YARIŞ

77 9 0
                                        

Yeni karaktere merhaba deyinnn.. :)

yeni karakter: deniz kumsal
  kumral saçlı, kahverengi gözlü zayıf ve şeker bir kız. huyunu ve nasıl biri olduğunu bölümerde anlayacaksınız ;)...

¿?¿?¿?¿?¿?¿?¿?

İlk defa gözlerimi güneşin ışıklarıyla açıyordum. Çünkü dün alarmımı parçalamıştım ve beni erkenden yatağımdan edecek bir alarm yoktu. Alarm yoksa saate bakmakta yoktu. Yani şimdi sıcak yatağımdan kalkıp taaaa oradaki çalışma masamdaki telefonuma gidecektim. Bugün kesinlikle alarm alacağım.

Yataktan isteksizce kalkıp bugün neler yapabileceğimi düşünürken lavoboya ilerledim. Ilık bir duş için çeşmeyi açıp suyun altına girdim. Güzelce yıkandıktan ve mis gibi çikolata koktuktan sonra banyodan çıktım. Bugün bir değişiklik yapasım yoktu. O yüzden altıma siyah kot şortumu, üstümede siyah yarım kollu tişörtümü giydim. Çalışma masama gidip telefonumu elime aldım saati görmemle gözlerimin yuvalarından çıkacak gibi olması bir olmuştu.

Saat şu anda biri yirmi sekiz geçiyordu. "Yuh kızım uyu dedikte uyanma demedik yani. Bune lan kış uykusuna yatan ayı gibi uyumuşsun. Hem zaten canım sıkılıyordu. Biraz eylenelim." iç sesim hem beni azarlayıp hemde ne istediğini söyledikten sonra ona abartılı bir göz devirdim. Odamdan çıkıp televziyonun karşısındaki koltuğa yığılı bir Ceren ile karşılaştım. Ceren'in annesi de tekli koltukta oturup bacak bacak üstüne atmış telefonu ile bir şeyler yapıyordu. Babamsa yoktu. Ne nasıl yoktu? Nerede benim babam -üvey babam-.

Ceren beni fark ettiğinde kaşlarını çattı. Ceren Annesine kaş göz işareti yapınca üvey annem ayağa kalkıp karşıma geçti. Ceren ise sırıtmaya başlamıştı. Cerene bakmayı vaz geçip üvey anneme baktım. Tam mutfağa su içmeye gidiyordum ki sümsüğün annesi kolumu tuttu. "Nereye gidiyorsun besleme?" diyen üvey anneme kaşlarımı çatarak bakmaya başladım. Kolumu sertçe çektirip. "Su içmeye!" dedim. Üvey annem alaycı bir sırıtmayla "Bak canım! Dün Cerene bağırmış ve onu itmişsin! Ayrıca elalemin erkekleriyle oynaşıyormussun. Biz seni bu aileye adımızı çıkar diye almadık. Şimdi defol git bu evden ve birdaha da gelme!" dedi. Sinirlerim iyice gerilmişti. Nedediğinin farkındamı bu kadın! Sümsük kızı yine doldurmuştu.
Kadına iğrenmişçesine bakarken "Sen nedediğinin farkındamısın? Kızın olacak sümsüğe az bile yapmışım! Ayrıca benim kimseyle oynaştığım yok. Sence önce bi kendi kızına bak!" dedim.  "Aferim kızanıma, hiç acıma al onca senenin intika..." iç sesim lafını bitiremeden yüzüme sert bi tokat yemiştim. "Ne dediğine dikkat et besleme!" diyen üvey anneme göz devirip evden kapı kırılacak kadar sert çarparak çıktım. Bir an endişeyle arkamı dönüp kapı kırıldımı diye baktım. Kırılmamıştı.

Evden dışarı çıktım ama şimdi ne yapacaktım. Çeteden biriyle takılsam nasıl olurdu? Hayır olmazdı. En iyisi kendi yanlızlığımla baş başa sakin bi yerde oturmaktı. Ama dur bi dakika benim motorum nerede? "Kızım gece motorları depoya götürdüklerini söylememişmiydi. Hani herkesin evinin önünden topluyorlardı motorları." diyen iç sesime teşekkür ettim o zaman Önce depoya gidip motorumu almam gerekiyordu. Bir daha eve uğramayacağım için şimdi eve girip odamdan dün verilen yarış kıyafetlerimi aldım. Siyah çantama koydum. Küçük bi kutuda param vardı onuda çantama attım. Bi kaç yedek kıyafet koyup telefonumuda aldım.  Saçımı tarayıp düzgün bi at kuyruğu yaptım. Tekrar evden çıkıp depoya doğru yürümeye başladım.

¿?¿?¿?¿?¿?¿?¿?

Depoya geldiğimde içerde tek kas yığını vardı. Başımla selam verip motoruma ilerledim. Anahtarları üzerindeydi. Motoru çalıştırıp tam gaza köklenecektim ki kas yığını - Alp-
"Nereye gidiyorsun, bende geleyim mi?" dedi. Hayır anlamında başımı salladım. Sinirlerim gergindi ve etrafımdakileri kırmaktan korkuyordum. Gaza basıp depodan çıktım. Nedense motorum her depoya girdiğinde yakıtı fulleniyordu. Tabi buda işime geliyordu.

pitbullBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin