₩ AYÜR ₩

1.4K 89 69
                                        

Merhaba arkadaşlar şimdi bu birden yazılmış birşeydir ve bunu   @romankokankedi 'ye armağan ediyorum.

Size bir sır, bu bilinç altımdan çalışmıştır. Kısaca rüyamda gördüm.  Ve billdip'e uyarladım. Ben Bill yerine olandım. (◆)bu işarete kadar olan kısım rüya diğeri olay akışıdır. Umarım beğenirsiniz. Ve devamı olmayacak.


Peşimdeydiler..

çok hızlı bir şekilde kaçmam gerekiyordu. Bu yolda iki orman vardı ve ben ahır olan ormana daldım. Yaptığım yanlıştı. Arkamdakileri kontrol etmek adına anlık durup baktım. Asker desenli arabalarından inmiş, silahlı askerler. Dört kişilerdi. Silahları ise, beni-bizi öldürecek kadar kuvvetliydi. Biri beni gösterince elimdeki gelişmiş teknoloji telefona baktım. Bu telefon bizde vardı. Böylelikle diğerinin yerini gayet net bir şekilde bulabiliyorduk. Telefonun tek bir düğmesi vardı. (Samsung S3 mini gibi ama daha büyük ve ekran sadece mavi gösteriyor.) Tekrar koşmaya başladım. Görünmez olmam gerekiyordu ve bu ağaçlar beni saklardı. Ama telefon saklamazdı. Ağaçların arasından hızlıca kaçıyordum.  Sağa gidiyordum, düz koşup tekrar sağa, sola, düz , sağ  ve sol, sol... en son onları atladığımı düşünürken, akşam olmadan bu Ormandan çıkmam gerektiğini düşünüyordum. Bu orman tehlikeliydi. Ben diğer ormanda yaşıyordum.

"Vampir orada! Seni lanet kan emici!"

"Yakalayın onu!"

"Öldürün şerefsizi! "

Şimdi sıçtım! Önüme bir asker çıktı. Nereden fırladıysa. Kaçmalıydım. Etraftaki ışığın az biraz azaldığını hissedebiliyorum.

"Lütfen bırakın da gideyim! Hem bu orman tehlikeli, buradan acele edip gitmemiz gerek!" Ama askerler çok sinir insanlardı. Askerlerden nefret ediyorum. Önümdekine çok da ölümcül olmayacak şekilde saldırdım. Dişlerim kolunda koca bir et parçası koparırken, asker çığlık atarak yere düştü. Üzgünüm askercik ama buradan gitmem gerek. Küçük kız beni bekliyor...

"Seni lanet olası! Efendim! Yaralımız var!" Bazen olacak şeylere biz malî olamayız. Ben bu olayı ikinci defa yaşıyorum. Kim baştan başlat düğmesine bastı ki!?

"Yakalayın şu yaratığı! "İçlerinden en soğuk olanı buydu. Ve tabiki bunların üstü de bu.. ah, tekrar kaçmam gerek. Hızla ağaçların arasına daldım. Buradan kurtulmalıyım! Elimdeki telefon tekrar ötünce;

"Buradan, acele edin!" Lanet, lanet, lanet.. nasıl kurtulacağım ki? Ölmek mi, hayır... ben daha diğer vampirlerden oldukça gencim. Sadece birkaç bin yaşında olmalıyım. Telefonun alanından çıktığım an, rahat bir nefes aldım. En azından şimdi beni fark edemezler. Yanımdan geçen iki kişi... biri komutan dedikleri soğuk adam. Diğeri ise çaylak olduğu belli, korkulu ve o kadar da korkusuz bir genç. Diğeri yerde- ısırdığım yerde debelenen adama ise başka bir adam bakıyordu. Elindeki silah hazır ol' derecesine kucağındaydı. Ve keskin bakıyordu. Telefonun üst kısmı açıldı. Hayır...

"Nereye kayboldu bu?" Çaylağın sesi kulaklarıma ulaşınca telefon yerimi üst kısmı açınca gösterdi. Sarı büyük ışık yanıp Sönerken, bütün küfürlerimi etmiş bulunuyorum.
"Orada kal vampir!"soğuk adam bunu deyince titredim. Tabiki burada kalmayacağım! Tekrar koşmaya ve ağaçlarda manevra yapmaya başladım. Hissedebiliyorum. Güneş gidiyor..

"Dur!"sanki dururum da! Beni bile dinlemeyen askerleri kurtarmak mı?  Kalsın! Zaten güneşin batacağını bilmek beni oldukça korkutuyor! Elime telefonu alıp tek tuşuna oldukça uzun bir süre bastım. Telefon ekranı kapkara olunca durdum. Iki asker de yanımdan gectiler. Nefesimi nasıl da tutuyorum! Yavaşça geriledim. Ayağım yerdeki uzun çimenlerde ses yapınca ikisi de arkasını döndü. Ben de hâliyle panik yaptım ve yakındaki bir ağaca koştum. Bu Avcılar da tazı gibi maaaşaaaalllahhh! !!!!

Billdip Oneshot? Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin