Part 31

612 52 3
                                        

Odalarının içinde Harry kolyeyi Taylor'a verdi. Tepkisini izlediğinde hayal kırıklığına uğradı, çünkü onun gözlerinde pahalı hediyeler karşısında kadınların normalde verdiği heyecanı görmedi.

Taylor: Teşekkür ederim Harry. Bu çok güzel, ama benim için hediye almanı istemiyorum. Sadece teşekkür etmen yeterdi. Teşekkür etmek için bu kadar ileri gitmek zorunda değilsin.

Harry: Mücevheri beğenmedin mi?

Taylor: Onları kaybetmekten korkuyorum, özellikle de bunun sana bir servete mal olduğunu bildiğimden.

İçtenlikle cevap verdi.

Harry: Allison, bunu kaybetmek konusunda endişelenmene gerek yok. Eğer kaybedersen, aynısını alarak değiştirebilirim. Sana bir şeyler alabilirim, alışmalısın.

Konuşma bitti. Harry ayağa kalktı ve odadan çıktı. Taylor artık tartışmayı kesmişti. Basit takı ve küpeleriyle yaşayabileceğini bildiğinden mücevher sevmezdi. Bu kızkardeşine verilseydi mutluluktan zıplayacağını biliyordu. Taylor para ve kredi kartların bulunduğu güvenli kutuya kolyeyi koydu. Bunları da geri vermeyi planlıyordu, ama fikrini değiştirdi. Onları saklamayı düşündü, böylece neden hediyeleri kabul etmediğini veya kullanmadığını sormayacaklardı. Kızkardeşi de bunları pek hak etmediğine göre evden ayrıldığında her şeyi geri getirmek en iyisi olacaktı.

Harry konağın dışına çıkarak bir sigara yaktı. Aslında sigara içen biri değildi, fakat düşüncelerine daldığı her ne zaman sigara içmeyi beğenirdi. Her gün Taylor'ı düşündüğünü fark etti. Onu çekici, tatlı ve sade buluyordu. Eskiden söylediği şeylerde yanıldığını düşünüyordu. Sahte evliliklerine 2 ay olmuştu. Onun hakkında bildiği her şeye rağmen, tek bir negatif tarafını bulamamıştı. Evet, kedi ve fare gibiydiler, fakat itiraf etmeliydi ki, onunla kavga ettiğinde acayip sevimli oluyordu. Harry düşündüklerine gülümseyerek, "Hasta olduğumda benimle ilgilendiği gün, - Birinin seninle ilgilenmesi... güzel bir his" diye düşündü. Taylor karşısına oturduğu her seferde, artan arzusunun ve cazibesinin ağır çekimini hissedebiliyordu. Onu istiyordu. - Bu istek görmezden gelmemek için çok güçlü ve kuvvetliydi. Konu ona gelince, kontrol tanımıyordu. Ama yine de, cinsel isteği dışında bir şey daha vardı. Şefkat... korunma altında olma... - Bir kadın için hissedeceğini hiç düşünmediği hisler. Kendisine karşı direnebileceğinden emindi, ama sonuç olarak yanılmıştı. Ondaki her düşünce Taylor hakkında ve yalnızca onunla ilgiliydi. Alamadığı uykusu ve içindeki huzursuzluk, ona karşı hissettiği yoksunluğu ile lanetlenmişti. Hissettiği tutkusu hayranlığa dönüşüyordu.

Taylor şu an boş tavana bakarak yatıyordu. Bu son zamanlarda, kibirli ve yakışıklı Harry'nin mükemmel bir beyefendiye dönüştüğüne inanamıyordu. Harry ona her fırsat tanındığı zaman dokunmasa bile, onun etrafında olmak onu delirtiyordu. Harry'nin yaptığı tek şey ona baştan çıkarıcı bir şekilde bakmaktı. Masanın karşı ucuna oturur ve ona bakardı. Dedesi ile konuşabilir, ama gözleri her zaman onda olurdu. Taylor gözlerini kapattı ve baş parmağıyla dudaklarına dokundu. Onunla öpüşmeyi özlemişti... Her akşam Harry'yi hayal ettiğini fark etti. Yalnızca rüyasında onunla birlikte olabileceğini biliyordu, çünkü böyle şeyleri istemek gibi hakkı yoktu... Şüphesiz onu bu duruma getiren kendi yalanıydı. "Eğer öğrenirse ne yapacak?" Kalbi ağrıyordu. Kendini, kalbini ve zihnini kontrol etmesi gerektiğini düşünüyordu. "Bu doğru değil!" Dedi sessizce.

Kapının açılma sesini duyunca Taylor'ın düşünceleri kesildi. Harry'ydi. Sırf Harry odada bulunduğu için uykusunu alamıyordu, ama bu gerçeğe rağmen şu an derin uykudaymış gibi numara yapması gerekiyordu.

Harry uyuyan Taylor'u gördü ve yatağın kenarında oturdu. Onu izledi, sanki kendini yırtıcılardan koruyormuş gibi, battaniye ile omuzlarına kadar her yerini örtmüştü. Her zamanki gibi, pijama takımını giyiyordu. Kendi çevresi hakkında genellikle ölçülü davranırdı ve kendisini ondan korumaktaydı. Aynı odadaydılar, ama duştan çıktığında bile tamamen giyinikti. Harry sevgililerine hediye ve tatiller hediye eder, yatak odasında da oldukça cömert davranırdı. Ama bu kadının, kendini kontrol etme şekline hayran kalmıştı. Sorular aklına gelmeye devam ediyordu. Onun da öpüşmelerini sevdiğini düşünüyordu. Onu geri öpmesi şekli ise, onu ne kadar istiyorsa Taylor'da onu o kadar istediğini biliyordu. "Neden bana karşı direnmeye devam ediyorsun?" Harry ona söyledi, başını iki yana salladı ve ayağa kalktı. Battaniyesini sabitledi ve yüzüne hafifçe dokunarak saç telini ağzından uzaklaştırdı. Dudağına küçük bir öpücük kondurdu. Sonradan ona tekrar baktı ve banyoya girdi. Ona göre soğuk duş, yatmadan önce yapılması gereken bir zorunluluktu.

Wildfire (Turkish Translation)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin