-Sürpriz! Gecenin bu saatinde gelen ilham periciklerim ve benden selam olsun!
-Öncelikle +18 sahneler vardır, hatta neredeyse tamamı ondan oluşmaktadır haberiniz olsun. Belki rahatsız olanlar vardır.
-Bir de bir açıklama yapacağım buraya, bu hikayem tıpkı bundan önceki hikayem gibi 30. bölümde final yapacaktır. İlgililere duyurulur.
-Hepinizi kocaman öpüyor ve saygılarımı sunuyorum efenim. İyi okumalar.
Bundan sonraki bütün sevişmelerin, kavgaların, sevinçlerin, hüzünlerin ve mutlulukların yaşanacağı odamıza vardığımızda odayı incelemeden edemedim. Kısacık bir süre dudaklarından ayrı kalıp yatak odasını inceledim. Beni o kadar iyi tanıyordu ki ne isteyip ne istemeyeceğimi biliyordu. Neyden hoşlandığımı, neyi sevmediğimi, ağzımdan çıkan her sözü dikkate alıyordu ve ben gün geçtikçe ona daha çok alışıyordum.
Belimde gezinen elleri dikkatimi yeniden ona vermemi sağladı. Gözleri büyük bir yoğunlukla parlarken elimde olmadan derin bir iç çektim. Hamileliğim nedeniyle içki içemiyor olsam bile gözleri sayesinde kolayca sarhoş olabiliyordum. O benim için bir adamdan çok daha fazlasıydı.
"Seni çok özledim." Dedi nefesi dudaklarıma vururken. Kalp atışlarım aniden ritm değiştirdi. Gümbür gümbür atışı dışarıdan duyulacak diye korktum.
"Hm öyle mi?" Dedim ellerim ensesinde harekete geçerken. Yemin ediyorum gözlerinin bir ton daha koyulaştığına şahit oldum. İlerleyip yatağa yürüdü.
"Hemde çok. Hatta çoktan da öte." Ses tonu, hareketleri, gözleri hepsi arzuyla doluydu. Kalbindeki sıcaklık benim kalbimle buluşmuştu sanki.
"Sana bir sır vereyim mi?" Dedim sesime gizemli bir ton katarken. Gözleri büyük bir merakla aydınlandığında kulağına doğru eğildim. Bir süre konuşmadan sıcak nefesimi ensesine doğru üflediğim de tutuşu sıkılaştı. Üst dudağımı hafifçe kulak memesine sürtüp gülümsedim.
"Bende seni çok özledim." Sanki bunu söylememi bekliyormuş gibi beni hızlıca yatağa yatırdı. Aslında devirdi desek daha iyi olur. Çünkü hızın etkisiyle saçlarım her bir yana dağılmıştı.
Üzerimdeki yerini aldığında bacaklarımı kasmak zorunda kaldım. Bana temas eden her bir uzvu delirmeme neden oluyordu. Öyle ki parmaklarının dokunduğu her nokta alev alev yanarken benim elimden gelen beklemek oluyordu. Oysa ben beklemek istemiyordum, hemde hiç.
"Evimizde ve odamızda geçireceğimiz ilk gecenin bu denli özel olabileceğini asla tahmin etmezdim. Ben biraz daha masum düşünmüştüm." Dediğinde alayla gülümsedim.
"Madem öyle o zaman burada bir son verip salona gidelim ve bir film izleyelim." Dedim gayet rahat bir şekilde ama hiçte rahat değildim. Bacaklarım sıkmaktan uyuşmuş, ellerim ensesinde dururken yanmaya başlamıştı ve içimde oluşan açlık hissi asla bastırılamazdı.
"Yok öyle bir şey," dediğinde aramızdaki tüm mesafe kapandı. Yumuşak dudakları yüzümün her bir noktasına tatlı öpücüklerini sunarken dudaklarımın arasından çıkan kesik kesik nefesler yüzüne çarptı. "Bu kadar güzel olmak zorunda mısın?" Sözleri beni güldürdü.
Gülüşümü fırsat bilip dudaklarını hızla dudaklarımın üzerine kapattı. İstem dışı gelişen bir şekilde sırtım yataktan havalandı ve bir yay gibi gerildi. Fırsattan istifade elini sırtıma götürüp göğüslerimizin birbirine yapışmasını sağladı. Onun kalbi benim boş kalan sağ yanımda, benim kalbim onun boş kalan sağ yanındaydı ve neden bilmiyorum ama bu hisse bayılıyorum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Boşluk
FanfictionBir kırık gençlik hikayesi.. Uzaydaki Ali'ye, koca gözlü Selin'e selam olsun.. -bir başka AlSel hikayesi.