BENİMLE GECE HAYATINA VAR MISIN?

68 8 2
                                        

Multi medya: Ada

Gözlerimi Alp'in beni dürtmesiyle aralamaya çalışırken pencereden gözüme vuran güneş ışığı işimi zorlaştırıyordu. Ellerimi gözlerimin önüne siper ederek oturur pozisyona geçtim. Alp "Bugün okula gidecek misin?" diye sorana kadar okulun var olduğunu unutmuştum bile. Sorusunu "Bilmiyorum." olarak yanıtladım. Ayağa kalkıp çantamı aradım. Ardından Alp'e dönerek "Çantam nerede?!" diye sordum. Sesim sert ve soğuktu. O çantada silah vardı ve o silahı kimsenin görmemesi gerekiyordu.

Yaptıklarım gözümün önünden geçerken göz yaşlarımın akmaması için çabalıyordum. Alp "Orada." dedi kapının arkasındaki askılığı işaret ederek. Derin bir nefes alıp Alp'e "Ben gidiyorum." dedim. Alp anlamamışçasına gözlerime bakarken "Nereye?" diye sordu. Bişey demek istemiyordum ve demeyecektim çünkü zorunda değildim. Çantamı omzuma alıp kapıdan dışarı çıktım. Alp'in arkamdan haykırışlarını duyabiliyordum ama umrumda değildi. Hiç bir zaman gereksiz insanlar benim umrumda olmazdı.

Motorum toplanma alanındaydı. Önce oradan motorumu almam gerekiyordu. Hızlı adımlarla toplanma alanına vardım. Motorumu aradım fakat yoktu. O zaman depodaydı. Şimdi ise deponun yolunı tutmuştum.

Belki buralardan gitmeliydim. Ya da kalıp kendi canımı yakmaya devam edebilirdim. Ama ya Sepultura kısa zamanda büyük bir sırdaşım olmuştu ve onu öylece bırakıp gidemezdim. Ya yeni öğrendiğim ama bir zamanlar terk ettiğim kardeşim. Ona kendimi affettirmeliydim. Ama o kadar acımasızki onu durdurabileceğimi sanmıyordum. Benim yüzümden katil olmuştu. Yaşamak için kendini pis işlere bulaştırmıştı ve hepsi benim suçumdu!..

¿?¿?¿?¿?¿?¿?¿?

Depoya geldiğimde depo kilitli değildi ve içerde çeteden bir kaç kişi vardı. Onlara iyi olduğumu sanmaları için küçük bir gülümsemeyle selam verdim. Motorumu alıp depodan çıktım. Bir süre motorumun üstünde nereye gideceğimi düşündüm. Ama gidecek bir yerim yoktu. Sahile gidip Sepultura'yı beklesem iyi olacaktı.

Sahile inip Sepultura'yı beklemeye başladım. Ama beni ele geçiren, beynimde dans eden düşüncelerimden uzaklaşamıyordum. Beni sıkıca sarıp her şeyi yüzüme vuruyorlardı ve bu bana acı vermekten başka bir şey yapmıyordu. Babamın her yerde beni deli gibi aradığından emindim. Ama beni bulması en son isteyeceğim şey olurdu.

Arkamdan gelen gülüşme sesleri dikkatimi dağıttı. Arkamı döndüğümde bana gülen Ceren ve Cerenin grubuydu. Kaşlarımı çatıp önüme döndüm. Ama onlar yanıma gelip benimle dalga geçmeye başladılar Ceren saçımı tutup yukarı çekince mecburen ayağa kalktım. "Ezik yanlız kalmışşşş." deyip küçük bir kahkaha attı. Sinirlerimi bozuyordu. Ve arkadaşlarınında Ceren'nin kahkasına katılması sinirlerimin daha çok gerilmesine neden oluyordu. Ceren'in karnına sert bir tekme atıp kahkasıyla birlikte yere yapışmasını sağladım. Ceren yerde karnını tutup kıvranırken hızlı bir şekilde arkamı dönüp kerem, aslı , ebru , sıla'ya baktım.

Ebru son hızla Ceren'in yanına koşarken diğerleri üstüme gelmeye başladı. Sıla ani bi hareketle yumruk atmayı denerken elini sıkıca kavrayıp çevirdim. Sila inleyerek dönerken sırtına sert bi tekme attım ve tekmemle yere yığıldı. Daha sonra kerem üstüme gelmeye başladı. O sırada kerem'in üstüne atlayacaktım ki Ceren kollarımı arkada bağladı. Ebru ise saçımı eline doladı ve yapacaklarımı kısıtladı. Ardından sıla yerden kalkıp karnıma sert bir tekme attı. Öne eğilmeyi denedim ama saçlarımı diplerinde bir kaç telimin kopmasından başka bir şey olmadı. Ceren dizimin arkasına küçük bir tekme atıp dizlerimin üstüne çökmemi sağladı.  Ardından Ebru her zaman yaptığı gibi "Ezik çantanı karıştırmamı ister misin?" diye sordu. O sırada gözlerim fal taşı gibi açıldı. Eyer çantamı açarsa silahı görürdü.

pitbullBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin