G | 23

1.6K 76 130
                                    



|Pasaj yorumları mutlaka istiyorum.|
|Keyifli okumalar!|

-

Eylül 2013 , İstanbul.


Büyük kapıdan içeri giren araba ile bahçedeki birkaç çift göz siyah arabanın ağır ağır otoparka yaklaştığını izlemiş, sohbet yarıda kesilmişti. Bazı kızların gözleri sevinçle parlarken, erkeklerin bazıları ise kafasını başka yöne çevirmiş; görmemezlikten gelmişti.

Çünkü gelen Emir Rıza Bey'in oğlu, Ömer İplikçi'ydi.

Siyah arabadan inip kapıyı arkasından kapattı ve arabayı kilitleyip gözlüğünü çıkardı. Ekim sonları olmasına rağmen dışarıda yakıcı bir güneş vardı fakat bunaltıcı bir yaz sıcağı gibi değildi. Muhtemelen, kıştan önceki son sıcaklardı. Bu havalardan sonra kış, kendini iyiden iyiye gösterecekti.

Üniversitenin bahçesine serpiştirilmiş masaların etrafındaki insanlara göz gezdirip tanıdık simalar aradı ve birkaç saniye sonra bulduğunda, yüzündeki hafif tebessümle gölgeye bakan masaya doğru yürüdü.

"Günaydın." Genç adamın hafif yüksek tonda seslenmesi ile ona doğru dişlerini göstere göstere gülen Burçak, oturduğu sandalyeden zıplayarak ayağa kalktı ve esmer tenli adamın omuzlarına ellerini koyarak yamaklarından öptü. Ortamda bu denli kendini belli eden olay, masanın etrafında oturan arkadaş grubunun gözünden kaçmazken Eren; hafifçe boğazını temizleyip Burçak'ın Ömer'den ayrılmasını sağladı, ardından gülümseyerek söze girerken dostuyla el sıkışmayı ihmal etmedi. "Hoşgeldin Kaptan. Ne o, geç geldin ?"

Ömer, herkese tek tek başıyla selam verirken, "Zülal Sultan'ın sabah kahvaltısına yakalandım." Deyip gülümsedi.
Zülal İplikçi, annesiydi. Elli yaşlarına merdiven dayamış annesine içten bağlı, sevgi dolu, hiçbir sözünü iki etmeyen bir evlat olmuştu annesine karşı. Annesinin geçmiş şartlarda yaşadığı sıkıntılar, aile ve daha birçok mücadele ettiği sorunlar nedeniyle yüzünde yaşlılığa ait izlere sahip olan bu kadına, annesine büyük saygı duyuyor ve ona sıkıca bağlanıyordu. Annesi bir bakımdan, her şeyi demekti.

Eda, daha yeni aldığı karton bardaktaki kahveyi dudaklarına götürüp bir müddet içti ve karşı sandalyede oturan Eren'in, en yakın dostu Ömer'le muhabbet eden halini seyretti. Uzun zamandır süregelen bu dostlukları, her zaman herkesin gıpta ile baktığı bir dostluktu ve seviliyorlardı da. Ömer, zaten herkesin sevgisini kazanmış, iyi ve yakışıklı bir çocuktu fakat Eda'nın gönlünü çelen asıl kişi Eren olmuştu. Sarıya kayan saçları, çatık olmasına rağmen yüzüne sempatiklik katan kaşları, beyaz teni, diğer erkeklere göre kaslı olmayan fakat düz vücudu ile daha şirin, daha çekici geliyordu Eren ona karşı. Oldu olası kendisini güldürebilen insanlara yakınlık duymuştu Eda. Eren de onlardan biri olmuştu.

Masada dönen sohbet çaylar ve kahvelerle süslenip gülüşmelerle geçerken, kolundaki saate durmadan bakıp kapıya gözlerini dikti Ömer. Yan sandalyesinde oturan Burçak'ın elleri ara sıra omuzlarına konuyorken, masanın altındaki ayağı ile ritim tutmaya evham etti. Arkadaş gruplarına ne ara katıldığını bilmediği bu kızı çok sevmezdi. Yaranmaya çalışan halleri, ilginç tavırları, her ortamda kendini gösterme çabaları ile dışarıdan pek iyi gözükmese de, içinde iyi bir insanın var olduğunu düşünüyordu esmer tenli adam.

İnsanları kendi zihninde gruplandırmayı seven biriydi Ömer. İyiler bir tarafta, kötüler; iyilerden uzak, apayrı bir taraftaydı onun için. Kötü olduğunu hissettiği insana hiç yaklaşmaz, sevdiği ve iyi olarak kabul ettiği insanların yanında olmaktan mutluluk duyardı. Bugün akşam saat on sularında 25 yaşına girecek olan Kaptan, zengin ve oldukça servetli bir aileden gelmesine rağmen bunu asla dışarıya yansıtan, yansıtmaktan gurur duyan biri olmamıştı. Her gün basında olan ailesi ile pek birlikte yaşadığı olmadığı gibi, üçüncü sayfa magazinlerinde de yeri olmazdı. İhtişamı sevmezdi; onun için sade ve sakin bir yaşantı her zaman daha iyiydi. Giydiği giysiler, taktığı saatler ya da kullandığı şeyler göze batacak kadar büyük bir para taşımıyordu. Bir tek arabası lükstü. O da annesi Zülal Hanım'ın oğluna yirmi dördüncü yaş doğum günü hediyesiydi. Kabul etmek durumunda kalmıştı.

Girift Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin