrafındaki insanlar hakkında ilgisizdi. Tüm dikkati Harry'deydi, bu şansının kayıp gitmesine izin veremezdi. Bu fırsat belki bir daha asla eline geçemeyecekti ve ondan ne olursa olsun onu kapması gerekiyordu.
Harry: Seni aniden aramamın sebebini zaten anlamışsındır? Bu duruma açıklılık getirmek istiyorum. Sana bunu uzun zaman boyunca anlatmak istemiyorum ondan ne olursa olsun kafana sokmalısın. Dedemin durumu hakkında duymuşsundur, bu bana, sana olan cevabımı belirledi. Benden fazla şeyler bekleme. Seninle sadece dedemin hatırı üzerine evleniyorum. Bu durumumdan nefret ediyorum ama bunu yapmam gerek. Sadece söylemek istiyorum ki, seni asla sevmeyeceğim. Ama evleneceğim ve bunu duymaktan mutlu olduğunu biliyorum.
Allison: O kadar egolusun ki Harry! Sana açıklılık getirmek için şunu demek istiyorum. İlgimi Coromandel'in CEO'su olduğun için ve ayrıca en üsttesin. Bu benim ve senin için en iyisi.
Harry Allison'ın kendisine benzemesinden şaşırmıştı. Ağzından çıktıklarını gerçekten söylemişti. Gerçekten dürüstlülüğünü anlamıştı.
Harry: Sen gibi bir kız sadece bunu isteyebilirdi. Senin gerçek motifini duyduğumdan memnunum. Ama dediğim gibi benden fazla isteme. Benim seviyeme asla gelemeyeceksin. Sen sensin yani, hiçbir şey.
Allison: Nasıl biri olduğunu gördüm. Anlatıldığı gibi çok kibirli. Seni daha iyi tanımaya başlıyorum, Harry. Ama bu seni hayatımda istediğim gerçeğini değiştirmiyor.
Harry: Sen sadece servetimde gözü olan kadınlardansın. Bu yüzden biriyle evlenme fikrini hiç sevmiyorum. Özellikle seninle! Benim hayatımda ki hiçbir şey değişmeyecek. Sen ise iğrenç şeylerine devam edebilirsin, sikimde değil! Benim ve işimin etrafında dolanma, seninle sadece bir soyad yüzünden evleniyorum. Hayatımın hiçbir parçasını seninle paylaşmayacağım. Seninle evlendiğimizden sonra, sana dokunmamı isteme. Sen gibi bir kızla asla yatmayacağım. Evlenmeden önce tüm koşulları bilmeni istiyorum. Senin gibi bir kadınla ilk yapılan şeyin koşulların konuşulması olduğunu biliyorum.
Allison yüzündeki şaşkınlıkla ona baktı.
Allison: Koşulların nedir?
Harry: Seninle çok sade bir törende evleneceğiz. İnsanları çağırmaya gerek yok çünkü çok anlamsızca olur. Bir kaç tanıdık insanları çağırabilirsin. Hiçbir büyük tören olmayacak, evlilik törenlerinden nefret ediyorum.
Allison: Hayır! Bu hayatında sadece bir kez olur ve tören büyük olması gerekiyor.
Harry: Hayır mı? İstediklerini yapmamı mı istiyorsun? Peki! O zaman evlilik planını iptal ediyorum. Dedem evlenmemi istiyor ama ben bunu seninle yapmaktan nefret ediyorum! Bunu iptal etmeyi tüm kalbimle memnunum. Evlenmem gerekiyorsa, başka biriyle evleneceğim. Dediklerimi duydun mu? Sana soyadımı taşıma şansını vermiştim, burada sevinçten zıplaman gerekirdi.
Allison hayal kırıklığına uğramış hissetmişti. Kendisine bunların sadece bir süreliğine olduğunu ve onun dediklerine uymanın iyi olduğunu düşünmüştü. Evlendiklerinden sonra ona her görüştükleri zaman onu küçümsemenin dersini verecekti.
Allison: İyi, sanırım başka şansım yok.
Harry'nin kalbi sevinçten zıplamaya başlamıştı. Harry bu kadını evlilik koşuluyla her türlü yönetebilirdi.
Harry: Seninle 2 hafta sonra evleneceğim yani bu ayın sonunda olacak. Dedem daha yeni eve geçiyor. Ayrıca New York'ta önemli bir iş görüşmem olacak.
Allison: Bu istediklerinin hepsi mi?
Harry: Bir şey daha, evlilik sözleşmesini imzalamanı istiyorum.
Allison: Allahım! Bana yeterince hakaret etmedin mi? Mr. Harry Styles?
Harry: Ah, hadi ama! Evlilik sözleşmesini imzalamadan seninle evlenmemi bekleme. Anlaman için, ben bir iş adamıyım. Sadece zor kazanılmış paralarımı sen gibi zengin koca avcılarından korumak istiyorum. Ayrıca merak etme, evlendiğimiz zaman yeterince avantaja sahip olacaksın. Senin tüm mali ihtiyaçlarının ödenmesi sorumluluğunu da alacağım. Boşandığımız zaman ise tüm tazminati ödeyeceğinden emin olabileceğim. Bu kadar mazeret yeter mi?
Harry kibirlice ekledi.
Allison: Hakaretlerin ile bitirdiysen, hemen gidiyorum! Kendinle ve paranla evlenebilirsin! Sen gibi biriyle evlenmek istemiyorum. HOŞÇAKAL!
Allison oradan çıktı ve bir kat mülkiyetinin olduğu yere gitti. Tek başına kalması gerektiği zaman buraya geliyordu. Annesiyle konuşmaya hevesi yoktu. Harry'nin dedikleri hakkında kendini çok mahçup hissetmişti. Adam hakkında düşünmüştü. Allison için normal olmasa bile Adam tarafından teselli edilmek istiyordu. Harry gerçekten onun sabrını ölçüyordu. Adam'a aradığı zaman cevap alamamıştı, ondan ev telefonuna aradı.
Allison: Merhaba, Adam orada mı?......Ah. Yurtdışına mı çıktı?....Tamam..anlıyorum. Çok teşekkürler.
Allison ayrıldıkları zaman ülkeyi terkettiğini öğrendiği zaman şaşırmıştı. Kafasını salladı. Belki evlenmesi haberlerinden uzak durmak için ülkeyi terk edebilirdi.
------------------------
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Wildfire (Turkish Translation)
RandomHarry Styles: Harika uzman bir kişi, fazlası istenilenemez. Bekar, CEO, büyük bir imparatorluk ve büyük bir servet varisi. Yasadışı görünüyor soğukkanlığıyla, her şeyi ile muhteşem. Her şeyden önce onun nitelikleri fakat aynı zamanda onun olumsuz ta...
