Uyandı

690 19 0
                                        

Rüzgâr'dan

Hemen depoya gidip kapıyı açtım. Etrafa bakınınca yerde yatan Su'yu görünce hemen yanına koştum. Su'nun yanında bir telefon bir de not vardı.

Sonra okumak için telefonla beraber cebime koydum. Su'yu kucağıma aldım. Ne kadar üşümüşse bana daha çok sokuldu. Su'yu tekrar yere indirip üstümdeki az da olsa kalın gömleği çıkarıp Su'ya giydirdim.

Su'yu tekrar kucağıma alıp arabaya yatırdım. Hızla hastaneye sürdüğüm yerde Su sayıkladı. Sonra gözlerini yavaş yavaş açıp etrafına baktı.

" R-Rüzgâr"

" Su? Nasılsın? Seni çok merak ettim. Şimdi hastaneye gidiyoruz. Sonra sen bana her şeyi anlatıyorsun"

" H-hayır hastane olmaz. Kerem öğrenirse üzülür" Ah be kardeşim. Bu halinda bile Kerem'i düşünüyor.

" Ne demek hastane olmaz? Kaç saat kaldın orada haberin var mı?"

" En fazla üç buçuk saat kalmışımdır. E-eğer dört saatten uzun dursaydım şimdi burada değil morgda olurdum." Dediklerinde haklıydı aslında. Ama.

" Su. Geçen sefer yağmurun altında kaldığında doktor bir daha olmasın demişti."

" R-Rüzgâr ne olur? Kerem uyanır da doktorlara sorarsa kesin beni söylerler o da üzülür. Hem zaten bunun acısı sonra çıkar. Hadi Rüzgâr eve"

" Nasıl acısı sonra çıkar?"

" Yani hemen şimdi hasta olmam. Küçüklükten kalma bir şey. Kışın havalar soğuyunca karın ağrılarım başlar"

Cevap vermeden eve sürdüm. Eve vardığımızda Su biraz kendini toparlamıştı. Eve girdiğinde direk odaya gidip banyoya girdi.

Yarım saat sonra çıktığında yine siyahlar giydiğini gördüm ama bu sefer giydikleri büyüktü. Ah tabi ya. Kerem'in bunlar.

Su'dan

Rüzgar ile hastaneye geldiğimizde herkesin toplandığını gördük. Endişelenip hızla cama gittim. Uyanmıştı. Beni bırakmamıştı.

Hemen yanımda duran Rüzgâr'a sarıldım. O da bana karşılık verdi. Çok mutluydum. Odadan doktor çıkınca hemen yanına koştum.

" Doktor Kerem nasıl?"

" Su Hanım, Kerem bey iyi fakat kazada ayakları zedelenmiş. Bu sebeple belli bir süre yürüyemeye bilir. Ama tedaviyle en kısa zamanda eski haline döner." Söyledikleriyle sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.

Peki ya Kerem nasıl karşılayacak bu durumu. Rüzgâr'la beraber aynı anda birbirimize baktık. Sonra odadan Kerem çıkınca üzüntümü belli etmeden elini tutup odaya ilerlemesini sağladım.

Odaya girince Kerem ben hariç herkesin çıkmasını istedi. Herkes odadan çıkınca Kerem yatakta oturur pozisyona geldi beni de yatağa yanına çağırdı. Yatağa oturduğumda aniden bana sarılınca ilk başta şaşırdım. Ama sonra sarılışına karşılık verdim.

Kerem benden ayrılınca ellerimi tutup bir süre ellerimize baktı. O susunca ben de sustum. Sanki ben konuşursam Kerem kırılır düşüncesiyle söze ilk onun başlamasını istedim. Zaten de öyle oldu.

" Kaçmışsın" Buruk bir şekilde gülümsedim.

" Öyle oldu"

" Neden?" Dediğinde yerde duran bakışlarımı hızla gözlerine diktim.

" Ne neden?"

" Benim için kaçmaya değer miydi?" Hızla sarıldım. Gözümden akan yaşı gizledim. Başım boynunda konuşmaya başladım.

İlk AşkımBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin