G | 31

1.8K 75 127
                                    



|Pasaj yorumları mutlaka istiyorum.|
|Keyifli okumalar!|







-

Yan tarafta duran tekli koltuğun üzerindeki pantolonunu her ne kadar hızlı bir şekilde bacaklarına geçirmeye çalışsa da karın boşluğu ve omzuna yediği kurşunlar onun hareketlerini sınırlamaktan başka bir olanak sağlamıyordu. Kemerini sıktı; dün gece üzerine Ada'nın kanı dökülmüş ve bolca çamur sıçramış olan beyaz gömleğini dişlerini sıka sıka üzerine geçirip duvarlara tutunarak dışarı çıktı.

Koridorda bir hemşireyle hastanın dosyası ile ilgili konuşan Sinan, arkadaşı olan Kaptan'ın yattığı oda kapısının açılma sesini duyması ile kafasını oraya çevirmiş ve bıkkın bir nefes vermişti. Elindeki dosyayı kapatıp hemşireye verdi; genç kıza bir şey söylemeden, ayakta zor duran esmer tenli adamın yanına hızla ilerledi.

"Koluna takılı serumun daha yarım saati vardı Ömer. İstirahat etmen lazım. Haydi."

Kurşun sıkılmamış omzuna elini koyup onu çıktığı odanın kapısındaki içeri geri sokmaya çalışan Sinan'ın elini omzundan ayırdı ve yorgun siyah gözleriyle doktor arkadaşına bakıp, "Ada nerede ." Diye sordu. Düzensiz nefes alış verişleri ve vücuduna kurşun sıkılan bölgelerde acı hakimdi.

"Ada'yı düşünmenin sırası değil. O güvende. Ameliyattan birkaç saat önce çıkıp yoğun bakıma alındı."

Endişeli gözleriyle doktor arkadaşının gözlerine bakıp, "O nerede." Diye sordu tekrar genç Kaptan . Etraftan geçen insanlar esmer adamın bir oldukça kan bulaşmış çamurlu gömleğine, bir de yorgun ve endişe dolu yüzüne bakıp öyle geçiyorlardı.

Sinan, Ömer'in istediğini almadan bütün sınırları zorlayacağını bildiğinden; teslim olmuş bir halde, "Yan tarafta, narkozun etkisiyle hala uyuyor." Diye yanıt verdi buruk bir ses tonuyla. Kaptanın hızlı olmaya çalıştığı adımlarıyla Ada'nın kaldığı odaya yönelmesini durdurup; "Yoğun bakım ünitesine girmemelisin." Diyerek onu kolundan tuttu. Ona mahzun gözleriyle bakan adamı yan tarafa çekip; bekleme salonunda yan yana duran koltuklardan birine oturttu. Kendisi de hemen yan tarafındaki koltuğa kendini attı.

"Ada'nın şuana kadar uyanmış olması gerekiyordu Sinan." Esmer tenli genç adam, dünden beri gözyaşı dökmekten, etrafı kızarmış gözleri ile doktor arkadaşına baktı. Kalın; bir o kadar yorgun ve korkulu ses tonuyla, "Bir şey varsa söyle." Dedi. 'Ada'nın durumu kötü mü ?' Diye soramamıştı bile. Ağzından dökülemiyordu o kelimeler. Dili varmıyordu.

"Ada'ya ameliyattan önce verdiğimiz narkoz bitince yoğun bakımda yenisini vermek zorunda kaldık. Ada uyutuluyor ve birkaç gün boyunca uyutulmak durumunda." Ona korku ve bolca üzüntüyle bakan siyah kızarık gözlerin içine bakamadan, sıkıntılı bir nefes vererek konuşmaya devam etti Sinan.

"Vücuduna enjekte edilen güç onu çok zorluyor ve acılar içinde kıvranmasına neden oluyor. Birkaç gün boyunca damar yolundan ağrı kesici verilecek. İki gün süresince de uyutulacak ve vücudundaki yaraların geçmesi için kuvvetli merhemler sürülecek. Hem sağ, hem de sol ayağına sıkılan kurşunları çıkardık ama bir süreliğine geçici yürüme kaybı yaşayacak. Eğer biraz daha geç kalınmış olsaydı, durum sakatlığa hatta daha kötüye gidebilirdi. İki kaburga kemiği çatlak, bir tanesi kırık. Vücuduna enjekte edilen güç kaburga kemiklerinin zarar görmesine neden olmuş. Çekeceği acıdan dolayı hareket kısıtlılığı yaşayacakken; kaburga kemiğinin kırılmasıyla daha da zorlanacak. Canı yandığı için kaburga kemiği kısmını sargıyla saramayacağız ve bundan ötürü hareketlerinde dikkatli olması lazım. Eğer o makinenin altında biraz daha kalsaydı kırılan kaburga iç organlara kesinlikle zarar verecekmiş ama neyse ki sen son anda yetişmişsin. Defne Ada hapların ve acının etkisiyle hareketlerini kontrol edemeyecek kadar bilinçsiz olacak. Birkaç hafta sonra tamamen olmasa da acıları hafifleyip, yaraları da geçecek. Aynı zamanda yürüyebilecek. Bu gece aksi bir durumla karşılaşmadığımız sürece Ada'yı yarın taburcu edebiliriz. Ama bu süreç içinde senin de kendine iyi bakman lazım. Vücudundan üç kurşun çıkardık ve çok kan kaybetmişsin. Ara ara baş dönmelerin ve ağrıların olabilir. Ada'ya olan zaafını bildiğimden, şimdiden tekerlekli sandalye ayarladım. Dikişlerin daha çok yeni. Ada'yı çok gerekmedikçe kucağına alma. Karımı iyileştireceğim derken, dikişlerin patlarsa yanında bile olamazsın."

Girift Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin