Evlenme günü gelmişti, Taylor ise arabadan çıkmak istemiyordu. Styles ve arkadaşlarının şu anda bulundukları hâkim evinin önündeydi. Çıkmak istemiyordu, çünkü çıktığı zaman hayatındaki her şeyin değişeceğini biliyordu. Bilmeden, birden kapı açıldı ve onu açan kişi kendini Harry'nin sekreteri olarak adlandırdı. Harry'nin gecikeceğini ve kütüphanede beklemesini istediğini söyledi. Kendini daralmış hisseden Taylor, her an bayılabileceği düşüncesiyle annesinin kolunu kütüphaneye gelene kadar sıkıca tutuyordu. İyi olan şey ise yalan-kocanın daha orada olmamasıydı. Onu beklerken koltuğa oturup sakinleşmeye çalıştı. Taylor'ın üzerinde basit bir beyaz elbise bulunuyordu.
Bu aşırı kişisel düğünleri bir kaç tanıdık kişilerle geçiyordu. Bir adam odaya girerek hemen dikkatini çekmişti. Altı fit boyu ve dağınık esmer saçlara sahipti, çok kibirli ve öz güvenli gözüküyordu. Selena'nın dediklerini hatırladı, çok yakışıklı ama onun tipi olmayacaktı. Onların gözleri buluştu, Taylor onun gözlerinde hor ve nefreti görmüştü. Sonra gözlerini hakime çevirdi.
Harry: Bu evliliği çabuk başlayıp, olabildiğince çabuk bitirelim.
Çok zorlu bir sesle söyledi. Ondan bu kelimeyi duyduktan sonra Taylor tehdit edilmiş hissetmiş ve buradan ayrılmak istemişti. Ama artık geri dönüp kaçmak için çok geçti.
Taylor sadece onun yanına 6 fit boylu çok etkileyen yükseklikte gelmesini, itiraz testosteronu ile izliyordu. Harry ise ona kibirli ve ilgisiz bir yüz ifadesiyle bakıyordu.
Ama şimdi, Taylor gerçekten tanımadığı bir adamla evleneceğine inanamıyordu. Onun gözlerinde çok kibirli ve düşmanca gözüküyordu. Onlar aniden göz göze gelmişlerdi, ama bundan sonra Harry bir daha ona bakmamıştı. Taylor kardeşinin bu adamın onu nasıl görmesi hakkında gerçekten kavramış ve inanmıştı. O gerçekten Taylor nasıl gözükse bile aynı nefreti duyuyordu. Taylor kendini rahatlamış hissetmişti çünkü bu nefretinden dolayı kendisini asla dokunmayacaktı. Olayın gerçek rengini öğrendikten sonra tüm dikkatti kardeşi hakkındaydı. Onun yanında olması, kardeşi bile olmasa onun için farketmiyordu. İstediği zaman kızlarla yatmaya giden bir adamla aynı çatı altında nasıl kalacaktı. Aynı çatıda yaşayacakları zaman güvende olmasını istiyordu. Aklına tekrar ve tekrar yapabilecekleri geldi.
Taylor karı koca oldukları telaffüzünü duyunca yüzünde terslenme ifadesi oluştu. Kendini bir anlığına az soğuk hissetti, törenin bu kadar çabuk olup bittiğine inanamıyordu. Kendini bulunduğu durumdan gergin hissetti. Şu an öpüşme zamanıydı. Onun gerçeğinin ve yaşamının felaketiydi. Eğer Harry onu öperse hazır olacak mıydı? Bu korkutucu andan sonra nasıl olacaktı? Taylor ayakları üzerine tökezledi, bu tepkiler ve kelimelerin aklındaki düşünceleri olduğunu biliyordu. Kendine bu testi geçmesi gerektiğini, bu kötü ve şeytani yaratık olan Harry Styles'i yenmesi gerektiğini söyledi. Onu nasıl adlandırdığı ve kategorilediğinden kendi kendine güldü.
Harry, onun omuzlarını tutarak kendine çevirdi. Artık birbirine bakıyorlardı. Taylor onun gerçekten kendini öpebileceği yüzünden gergin hissetti. Kalbinin göğüsünden sıçrayacağını hissetti. Ama yanılmıştı. Harry'nin dudakları kulağına doğru yöneldi. Her kızı delirtecek bir cümleyi fısıldamştı.
Harry: Benden bir öpücük mü bekliyorsun?
Taylor şaşırmıştı ve onun gerçekten kendini beğenmiş bir pislik olduğunu düşündü.
Harry: Seni hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim, küçük hanım. Bunu seninle yapmak niyetinde değilim. Dudaklarını ölümüne hazırlasan iyi olur. Mükemmel bir vücuda ve bir meleğin yüzüne sahip olabilirsin, ama sana asla dokunmayacağım. Şimdi, önümden çekil, ligimde bulunmuyorsun.
Harry yüzünü çekti, ona alaylı bir şekilde göz kırptı. Vücudunu inceleyerek, gülümsedi. Dudaklarının kulağına dokunduğu zaman vücudu ısınmaya başlamıştı ve yanaklarının kızardı. Ama bunlar sadece bir kaç saniyeye olmuştu. Ama sonra, onu ilk tanışmaları ve evlenmelerinde aşağıladığını anlamıştı. Ama bu görevini yapmasını engelleyerek dediklerini uslu kız gibi kabullenemezdi. Onun yerini göstermek için bir şeyler yapmak ihtiyacı hissetti. Çenesini sıkarak Harry'nin gözlerine aralarındaki savaşı gösterircesine baktı.
Taylor: Endişelenme, Styles. Birbirimize hissettiklerimiz karşılıklı. Ayrıca, buraya temizlik yapmak için birini çağırmamız gerek. Çünkü dudakların kulağımı dokunduğu zaman kusmam geldi.
Taylor Harry'nin gözlerine özgüvenle baktı. Gülümsedi, ama bu sahte gülüştü. Kendi pozisyonunun kontrolünü kaybetmekten yorulmuştu.
Harry onun bu mücadeleci ruhuna ve ağzından çıkan sözlere şaşırmıştı. Onun gözlerine baktı ve bir an gerçekten onun tarafından emildiğini düşündü. Oyunun nasıl oynandığını ve kartları nasıl karıştırılması gerektiğini gerçekten bildiğini düşündü.
Harry: Nasıl istersen. Söz verilmiş düğün bitti ve artık kendi yollarımıza gidebiliriz. Ben gidiyorum ve senin yüzünü görmeyeceğim. Seninle artık hiçbir işim yok. İstediğin her şeyi yapabilirsin. Bir de, finansal gerekçelerin hakkında endişelenme. Sekreterime seninle ilgilenmesini söyledim bile. Sadece bir konu hakkında bilgilendirmek istiyorum.
Taylor sadece onun yüzüne hiçbir şey demeden bakıyor ve devam etmesini bekliyordu.
Harry: Sana önceden dediklerimi unutma. Yerini bil, eğer seni benim işime karıştığını görürsem, sen siktiğimin, bittin! Anladın mı?
Sesi çok sakin ve ölümcüldü.
Taylor: Ah, senin yoluna karışma niyetinde değilim, endişelenme. İstediğin her şeyi yapabilirsin, umrumda olmaz.
Harry bu yorumuna şaşırmıştı. Sorular soracağını ve itiraz edeceğini bekliyordu. Ama bu sefer onun özgüvenini görebilmişti.
Harry: Bu kadar saçmalık yeter. Hadi! gidiyoruz.
Taylor: Gidiyor muyuz? Nereye? Birlikte yaşamayacağımızı düşünüyordum.
Taylor isteksizce sordu, korkmuştu. Panik içinde yutkundu. Bu evliliğin normal olmayacağını ve birlikte yaşamayacaklarını düşünüyordu.
Harry: Sana birlikte yaşayacağımızı kim söyledi? Hey, sen! Bunlar hakkında hayal etmeyi bırak. Ama herneyse, annenler ile yaşayamazsın ve seni burada bırakacağımı sanma. Çabuk ol! Arkadaşlarım ile görüşmem gerek ve yarın Amerika'ya döneceğim.
Kendini arkasından sürüklediği için itiraz edemedi. Annesine hoşçakal dedikten sonra gittiler. Bunların felaketlerin başlangıcı olduğunu biliyordu. Annesine aramak istiyordu ama bunu yapmak için zamanı bile yoktu. Ama Harry'nin arabasına binmeden annesi onu çağırdı ve ona sıkıca sarıldı.
Andrea: Taylor, bu sorunlara seni karıştırdığımız için çok üzgünüm.
Taylor: Anne her şey iyi. Endişelenme.
Birbirini bıraktılar ve Taylor arabaya bindi. Arabada sessizlik içinde gidiyorlardı.
Taylor: Beni nereye götürmeyi düşünüyorsun?
Harry: Endişelenmen gereken konu değil. Burada kal ve gelince öğreneceksin.
Harry ona bakmadan konuşmuştu. Taylor kendini ayrı, yalnız ve gelecekte olacaklardan korkmuş hissediyordu.
------------------------------------
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Wildfire (Turkish Translation)
DiversosHarry Styles: Harika uzman bir kişi, fazlası istenilenemez. Bekar, CEO, büyük bir imparatorluk ve büyük bir servet varisi. Yasadışı görünüyor soğukkanlığıyla, her şeyi ile muhteşem. Her şeyden önce onun nitelikleri fakat aynı zamanda onun olumsuz ta...
