Multi :Baran
Müdür yanında bir çocukla girdiğinde çocuğa baktım. Onun gözleri mavi mı ya. Ben çocuğun gözlerine odaklanmistim ki yeşil ela gibi bir şey olduğunu farkedince bakışlarımi çektim. Ama çocuk bizim Ebruya bakıyor lan. İlk görüşte aşık mı oldu diye düşünürken bizim Ebruya baktığında o da çocuğa sinirli sinirli bakıyordu. Bunların aralarında ne geçti acaba diye düşünürken müdür konuştu.
"Bu arkadaşınız Demir artık bu sınıfta. "
Deyip sınıftan çıktı. Ta odandan bunu demeye mi geldin allasen.
Bizim hoca da"Tamam Demir oturabilirsin. "
Demir sınıfa şöyle bir göz gezdirdi. Oturcak yer arıyor herhalde. Bizim arkamiz boştu. Demir de boş sırayı görmüş olacak ki bizim tarafa doğru ilerlemeye başladı. Ben köşede oturuyordum. Köşeleri seviyorum. Her ne kadar bunun için Ebruyla kavga etsekte sonunda ben bir şekilde oturmayı başarıyorum.
Demir Ebru'nun arkasına oturdu. Ebru hiç takmayip derdi dinlemeye devam etti. Bir işler dönüyor ama çıkar kokusu.
Sonunda zil çaldığında hoca sınıftan çıktı. Arkasından Baran ve Merve de çıkınca ben de onların arkasından melul melul bakmakla yetindim.
Sonra bakışlarımi Ebruya çevirdim. Ayak bileğini ovaliyordu."Ebru hadi kalk revire gidelim. Bana da olanları hemen anlatıyorsun. "
Sadece başını sallamakta yetindi. Yüzünü buruşturup duruyordu. Acı çektiği belliydi. Koluna girdim ve ayağa kaldırdım. O sırada Demir de ayağa kalkıp
"Revire kadar seni tasiyim istersen "
Deyince Ebru da
"İstemez "
Deyip onu tersledi. Biz de yavaş yavaş ilerleyip sınıftan çıktık. Revir en alt kattaydi. Bizim sınıfta ikinci katta.
"İki kat inebilecek misin "
"İnerim ama çok acıyor"
"Nasıl oldu ayrıca Demirle aranda ne geçti senin"
"Aslı şu acimdan kurtulayım her şeyi anlaticam. "
"Tamam madem. "
Merdivenlere geldiğimizde Ebru bir an durakladı. Sonra inmeye başladı ama ayağını her yere koyduğunda yüzünü buruşturuyordu.
"İstersen seni sırtıma aliyim"
"Sen beni tasiyamazsin ki "
"Zaten şakaydı. "
Deyip güldüm. O da gulumseyip ve merdivenin sonuna geldik. Ama daha bir kat da inicez. Diğer merdivene yoneldigimizde merdivenden koşarak çıkan biri Ebru'nun omzuna çarptı. Ebru dengesini sağlayamayıp yere oturdu kaldı ben de az kalsın düşüyordum. Bize çarpan kişiye baktığımda bizden küçük olduğunu farkettim.
"Cok özür dilerim yanlışlıkla oldu. "
"Tamam sorun değil. "
Dediğimde tekrardan özür dileyip gitti. Ebru'nun ayağı iyice acımış olacak ki bu sefer acıyla inliyordu. Ben de hemen kolundan tutarak kaldırmaya çalıştım. O sırada yanımıza Demir geldi ve Ebruyu kucağına aldı.
"Napiyorsun ya indir beni sana gerek yok demedim mi indir beni hemen "
Ebru başladı konusmaya. Siz bunu bilmezsiniz bu konuşmaya başladı mı susturabilene aşk olsun.
Demir hiç oralı olmadan merdivenlerden inmeye başladı. Ben de mal gibi dikildigimi anlayınca arkalarından koşarak onlara yetiştim.
Ebru hala konuşuyor.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAVİŞ
Teen FictionPlatonik bir aşkiniz varsa napardınız. İmkansız olduğunu mu düşününürsünüz. Ama unutmayın imkansız diye bir şey yoktur.