Allison: Uzun zaman oldu dimi?
Taylor Allison'a baktı ve onca zamanın geçmesine rağmen hiç değişmediğini anladı. O hala aynı Allison idi ve tek değiştiği şey kesinlikle eskisinden daha da karmaşık olmasıydı. Taylor dış görünüş olarak benzemelerine rağmen giyiniş ve haraket etme yollarının çok farklı olduğunu fark etti.
Taylor: Biliyorum...
Andrea: Her zaman ki gibi güzel görünüyorsun.
Taylor: Teşekkür ederim anne. Bu arada ne zaman Birleşik Krallığa geri döndünüz?
Taylor kendisinden büyük olan Allison'a seslendi.
Allison Taylor'dan bir kaç dakikaya daha büyüktü. Andrea ve Allison Amerika'ya Andrea zengin bir kocayla evlendiği zaman göçmüşlerdi. Taylor'a bir çok kez evlendiğinden sonra yanına taşınmasını istemişti. Ama Taylor kabul etmemiş ve babasıyla kalmayı tercih etmişti.
Andrea: İki sene önce Amerika'dan buraya geldik.
Andrea konuşmasını yarıda bıraktı.
Andrea: Buraya döndüğümüz zaman ilk düşüncem, senin bulunduğun yeri bulmaktı. Bir kaç adamı bu işe görevlendirdim, ama bulduğum tek şey taşınmanızdı.
Taylor sadece annesine anlayışla bakmıştı. Söyledikleri doğruydu. Babasıyla konumlarını çeşitli nedenler yüzünden değiştirmişlerdi.
Andrea: Bu arada, 10 gün sonra kardeşin evlenecek.
Taylor: Vay! Buraya bizi davet etmek için mi geldiniz, doğru mu? Bizim bununla ilgili muhtemelen sorunumuz olmaz. Davetiye alırsak mutlaka geliriz. Kocan ikiz kardeşe sahip olduğunu biliyor mu? Muhtemelen biliyordur, dimi? Tebrikler Alli!
Onu kutladı ve sonra kardeşinin tepkisini görmek için ona dikkatlice baktı. Allison sadece gülümseyerek kafasını başka tarafa çevirdi. Taylor'a bakmak onun için mümkün değil gibiydi. Kardeşinin ondan göz kaçırması Taylor'ın içerisinde merak uyandırmıştı.
Andrea: Aslında buraya senden yardım istemek için geldik.
Taylor: Yardım istemek için mi?
Merakla sormuştu.
Andrea: Kardeşin hamile. Karnı belli olmadan acilen Amerika'ya gitmesi gerek. Yoksa her iki tarafta büyük skandallar yaşanacak. Bu yüzden senden yardım istiyorum.
Taylor: Sadece erkek akradaşı ile evlenmesi gerekiyor. Sorunun çözümü bu değil mi? Büyük sorun gibi değil. Zaten evleniyorlarmış.
Taylor annesine cevap verdi ve Allison'a baktı. Kardeşinin yüzünde duygusuz bir ifade vardı. Gerçek sorunun ne olabileceğini merak etti.
Andrea: Bu kadar basit olmasını ne kadar isterdim! Ama maalesef karnındaki bebek, evleneceği kişiye ait değil.
Taylor: Anlamıyorum, benden ne yapmamı istiyorsunuz?
Andrea: Allison California'ya gidip doğum yapacağı zaman, onun yerini alman gerekecek.
Andrea ona sonunda neden ihtiyaç duyduğunu açıkladı.
Taylor: Bu iğrenç bir şaka mı, anne? "Onca seneden sonra seni bulduk ve süper bir şaka ile karşılamak istedik!" gibi?
Taylor annesinin açıklamasından şaşırmıştı. Sonra kafasını çevirerek onun gözlerine bakmayan kardeşine baktı.
Taylor: Niye kocana veya onun nişanlısına bu durum hakkında söylemedin?
Andrea: Eğer dediğin gibi her şey kolay olsaydı senden yardım istemezdik. Eğer bundan çıkabileceğimiz bir yol olsaydı emin ol sen, rahatsız etmek isteyeceğim en son insansın.
Taylor niye hiç tanımadığı bir erkekle evlenmesi gerektiğini merak ediyordu.
Onlar hayatına bu karışıklılık ile dönüyorlar ve sebebi ise kardeşi. Olanların gerçekten olduğuna inanamıyordu. Onun ve babasının huzurlu hayatlarına kardeşi ve annesi her şeyi yer ile bir etmek için giriyorlardı.
Taylor: Nişanlısı ne olacak? Şimdi ona olanları anlatmanın zamanı değil mi? Eğer onu gerçekten seviyorsa, sorunu anlayacak ve kabullenecektir.
Taylor artık kardeşine bakmıyordu. Eskiden birlikte yaşadıkları zaman o bencil biriydi. Ama dış görünüşleri aynıydı. Onun ismini bile hatırlamak istemezdi çünkü bu onda ki tedirginliliği uyandırıyordu ve şu an onda tedirginlik uyandıran şey kız kardeşinin hamile olması ama hamile olduğu kişinin nişanlısı olmamasıydı. O hiçbir zaman sorumluluk tanımaz ve her seferinde diğerlerinin onun pisliklerini temizlemesini beklerdi. Daha çocukken Allison ile yaramaz şeyler yapmak için kişilik değişmesi yapıyorlardı. Belki bu eski zamanlarda mümkündü ama şimdi asla yapamazdı. Tehlike çok yüksekti, başka birinin hayatını mahvetmek gibiydi. Allison'ın istediği kişilik değişmesi sadece 1 günlüğüne değil, 1 seneliğine geçerliydi.
Allison: O evliliği istemiyordu. Evliliği kabul etme sebebi, dedesinin isteği yüzünden. Dedesi kalp krizi geçirdi ve o gerçekten benden nefret ediyor. Stresli durumlar yaşarsa yeniden kalp krizi geçirebilir. Kabul etme sebebi sadece bu yüzden. Bu evliliği sadece dedesinin hatırı yüzünden kabul etti. Eğer evlenmeden benim başka bir adamdan hamile olduğumu öğrenirse, evliliği iptal etmekten çekinmeyecektir.
Allison bunları kardeşine, hiç bir hissi yansıtmayarak anlattı.
Taylor: Neden benim sen olmam gerekiyor? Ah....gerçekten anlayamıyorum.
Taylor onlara karışıklılıkla sordu. Bunu ona nasıl anlatması önemli değildi, ortada hep karışıklılık olacaktı. Artık çocuk değillerdi ve onu her yaramazlılık yapmak istediği zaman kullanamazdı.
Andrea: Taylor, kardeşinin bunu çözebilmesi için sadece iki seçeneği var. Ona göre bu evlilik ne olursa olsun gerçekleşecek.
Taylor: Belli ki, biri benim. Diğer seçenek nedir?
Taylor alaylı sormuştu. Annesi kardeşi olan tarafa dönerek ona yardım istercesine baktı. Ama o sadece kafasını indirdi.
Andrea: Diğer seçenek ise....çocuğu aldırmak.
Keder ve üzüntü dolu fısıldamıştı.
Taylor: Evlenmek için o derece çaresiz mi? Doğmamış bir canın canını almak kadar mı?! Biz burada bir insan hayatı hakkında konuşuyoruz.....biz gibi! Anne, bu gerçekten hiç değişmemiş! Genç olduğumuz zamanlarda ki gibi hala bencil kalmış!
Düşüncelerini hiç çekinmeden belli etmişti. O kırgınlık ve hayal kırıklığı doluydu. Kız kardeşi sadece sosyal statüs ve para için doğmamış bir hayatın canını alacaktı. Şu an babasıyla kalmasının, annesinin onunla ve yeni kocası ile yaşamayı reddetmesinin doğru karar olduğunu anlamıştı. O kadar benzeseler bile, çok farklı özellikleri ve dünyaya bakış açıları vardı.
Andrea: Biliyorum. Bu durumda benim suçumun da olduğunu biliyorum. Böyle büyümesinin sebebi ona gerektiği kadar terbiye vermemem yüzünden. Biliyorsun, kendi hayatıma bakarak çocuklarıma pek ilgi göstermemiştim. O kadar da iyi bir anne değilim. Çocuğu aldırma fikrini gerçekten düşünmek bile istemiyorum, ama onu artık kontrol edemiyorum. O çok inatçı ve benim kocam onu çok fazla şımarttı ve o böyle biri oldu. Taylor sana yalvarıyorum. Lütfen! Bize bu sorunda yardım et. Onu çocuğu aldırtmamanın tek yönü sensin.
Andrea Taylor'a yaslı gözlerle yalvarıyordu.
Taylor: Anne, gitmem gerek. Beni bekleyen hastalarım var ve onlar bana sizden daha çok muhtaçlar.
Taylor onlara bakmadan gitti. Ağlamak istiyordu, ama hiç bir gözyaşı akmıyordu. Babasıyla onu terkettiklerinden onca sene sonra bu saçmalık ile yardımlarına muhtaç olduklarından döndüler. Eğer bu sorunları olmasaydı, onları ziyaret etmek için bile gelmezlerdi. Ağrı gitmiyordu, bu hissi bilmelerini isterdi. Tartışmayı iyiliği için unutmayı karar verdi.
---------------------------------------------
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Wildfire (Turkish Translation)
RandomHarry Styles: Harika uzman bir kişi, fazlası istenilenemez. Bekar, CEO, büyük bir imparatorluk ve büyük bir servet varisi. Yasadışı görünüyor soğukkanlığıyla, her şeyi ile muhteşem. Her şeyden önce onun nitelikleri fakat aynı zamanda onun olumsuz ta...
