Ertesi sabah Taylor ve Selena'nın gecelediği otelde Taylor Selena'yı havaalanına götürmeyi planladı. Ancak bundan önce, Harry onu almak için oteldeki görülme zamanını ve eve geleceği zamanı hakkında bilgi istedi, ancak Taylor Harry'nin kararı ile işbirliği yapmayı reddetti.
Taylor: Hayır, havaalanına tek başıma gidebilirim. Endişelenmene gerek yok. Anladım Harry.
Harry: Peki! Eğer seni alıp havaalanına götürmemi istemiyorsan, seni havaalanına götürüp sonra eve geri götürmesi için bir şoför gönderiyorum.
Taylor'n sabrı taşmıştı, Harry'nin ne kadar ısrarlı olduğunu biliyordu. Ne kadar ısrar edip dirense de, Harry istediğini elde ederdi.
Selena, Taylor onu beklerken havalimanında uçuş saatini kontrol etti. Selena'yı beklerken etrafta dolaştı ve aniden biri ona çarptı.
Taylor: Özür dilerim.
Taylor ona çarpan adamı tanımıyordu. Adamın tepkisi ise biraz şaşırtıcıydı çünkü Taylor'ı tanıyor gibiydi. Adamın düşürdüğü eşyaları toplamasına yardım etti. Onu çok iyi tanıyordu ve bildiklerine göre şu an davrandığı gibi nazik biri değildi. Neden bu kadar şirin davrandığını ve kendisini tanımadığını merak ediyordu. Allison olduğunu sanıyordu, fakat birisi ismini söyleyerek ona seslendiği zaman, büyük bir soru işaretiyle fikrini değiştirdi.
Selena: Taylor!
Taylor: Çok üzgünüm, ama gitmem gerekiyor.
Taylor adamın eşyalarını topladıktan sonra onu terk etti.
Adam suskundu ve Allison'ın kendisine Taylor adlı ikiz kız kardeşi hakkında bahsettiği zamanı hatırladı. Karışıklılığın sebebi belli oldu, ancak o zaman bu konuya pek dikkat etmemişti. Kesinlikle birbirlerine benziyorlardı, ama ağzını açtığı andan itibaren kişilikleri arasındaki farkı hissedebiliyordu.
Fransa'dan Londra'ya döndükten hemen sonra Cheshire'daki bir arkadaşını ziyaret etmeyi planlıyordu. Londra'da kalmak istememişti ve bu yüzden Cheshire'daki bir tatil davetini kabul etmişti.
Uçakta, Taylor'a seslenen kızın yanına oturduğunu gördüğünde biraz şaşırdı. Kendisini Adam olarak tanıttı ve uçak kalktığından itibaren Selena ile konuşmaya başladı. Adam'ın bakış açısına göre, basit ve samimi görünüyordu ve her şeyden önce, onun arkadaşı olan Taylor ile gurur duyuyordu.
..........................................
Harry, ofis masasının üstündeki interkom üzerine bastı.
Harry: Bayan Marker, yarın sabah bitki ziyaretimi başka bir güne erteleyin. Bir de sürücüye arabayı hazırlamasını söyleyin.
Öğlen, saat birdi ve şoför onu arayarak Taylor'ın havaalanından köşklerine geldiğini söylemişti. O sabah, onu otelden almak için çok heyecanlıydı, ancak Taylor onu geri çevirmişti. Dün doğum günüydü ve dolayısıyla ona sürpriz yapmayı planlıyordu. Ona tekrar akşam yemeğine çıkmak için teklif etmeyi düşündü, bu sefer sadece ikisi olacağı bir akşam yemeği. Ondan sonra da, ona opera veya film izlemeye götürmeyi planlıyordu. Harry, kendini bir kıza randevuya çıkmayı teklif etmek isteyen ergen gibi hissediyordu. Harry, gölün yanındaki tatlı anılarını düşünce gülümsedi. Taylor'ın sadece tatlı değil aynı zamanda ateşli olduğunu düşünüyordu. Bu gerçekten onun için yeni bir histi ... Taylor'ın arkadaşıyla birlikte geceleyeciği gün, durumu kabullenmesi imkansızdı. Hayal kırıklığına uğramıştı ama onunla tartışmak ya da mücadeleşmek istemiyordu. Kendisi hakkında keşfettiği yeni şey konusunda endişeliydi. Daha önce hiç böyle olmamıştı ve tuhaf davranıyor gibiydi. Konu Taylor olduğunda çok sahipleniyordu ve Taylor'ın kendisi dışında kimseyle ilgilenmesini istemyordu. Sadece o. Soru sorarak kendisini sorgulamak zorunda kaldığında, düştüğü durum kendisini korkutmaya başladı. "Ona karşı takıntılı olmaya mı başlıyorum?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Wildfire (Turkish Translation)
De TodoHarry Styles: Harika uzman bir kişi, fazlası istenilenemez. Bekar, CEO, büyük bir imparatorluk ve büyük bir servet varisi. Yasadışı görünüyor soğukkanlığıyla, her şeyi ile muhteşem. Her şeyden önce onun nitelikleri fakat aynı zamanda onun olumsuz ta...
