Eski bir hikaye ve son.

1.1K 55 27
                                        

Bir hikaye varmış.

Bir şekilde başlayan bir hikaye bu. Ve devam etmiş. Ne inatçı ama... hikaye şöyle başlıyor..






Çok ama çok önceden; bir melek varmış. Bu melek yeryüzüne ineceği sırada arkasından gelen biri onun kanatlarını keskin bir Kılıçla kesmiş. Böylece, düşen melek, izinsiz ayrıldığı- kurallara aykırı davrandığı- için melek olmaktan çıkarılmış.


Uzun süre yeryüzünde kalan düşmüş melek, şeytanların en güçlüsü ve en kötüsü olmuş. Ama bu durumdan memnun olmayan tanrı, şeytanın kalbini cehennemde hemen ölecek bir kırmızı Gül'e çevirmiş. Sıcak o kadar boğucuymuş ki, çiçek bayılmaya başlamış. Hemen oradan ayrılmak zorundaymış, şeytanın. Ve öyle de yapmış.


Şansına yeryüzü kış ayındaymış.  Şeytan, soğuğa dayanamazmış bu yüzden yer yüzüne çıkmıyormuş.

Vücut ısısı hızla düşerken, ateşi de sönmeye başlamış. Çiçek bu sefer soğuk olduğu için ölmeye devam ediyormuş.

Her iki şekilde de ölecek bir çiçek.

Oradan geçen biri varmış. O gün oldukça hasar alan bir ezik. Yavaşça yaklaşmış kırık Kanatlı, artık rengi kırmızıdan,  turuncumsu pembeye dönen şeytana.


Şeytan gördüğü kişiye çiçeği uzatmış. İnsan çiçeği eline alır almaz, şeytan yere yığılmış. Ve gülün, kırmızı yaprağı yere düşmüş.

Insan ne olduğuna anlam verememiş ve gülün kanadığını fark etmiş. O zaman bir şeyler anlamış ve gülü kalbinin orasına, soğuktan korumak üzere kazağının içine sokmuş. Çiçek çok kötüymüş ama.


Genç eğilmiş ve elini şeytanın sapsarı saçlarına geçirmiş. Omzundaki kesik olan kanat izlerini görmüş. Şeytan olduğunu anlamış. Bir şeytan ona gül vermişti. Ağlayan ve ölen gül.

Kim, neden bir şeytanın  kalbi olan çiçeğe bakardı ki?

..

O olaydan günler, aylar ve hatta yıllar geçmiş.

Bir ilkbahar sabahında, genç oğlan bahçeye çıkmış ve evin etrafında açmış olan binlerce çiçeği sulamaya başlamış. Ne zaman çiçek görse, aklına o eski anı geliyordu.

Genç sulamayı bitirince yavaşça çimlerin üstüne oturdu. Sıcak bir gündü. Alnındaki terleri sildi ve gülümsedi. Çiçekler, oldukça parlak renklerle bezenmişti. Genç istem dışı elini kalbine götürdü ve birkaç dakika orada tuttu.

"İşin hâlâ bitmedi mi?" diye bir ses geldi içeriden. Genç aklına gelmiş gibi hızla ayaklandı ve içeri girdi. Karşısında duran kıpkırmızı olan adama baktı. Ve simsiyah kanatlarına.

"Buraya gelmemeliydin." Dedi genç. Ama Şeytan bunu umursamadı. Gence yaklaştı ama ona dokunmadı. Vücudu gereği çok sıcaktı.

"Ama geldim. Seni ve kalbimi görmek için." Genç iç çekti ve gidip perdeleri kapattı. Görülmek istemiyordu. Tişörtünü çıkardı ve şeytanın önünde durdu.

"Kalbim atıyor mu?" Dedi şeytan. Gözleri ile gencin sol yanında duran kırmızı Gül dövmesine bakarak.

"Atan kalbimle birleştiğinden beri, durmadan atıyor." Diye cevap verdi genç. Eskiyi hatırladı yine.

(Geçmişte, o gün..)

Ölmek üzere olan şeytanın üstüne montunu örtmüş,  onu sıcak tutmak için elinden geleni yapmıştı. Ocağın içine bile atmıştı resmen ve o zaman kendine gelmiş, "soğuk." Demişti.

Billdip Oneshot? Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin