Gitme

1.6K 37 2
                                        

Olamaz. Bu o olamaz. Karşımda duran kişi Su'ydu. Aniden ne yaptığımı bilmeyerek karşımda duran Su'ya sarıldım. O da bana karşılık verdi. Ama hemen ayrıldım. Çünkü biliyordum ki ona az daha sarsılırsam gidecekti. O bir buçuk ay önce ölmüştü. Bu sadece bir hayaldi. Bana yaklaşınca gerileyip bağırmaya başladım.

" Gelme. Gelme. Nolur orada dur. Bak biliyorum. Sen bir hayalsin ya da ben bir rüya görüyorum. Her defasında bu oluyor. Ben sana sarılıyorum ama sen gidiyorsun. Nolur gitme. Ya da ben de geleyim." Yere çökerek sayıklamaya başladım.

" Gitme. Gitme. Gitme. Nolur gitme. Gitme...... Gitme" Yanıma geldi ve bana sarıldı. Ben ondan ayrılmak istesemde bana daha sıkı sarıldı.

" Sakin ol. Bak buradayım. Gitmicem. Bundan sonra hep yanında olucam. Sana söz veriyorum. Hem bak sana sarıldım ama gitmedim. Gitmicem de."

" Söz mü?"

" Söz"

Su'dan

Onu böyle görünce kalbim sıkıştı. Ben ne ara bu adama bu kadar aşık olmuştum.

Kerem yere oturup sayıklamaya başlayınca ben de yanına çöküp ona sarıldım ve ona gitmeyeceğimi söyledim. En sonunda sakinleşince onu eve götürdüm. Ailem yaşadığımı biliyordu. Ben yanlarına gidememiştim ama Alper yanlarına gidip onlara her şeyi anlatmıştı. İlk başta ona da inanmamışlar. Hatta abim Alper'e kafa atmış. Alper en sonunda beni aradı. Ben de obalara durumu izah ettim. Yanlarına gidemediğimi ufak bir işimin olduğunu onu halledip yanlarına gideceğimi anlatınca bana inandılar.

Kerem'i eve götürüp koltuğa oturttum. Ben de yanına oturunca dizlerime yattı. Sesimi çıkarmadım. Dizimde ara sıra yatarken gitme diye sayıklıyordu. Ama ben ona her defasında gitmeyeceğimi söyledim. Dizlerimde ben onun yumuşacık saçlarıyla oynarken uyuya kaldı. Bunu düzene giren nefes alış verişlerinden anladım. Saat akşamın dokuzu olmuştu. Kerem'i kaldırıp yukarı odaya çıkardım. Odadan çıkacağım sırada Kerem konuşmaya başladı.

" Benle uyusana " Tamam anlamında kafamı salladım ve diğer yanına yattım.

Gece garip seslerle uyandım. Yan tarafımda yatan Kerem'e baktığımda titriyor ve sayıklıyordu. Hemen ateşine baktım. Hayır olamaz yanıyordu. Hemen Kerem'in telefonunu bulup Rüzgâr'ı aradım. Biraz bekledikten sonra telefon açıldı ve onu beklemeden aceleyle konuşmaya başladım.

" Rüzgâr ben Su. Evet ölmedim sadece öyle olmak zorundaydı. Kerem yanımda ama şuan Ateş'i var ve titriyor. Bana en son en olduğunu anlat. Soru sorma. Sonra ben detaylıca olanları anlatıcam."

" Yenge sen öldükten yani ölü numarası yapmaya başladığından beri yemek yemiyor. Arada sırada sinir krizleri geçiriyor hepsi benim yüzümden oldu koruyamadım diye. Ama geçen gün yemek yemediği için bayılmıştı. Belki yine ondandır. Doktoru alıp geleyim mi?"

" Tamam. Yok doktora ihtiyaç yok. Hem siz gelene kadar geç olabilir." Dedim ve telefonu yüzüne kapattım. Hemen mutfaktan sirkeli su yaptım ve bulduğum bezlerle yukarı çıktım. Kerem hala sayıklıyordu. Boncuk boncuk terlemişti.

Hemen onu kaldırarak banyoya götürdüm. Suyu açıp onu altına koydum ama ellerimi gögüsünde üşürmüş gibi birleştirince kıyamadım ben de yanına girip onunla beraber ıslandım. Aradan on dakika sonra Kerem'i banyodan çıkardım.

İlk AşkımBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin