X

312 37 82
                                        

Dalgalarında ölmüş denizcilerin sırlarını fısıldayan bir deniz kenarındayım. Gökyüzü içimde tuttuğum yas için grilerine bürünmüş, ağlamamak için aldığım derin nefeslerle zamanlı rüzgar uğulduyor kulaklarımda. Ne için yas tuttuğumu bilmiyorum; belki kayalıkların arkasında son nefesini vermiş martı içindir, belki de soğuktan titreyerek bir kırıntı yemek için çöpleri karıştıran siyah, cılız kediye...
Bilmiyordum. Bilmemekten çok... hatırlayamıyordum.

"Korkuyorsun, biliyorum."

Arkamdan gelen tanıdık sesle çıplak ayaklarımı kumda çevirerek geriyr döndüm. Undyne, üzerine siyah atlet ve kot pantolon giymiş, yüzünde ilk tanıştığımızdan daha rahat ama endişeli bir ifade vardı. Bulutların arkası da saklanmış güneş gibi sarı gözlerindeki hüznü fark ettiğim anda rüzgar daha sert esmeye başlamıştı sanki. Bana doğru yaklaşıp, elini omzuma koydu. Parmakları her ne kadar sıkı olsa da vücudum hissedemeyeceğim kadar hissizleşnişti artık.

"Biz de korkuyoruz, Frisk. Yapabileceğimiz bir şey yok, bu sefer yok. Kendi başınasın."

Undyne'nın arkasında yan yana duran kişileri gördüğümde kim olduklarını daha iyi anlayabilmek için parmak ucuna basacaktım ki, Undyne'nın omzumdaki eli beni yerime bastırdı. Gözlerini benimkilere kitlediğinde içimdeki boşluk hissi yerini rahatsızlığa bırakmıştı.

"Daha değil, onları sonra göreceksin. Planlar değişti Frisk. Senin için kurduğum düzeni alt üst ettin."

Undyne'nın sesi gittikçe kalınlaşırken Karanlık'ın sesi olduğunu fark ettim bunun.

Rüyalarımı manipüle eden, pürüzsüz sesiyle tüylerimi diken diken eden kişinin sesiydi bu. Undyne'nın vücudu deforme olup, kumların içine doğru erirken martıların çığlığı bastırmıştı benimkisini. Bayılacağımı anladığım son saniyede karşımdaki "yasaklı" kişilere göz atmamla şaşkınlığın vücudumu kaplaması bir olmuştu.

abandoned memories | undertaleHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin