G | 27

1.4K 84 87
                                    





Şarkı Adı / İlk ve Son Aşkım Sen Olacaksın .

|Pasaj yorumları mutlaka istiyorum.|
|Keyifli okumalar!|






-

Sağanak yağan yağmurun altında arabadan inip, kucağında taşıdığı karısıyla birlikte yakındaki tekneye ilerlemeye başladı çıplak ayaklarıyla. Ada'nın ince belini sıkı sıkı sarmış, sağanak yağmurla birlikle ıslamış dudaklarına yapışmıştı.

Geceyarısı kapkaranlık ve oldukça ıssız olan limanda, küçüklüklerinden itibaren onların kaderine şahit olan tekneye kucağındaki karısı ile adım attı ve Defne Ada'nın sırtını kapıya yaslayıp bedenine hafifçe baskı uyguladı. Dudakları bir an olsun durmak bilmiyor, her seferinde hasretle birbirini buluyordu.

Uğruna yirmi bir yılını verdiği kadını yatak odasına taşırken, her ikisi de konuşmuyordu. Dudakları, artık konuşma işlevini yitirmiş ve sadece öpüşmek için görevlendirilen bir organ haline gelmişti onlar için. Konuşansa bedenleriydi. Aylar sonra yeniden birbirine değen bedenleri, yaptıkları fiillerle konuşuyordu birbirlerine.

Kendisine nazaran daha fazla ıslanmış olan kocasının ıslak siyah saçlarına ellerini daldırdı ve onun kalın dudaklarını dudaklarında hissetmeye devam etti kızıl saçlı kadın. Başının döndüğünü, bedenindeki bütün gücün sadece dudaklarına ve ellerine verildiğini hissediyordu. Geri kalan tüm yerlerdeki işlevini yitirmişti. Ne ayakları adım atabilirdi, ne de Kaptan olmadan bedenini hareket ettirebilirdi. O olmadan hiçbir şey yapamazdı.

Kalçasının sert bir zemine değdiğini hissetti Ada. Uzun zaman sonra gözlerini ilk defa açtığında, Kaptanın uzun ve ıslamış kirpikleri ile karşılaştı. Fakat Kaptanı gözleri kapalıyken izlemesi birkaç saniye sürmüş, sanki adam izlendiğini anlamış gibi uzun kirpiklerini aynı Defne Ada gibi yavaş ve mayhoş bir tavırla aralamıştı.

Dudakları yavaşça birbirinin üzerinde kayıp ayrılırken, aralıklı kalan dudaklarının arasından sızan sıcak nefesleri birbirine karıştı ve aylar sonra ilk defa karşı karşıya geldiler aynı teknede. Aradaki tek fark birbirine bağlı olan geçmişlerini bilmeleri, ve bu geçmişten sonra yaşanan ayrılığın onları sanki mümkünmüş gibi daha da birbirine bağlamasıydı.

Konuşmak yerine küçük ellerini Kaptanın siyah ince kazağına getirip hafifçe yukarı kaldırdı Ada. Ömer'in gözlerinin içine bakan gözleri, bir an olsun oradan ayrılmıyordu.

Kollarındaki gücün Kaptanın kazağını çıkarmak için yeterli olamayacağını anladığında sevdiği adamın elleri devreye girdi ve karısının kazağın üzerindeki küçük ellerine ellerini koyup kendi kazağını yavaşça çıkardı. Siyah kazak yere atıldığında, avuç içlerindeki bembeyaz elleri dudaklarına götürdü ve ıslak dudaklarıyla karısının ellerini öptü.

Nemli ellerini tahta masaya oturttuğu karısının dizlerine koydu ve yavaşça elleri yukarı doğru kaymaya başladı. Elleri Ada'nın bacağından yukarı kaydıkça genç kadının elbise eteği de yukarı doğru çekiliyor; Ada'nın incecik kalan beyaz bacakları da gün yüzüne çıkıyordu.

Gözlerini Ada'nın gözlerinden bir an olsun ayırmadan elbise eteğini genç kadının kasıklarında topladı ve karısının küçük ellerini tek eliyle tutup ince kollarının havada asılı kalmasını sağladı Kaptan. Ada'nın sarı elbisesini bedeninden yavaşça ayırıp yere attı.

Karanlık odada, masanın üzerinde oturan kadının elleri yavaşça kocasının çıplak sırtına gitti. Gözleri yavaş yavaş karanlığa alıştı, O'nun siyah gözlerini daha net görmeye başladı. Aylarca rüyalarına giren yüz hatlarını bu defa aralarında birkaç santim olacak şekilde bu kadar yakından izlerken; genç Kaptanın yanağından ince bir yaşın, sanki saklanmak ister gibi siyah sakallarına döküldüğünü gördü. Esmer sırtındaki küçük eller, yavaş yavaş Kaptanın sağ yanağına doğru ilerledi ve baş parmağı ile Kaptanın gözyaşını naifçe sildi. Bu gözyaşı, geçmişte yaptığı büyük bir hatadan ve Defne Ada'ya yaşattığı büyük acıdan akıp gitmişti.

Girift Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin