Herşey Eskisi Gibi

739 23 0
                                        

Kerem'den

Uyandığımda etrafa baktığımda ilk başta fark etmesem de sonradan komidinin üstünde bir kağıt dikkatimi çekmişti. Uzanıp aldiğimda içimde kötü bir his vardı.

Alıp okumaya başladığımda bu hissin nedenini anladım. Ama beni bırakmış olamazdı değil mi? Oraya tekrar dönmemiştir.

Tabi dönmemiştir salak Kerem. Kıza türlü hakaretler edersen, odadan kovarsan tabi ki döner. Emin olmak için mektubu tekar okumaya başladım.

Sevdiğim. Sevgilim. Sevdam. Her şeyim. Kerem'im,

    Sevgilim. İlk başta kendini birilerine muhtaç hissettirdigim için özür dilerim. Biliyorum gitmemem lazımdı. Çünkü sana tekrar eski haline dönmende yardim edeceğim için söz verdim. Ama....

   Kerem beni affet. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ha sakın yanlış anlama. Senden gelecek her şeye razıyım ama. Yoruldum. Beni yoran hakaretlerin, bağırmaların veya beni kovman falan değil. Şu iki ayda yüzüme bakmaman, seni sevmedigimi düşünmen yordu beni.

Dur sen söylemeden ben söyleyeyim. Evet çok klişe olacak ama düşündüğüm gibi değil. Evet sen bu yazıları okurken ben uzakta olmayacağım. Sadece cezaevinde olacağım. Senin bu halde olmana sebep olan yere geri döneceğim. Bunu yapanları bulmasa da ben cezamı çekerim. Yani olmayan cezamı.

Ama en çok ta ne koyar biliyor musun? Salak Su tabi ki bilmiyor. Neyse. Senin beni bir kere bile ziyarete gelmeyecek olman. Belki de. Belki de beni zamanla unutup başka birine aşık olacaksın. Bunu söylemek canımı ne kadar da acıysa da gerçekler daha acı.

Ama unutma ki ben seni son nefesime kadar seveceğim. Sen başkasına sevgilim desen de ben hep sana sevgilim diyeceğim. Neyse. Ben artık gideyim dimi. Yolcu yolunda gerek. Ha bu arada unutmadan hatıra olsun diye bir fotoğraf aldım. Bari bırak o kalsın mutlu günlerimizden hatıra.

Seni hep sevecek olan SEVGİLİN.

Hemen ayaklanmak için atakta bulundum ama ilk başta sersemledim. Evet ilerleme kaydettim. Ayaklarımı hissediyorum ve adım atabiliyorum ama çok ve hızlı değil. Az ve yavaş.

Hemen hızlı adımlarla yan odaya gittim. Şu bu odada kalıyordu. İçeri girdiğimde gördüğüm şeyle kaşlarım çatıldı. Su'nun yatağında Rüzgâr yatıyordu. Rüzgâr'a bir kaç kere seslersem de duymadı.

" RÜZGÂR" Anıdan yatakta zıplayıp yere düştü. Sonra kendine gelmem istermiş gibi gözlerini etrafta gezdirdi. Konuşmasına fırsat vermeden soru yönelttim.

" Su nerde ve sen neden onun yatağında yatıyorsun?" Son sorduğum soruyla kasları çatıldı. Sınırlı bir hali vardı.

" Gece sen onu odadan kovunca sınır krizi geçirdi. Ben de onu sakinleştirip yatağa yatırınca bana ' benimle yatar mısın? Bir abiye ihtiyacım var' dedi. Ben de kabul edip yanına yattım. Sonra saçlarınla oyna falan deyince aklıma N-Nazlı geldi. Gözümden bir yaş düşünce bana ne olduğunu sordu. Ben de yok bir şey diyince dinlersem anlatırım dedi ama ben ona bağırdım. Sonra Nazlı'nın başına gelenleri anlatınca o da kız kardeşinin başına gelerek açıkladı. İşte sonra uyudu falan. Ha şu an da nerede bilmiyorum"

İlk AşkımBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin