Benim icin önemli bir gündü,Semra hanımı kendime yakın hissetmem,ona yakın oluşum sadece ikimizin hayatındaki kayıp insanlardı.
O kızını arıyor ben ailemi...
Sabah saat onda başlayacak olan dava icin Semra hanımla bürodan adliyeye gittik.
Mahkeme salonuna girdiğimde her zamankinden daha çok emindim başarıyla bu salondan çıkacağıma.
Kocası;top sakallı,iri yarı,egolu bir adamdı.Uzaktan süzdüm iyice,Semra hanımın sevmediği kadar vardı.
Ukala konuşması,küçük dağları ben yarattım havası insanı kendinden soğutmaya yeterdi.Hic sevmediğim bir tipti.
İçimden iyiki Mert böyle değil umarımda değişmez diye geçirmiştim.
Dosyadaki Semra hanımın getirdiği ihanet resimlerini inceledi hakim bey.
Karar diye ayağa kalktığımızda kararın bizim tarafımızca olup karşımdaki adamın suratını görmeyi çok istiyordum.
Yıkılacak olan EGO'sunu merak ediyordum.
Çekişmeli boşanma davalarında hakim ihanet varsa ispat isteyecekti.
Elimizde kanıt olarak resimler olduğu icin emindim bu dava olumlu sonuçlanacaktı.
Hakim bey dosyaları ve kanıtları inceleyip;
"Türk medeni kanunu madde 170'e göre;
Davacı ;SEMRA YILDIZ'ın
Davalı ;MAHMUT YILDIZ'dan
Aile birliğinin bozulması,incelenen dosyada ihanet ve şiddetli geçimsizlik ispat edilmiş olup şahısların medeni birlikteliklerinin son bulmasına karar verilmiştir.
Bu kararı duyar duymaz Semra hanım Sevinçle gülümsedi.
Meydan okurcasına Mahmut beyin yüzüne baktı.
Bende sevinmiştim bu ilk başarılı olduğum davam değildi.
Mahmut bey öfkeyle yanında duran avukatına baktı.
Sanırım davanın böyle sonuçlanacağını hiç düşünmüyordu.
Salondan çıktık Semra hanım bana sarılıp;
"Beni kurtardın sana minnettarım Efsun hanım kabul ederseniz bunu kutlamak istiyorum ve öğlen yemeğine sizinle gitmek istiyorum." Dedi.
Ne diyeceğimi bilemedim.
Ama .. demeden " lütfen kırmayın beni gidip bir yemek yiyelim çok emek verdiniz bu dava icin biliyorum."
Deyince kabul etmek zorunda kaldım.
Birlikte bir avm'nin restoranına geçtik.
Siparişlerimizi verdik.
Kendimi soracağım sorudan alıkoyamadım.
"Semra hanım Mahmut beyi çok sevdiğinizi söylemiştiniz.Sevginiz tam olarak nasıl bitti özel olmazsa eğer ...?" Dedim.
Semra hanım yüzüme bakıp;
"Efsun hanım;sevgi güzel şey birini sevmek Harika sevilmek bulutların üzerinde gezmek gibi birşey... gelgelelim ki evlat daha ayrı bir şey.Ben bu adamdan evladımı benden kopardığı an soğudum.Sevgimden daha çok nefret oluştu içimde.O benim canımı aldı benden." Dedi.
"Haklısınız Semra hanım sizin adınıza sevindim.Yeni hayatınızda umarım mutlu olursunuz" dedim.
"İnşallah kızımı bulup,buralardan gitmek istiyorum.Kirli ellerin bizden uzak olmasını diliyorum " dedi.
"Peki kızınız baska bir ailede ise tıpkı benim gibi ise ve sizinle gelmeyi kabul etmezse ne olacak? " diye sordum.
Basını Öne eğip ;
"Doğru belkide birilerini ailesi biliyor bunu düşünmemiştim.Ama herseye razıyım onu büyüten aileden koparamam o durumda " dedi.
Yemeğimizi yedikten Sonra avm'nin önündeki durakta ayrıldık.
Belki de onu Birdaha göremeyecektim.
Oda bundan sanırım içtenlikle sarıldı bana.
Otobüse binip büroya geldim.
Dilan;
"Efsun hanım odanızda bir bayan var sizinle görüşmek istiyor" dedi.
Kimseyi beklemiyordum.
"Tamam " diyerek odaya girdim.
Arkası dönük,eşarplı bir bayan oturuyordu.
"Merhaba buyurun benimle görüşmek istemişsiniz " dediğimde ayağa kalkıp yüzüme baktı.
Yaşı altmış,altmış beş civarında,kısa boylu,senelerin yorgunluğu yüzünde çizgiler oluşturmuş bir bayandı.
Daha önce hiç görmediğim biriydi.
"Hosgeldiniz kızım ,kusura bakmayın ben randevu almadım sizle konuşmak istediğim bir konu var" dedi.
Montumu askıya asıp oturdum masama.
"Sizi dinliyorum buyurun,birşey içer misiniz ?" Dedim.
"Sağolun dışarıdaki hanım kız cay verdi içtim.Ben Çapa'dan emekli hemşire Ayşe..."
Kalbim çarpmıştı,belkide aradığım şey ayağıma gelmişti.
"Buyurun;" diyerek sözü Ayşe hanıma bıraktım.Pür dikkat ağzından çıkacak olan sözleri dinlemeye hazırdım.
"Kızım;ben nasıl başlayayım bilmiyorum.Seneler önce hastanede bir bebek Dünyaya gelmişti.O zamanlar ben gençtim,ebe hemşireydim.Senin anneni de tanıyorum.Sultan hanım tedavi oluyordu o zamanlar,"
Annen dediğinde biyolojik annem sanmıştım ama devam etti konuşmaya;
"Sonra baska bir bayan Doğum yaptı Kasım'ın 20'siydi dışarısı kar,kıyametti çok iyi hatırlıyorum.Sabahı hastaneden çıkarttılar.O hanımın kocası bana para verip anneye bebeğinin öldüğünü söylemem icin ısrar etti.Mecbur kabul ettim ve anneyi bebek öldü diyerek hastaneden çıkarttı kocası.O bebek sensin...seni de yurda verdi hastane şimdiki ailende Evlat edindi şartları uygun diye..."
Beynime şok verilmiş gibi hissediyordum.İlk defa hikayemi bilen birisi karşımda oturup bana Benim geçmişimi anlatıyordu.
"Annem kim?" Diye sordum.
Konuşmakta zorluk çekiyordum.Tüm bedenim kaskatı olmuş gibiydi.
"Annenin adı Semra'ydı kızım,seni yurttan öğrendim.İcimde hep vicdan azabı vardı.Yaşım ilerledikçe rahat uyuyamaz oldum.Babanın yaptığı teklife uyduğum icin pişmandım" dedi.
Semra der demez gözlerimden yas akmaya başladı.
Bugün biyolojik annemle birlikteydim o zaman,babam olacak adamdan da mahkeme salonunda bile soğumuştum.
İçim hiç ısınamamıştı ona karşı.
Ayse hanım ;
"Umarım iyi birşeye vesile olabilmişimdir kızım" diyerek odadan çıktı.
Herşey hayal gibi geliyordu bana.Kafamda gerçekleri ayrıştırmaya çalışıyordum.Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum.
Masadan kalktım dışarıya çıktım.Sadece yürüyordum kaldırımda nereye gittiğimi bilmiyordum.
Öğrenmiştim,hissettiğim seyler gerçekti ve şimdi kaçmak istiyordum.
Yürürken yanımda araba durdu kim olduğuna bile bakmadım.
Sadece sesi duydum.
"Efsun nereye gidiyorsun ?" Diye seslenilmisti.
Arkamı döndüğümde Mert'i gördüm.Mert seslenmişti ve ben ilk defa onu görmemiştim.
Koşup sarıldım.Hıçkıra hıçkıra ağladım.İcimde tuttuğum bütün gözyaşlarımı akıttım.
Mert sarılıp ; endişeli ses tonuyla,
"Sevgilim ne oldu? Neden ağlıyorsun anlat bana" dedi.
Sonra büroya yürüdük odasına girdik.
Dilan'dan su isteyip içirdi.
Anca kendime gelmiştim.
" Mert annem; annem Semra hanımmış,davadan Sonra bir kadın gelmiş benle konuşmak istemiş.Herseyi anlattı bana kadın hastaneden emekliymiş Benim doğduğum günü nasıl bırakıldığımı herşeyi anlattı.Ne yapacağımı bilmiyorum " diyerek ağlıyordum.
Mert basımı göğsüne bastırıp;
"İstediğin buydu buldun aileni ama emin misin bu kadının dediklerine? Üzülme ne olur dayanamıyorum." Dedi.
Onun şefkati,fedakarlığı herşeyden önemliydi benim icin;
Her zaman destekti bana ona minnettarlığım gün geçtikçe büyüyordu.
"Bilmiyorum Mert;evet öğrenmek istedim.Arastırdım ama beklemediğim bir anda öğrenmek ve gerçek annemle bugün birlikte olmamız dokundu bana..." dedim.
"Seni eve götürmemi ister misin? Efsun."
Diye sordu.
"Gidelim annemle babamla da konuşmak istiyorum." Dedim.
Eve geldiğimizde kızarmış göz altlarımı görünce annem telaşla;
"Ne oldu sana böyle kızım,herşeyim niye ağladın sen ?" Diyerek yanımda duran Mert'e baktı.
Sanırım onunla ilgili birşey sanıp bir açıklama bekledi Mert'ten.
Mert de ;
"Anne kötü birşey Yok efsun kendini bırakan ailesini öğrenmiş bugün "
Dediğinde annem koltuğa yığıldı.
Eline göğsüne bastırıp;
" nasıl öğrendin ?" Diye bana baktı.
"Herşeyi anlatacağım anne." Deyip yanına oturdum.
Ve baştan herşeyi anlattım.Az çok Semra hanımdan bahsetmiştim aileme biliyorlardı.
"Bugün hastaneden emekli bir hemşire geldi anne,adı Ayse seni ve babamı biliyormuş o dönemden,belki sende biliyorsundur onu.İste o bana gerçek babamın para teklif edip anneme beni öldü bildirip hastaneden çıkarttığını anlattı,gerçek annem Semra hanımmış anne inanabiliyor Musun? Hislerim yanıltmadı beni annem oymuş" dedim.
Annem ağlayarak;
" ne olacak peki Semra hanıma diyecek misin herşeyi ?" Diye sordu.
İste bunu bende bilmiyordum.Oysa oda beni kaybolan kızını arıyordu.
"Bilmiyorum anne..." dedim.
"Bilmek onunda hakkı Efsun bence anlatmalısın." Dedi Mert.
Haklıydı bilmesi en doğru olandı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
FISILDA
Teen FictionHikaye;İstanbul'da,kendi halinde bir ailenin yanında yaşayan genç kızın; Evlatlık olduğunu öğrenmesiyle Başlıyor... Anladım ki her kalp bir gün kırılıyor. Takı ana rahminden çıkıp büyüdüğü yıllara kadar. Küçük bir çocuğun en sevdiği oyuncağı elinde...
