İyi okumalar 🌼
---
Beş saat.
Jungkook'un para bırakıp gitmesinin üzerinden beş saat geçmişti. Yoongi'yi bir sevişmenin ortasında bırakıp gitmişti, ne sergilediği tavır ne de söylediği sözler büyük olanın aklından çıkıyordu.
Kafası bozuk bir plak gibi Jungkook'un sözlerini ve hareketlerini tekrarlıyordu kafasında.
Sinir krizi geçirmişti Yoongi ya da öyle birşey.
Bağıra çağıra odayı alt üst ettiğinde rahatlayamayacağını bildiği halde yapmıştı.
Gururu inmişti Jungkook'un yaptığı onur kırıcı birşeydi. Ve bu Yoongi'nin Jungkook konusunda ilk gurur incinişi değildi. Zaten kendisinden on yaş küçük birinin altına yatmak fazla gururuna dokunmuştu ilk zamanlarda. Şimdi o veledin birde para bırakıp gitmesi gururunu ayaklar altına almıştı.
Birde sarfettiği sözler vardı tabiki, 'Sürtüksün' demişti Jungkook ve Yoongi hayatı boyunca ilk defa duymuştu bu kelimeyi. Bunu ona kendinden on yaş küçük birinin söylemesi ise beyaz olanı çıldırtan bir diğer şeydi.
"Aptal velet birşey yaptığını sanıyor birkaç gün sonra yalvararak kapıma gelmezsen bende Kim Yoongi değilim."
Şu an sakindi. Küçük çaplı bir sinir krizinden sonra dağıttığı yerleri toparlayarak salonuna geçmişti.
Elindeki şarabı yudumlarken kapının açılıp kapanma sesini umursamamıştı.
"Ben geldim."
Yorgun olmasına rağmen gülümseyerek ve sesini neşeli tutmaya özen göstererek salona girmiş eşinin yanına oturmuştu.
Her zaman 'hoş geldin' duyardı bu dediğinden sonra ama bu sefer duymamıştı.
Dert etmemişti Namjoon, başını eşinin boynuna gömüp önce kokusunu içine iyice çekmiş ardından uzun bir öpücük bırakmıştı.
"Cennetim."
Başını kaldırıp ses etmeyen büyüğüne baktığında küçük bir gülümse görmüştü yüzünde. Sadece küçük bir gülümseme.
"İyi misin?"
Lanet etmişti içinden Yoongi Namjoon'un sezgilerinin güçlülüğüne.
"Farklı gibisin ayrıca ağladın mı? Gözlerinin beyazı kırmılaşmış bebeğim."
Tabiki ağlamıştı. Sinir krizi geçirirken ağlamamak kaçınılmazdı.
"Ağlamadım ve iyiyim yok birşeyim."
Kısaca söyledikten sonra elindeki şarabı tekrardan ağzına götürmüştü.
"Buna inanmamı mı bekliyorsun?"
"Birşey yok dedim Namjoon."
"Annenle mi kavga ettin veya Hoseok? Ağlamışsın Yoongi canını sıkan birşey de var."
Yoongi'nin bacağını okşarken diğer elini de yüzüne götürüp okşamıştı.
"Bana anlatabilirsin sevgilim."
"Yok birşey."
"Hayatı-"
"Yeter!"
Bağırarak sözünü kesmişti esmerin, sinirleri bozuktu Namjoon'a yalan ve bahane üretecek durumda değildi.
Namjoon'un sürekli ısrar etmesi delirtiyordu Yoongi'yi.
"Yeter Namjoon! Birşey yok dediysem yok demektir üstelemenin anlamı ne? Tanrı aşkına rahat bırak beni evliyiz diye her boka karışman mı gerekiyor?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Betrayal
FanfictionMin Yoongi, bu dünyada en çok sevilen ama hiç sevilmeyi haketmeyen bir adamdı. Min Yoongi, kendisini seven eşini aldatarak onun sevgisini kirleten ve onun sevgisini asla haketmeyen bir adamdı. Min Yoongi, kendisi için herşeyini feda eden genci de ha...
