Part 11

551 49 3
                                        

Taylor geç saatte bahçesinde geziniyordu, babası onu arkasından izliyordu. Onu geç saatte bahçede gördüğü zaman bir şeylerin olduğunu biliyordu. Çünkü uyumayı gerçekten çok severdi. Onu böyle rahatsız eden olayın ne olacağı hakkında fikirleri vardı. 

Çocukluğu hakkında olan anılarını hatırlıyordu. Babasının annesi ile olan "ilk tanışmalarını" anlattığını düşündü. Andrea ile Londra'da tanışmışardı, çok zengin bir ailedendi. Onların ilk tanışmalarından otomatikmen birbirine aşık olmuş ve evlenmişlerdi. Babası Cheshire'de yaşayan basit bir adamdı. Ama zamanla birbirine soğuyorlardı çünkü babası Andrea'nın hayatını yaşama şeklini sevmiyordu. Annesi partilere giderdi ve birbirine hiç dikkat vermiyordu, bu yüzden babası farklı yollara gitmenin doğru olacağını anladı. Boşanma kararı aldıkları zaman o ve Allison daha ilköğretim okulundaydı. İlk başta annesi ile yaşıyordu, ama Allison ile hep kavga ederlerdi ve annesi ise onlara ilgi göstermezdi. Annesi sürekli partiler ile meşguldü, kız kardeşi ise arkadaşlarıyla sürekli bir yerlere giderdi ve Taylor dadısı ile evde tek kalırdı. Ama her şey annesinin "zengin kocayla" evleneceği zaman değişti. Annesinin nişanlısının her geldiği zaman odasında kapanır ve o adamın yüzüne bile bakmak istemezdi. Bunları artık sabredemez olduğu zaman babasına arayıp annesi ve kardeşi ile kalmaya artık dayanamadığını ve onunla kalmak istediğini söyledi. Annesi onu durdurmak için hiçbir şey yapmamıştı ve babasıyla yaşama teklifini onaylamıştı. Onları terkettiğinden sonra annesi evlenmiş ve kardeşiyle birlikte Amerika'ya taşınmışlardı. 

Babası ise sonra ailevi çiftliğini işlettirmek için Cheshire'e geri dönmüştü. Şimdi ise annesi ve kardeşi bu olanlardan sonra, ondan sadece yardım istemek için geliyorlardı. Aklında birden Allison'ın bu doğmamış bebeği aldıracağı aklına geldi. Taylor işinin ne olduğunu biliyordu, onun işi insanların hayatını kurtarmaktı. Kardeşini çok iyi biliyordu, eğer aklına bir şeyi koyduysa sonuçları ne olursa olsun yapacaktı. Kız kardeşi zor bir hayatın ne demek olduğunu bilmiyordu ve "zorluk" cümlesi sözlüğünde bulunmazdı. Taylor yatağına yerleşti ve olacakları düşünerek uyuyakaldı. 


Ertesi gün, Taylor erkenden kalkıp babasına kahvaltı yapıyordu. Taylor bunu küçüklüğünden beri yapmaya alışmıştı. Bunu yapacak hizmetçisi bile olsa kendisinin yapmasını ısrar edecekti. Parçası olmayan bir sorunu düşünerek pek uyuyamamıştı. Eğer bu doğmamış bir masum bebek durumu olmasaydı, onlara yaşanacak her şeyden ilgisiz olacaktı. Umrunda olan tek şey, başına ne geleceklerini bilmeyen bebekti. Babasının geldiğini farketmemişti bile. Ama o onun çok sorunlu bir şeyin düşündüğünü biliyordu. 

Babası ona yaklaşarak onu rahatsız edenin ne olduğunu sordu. Taylor sadece kafasını sallayarak önemli olmadığını söyledi. 

Scott: Annen ve kardeşin ile neden işbirliği yapmanı reddettiğini anlıyorum. 

Taylor şaşırmıştı. Bu durum hakkında ona cümle bile söylememişti. Nerden öğrendiğini merak ediyordu. 

Taylor: Hayır baba, bunun gerçekten ne olduğunu bilmiyorsun. 

Scott: İkinizde benim için değerlisiniz. Hayatımda sadece tek bir pişmanlık var- ikinizin ayrılıp, farklı hayatları yaşamanız. Belki onu ben büyütseydim bunlar yaşanmazdı, belki....

Taylor babasının pişmanlık duyduğunu en baştan biliyordu. Allison ile ayrı olup ona gerekli terbiyeyi vermemek onun hayatındaki pişmalığıydı. 

Taylor: Baba kendini suçlama. Bu sorunu o yarattı ve kendisi çözecektir. 

Scott: Biliyorum, bunun hakkında farkındayım. Bu sadece....bu sadece.....Onun istediği hayatı yaşamasını istiyorum. Bu sorunu onun yarattığını biliyorum, ama biz bir aileyiz. Şartlar ne olursa olsun birbirimizi desteklemek zorundayız. 

Wildfire (Turkish Translation)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin