Yasir Miy- Nefes
Ne yapacağım şimdi hiçbir fikrimi yok. Şuan tüm beyin hücrelerimi kullanıp öyle iyi bir yalan bulmam lazım ki asla anlamaması lazım. Aha buldum valla.
*Gerçekten o kadar inandırıcı olmuş mu?*
Bekle sen evren, beni rezil etmeye çalışıyorsun ama ben yemem tatlım.
*Denizhan’dan bir mesaj* tabi biraz bekleyip açtım anlaşılmasın. Cidden malım neyse.
*Pardon? Anlamadım* bu sefer salak gibi beklemedim hemen cevap verdim.
*Ben bu videoyu bir filimin seçmeleri için çektim onlara gidecekken telefon sağolsun beş altı kişiye birden atmış galiba telefonu değiştirmem gerekiyor her neyse. Onlardan biride sensin işte kusura bakma rahatsız ettim.*
Efsane yalan söylerim ama tabi sadece gerektiği yerde bu özelliğimi kullanıyorum.
*Denizhan’dan bir mesaj* tabiki beklemeyeceğim tepkisini çok merak ediyorum.
*Hmm anladım bende şey sandım... Neyse bence başarılı olmuş. Bu arada gitar çaldığını bilmiyordum güzel çalıyormuşsun. Bu arada hangi filim?*
Aha sıçtım neyse sakinim hemen çözüyoruz.
*Ya inanır mısın bende bilmiyorum ismini yani şöyle daha kesin karar verilmemiş. İki senarist bir türlü anlaşamıyorlarmış bu konuda.*
İyiyidi kabul edin.
*Anladım. Bu arada senin şuan derste olman gerekmiyor mu?”
*Bugün okulda tören gibi birşey varmış. Sen zaten biliyorsundur. Orda bir kız gelmemiş ve bu kız Çağan Şengül ile şarkı söyleyen kişi hocada söylenecek şarkıyı söyleyip çalan birini sordu sınıfa gelip bende biliyordum öyle el kaldırdım hoca beğendi falan öyle işte*
Çocuğa resmen Orhun kitabeleri gönderdim ya neyse.
*Vayy şuan gerçekten gittiğime çok üzüldüm. Orda olup seni dinlemek çok isterdim. Hatta herşeyden çok. Ama neyse ben gelince banada birşeyler söylersin demi?”
Kalbim vohooo kendine gel sakin ol. Aldın vitesi boşa yokuş aşağı gidiyorusun.
*Tabiki söylerim neyse benim gitmem lazım görüşürüz* kalp krizi aktif.
*Görüşürüz kendine iyi bak* cevap versemi acaba neyse böyle kalsın.
Gidecek ve yapacak hiç bir şey kalmayınca bende merdivenlere oturdum. Bir anda telefonum çaldı. Arayan kişi Gamzeydi. Onunla en son okul açılmadan önceki gün konuşmuştuk. O gün bugündür ne ben aradım ne o. Ben arayamam zaten siz beni biliyorsunuz.
“Alo”
“Oooooo hayırsız Zeynep Hanım siz hiç aramayınca telefonuda açmazsınız diyorudum.” Salak Gamze uğraşıyordu işte benle.
“Ya Gamze sen benim huyumu bilmiyor musun?”
“Tamam Tamam kuşum biliyorum. Bende seni hiç aramadım daha doğrusu arayamadığım. Ayy ama Zeynep olanları bir duy bir duy okulda kıyamet koptu. Taş üstünde taş kalmadı.” Gamze genelde her şeyi hep abartan biri olduğu için diyeceği şeyi çokta merak ettmedim yine kesin hiç yakıştırmadığı bir çift vardı okulda.
“Yine kimi yakıştırmıyorsunuz sayın aşk doktoru”
“Kızım bu seferki öyle bir şey değil. Mert varya 11-E deki hah işte onun bir sevgilisi vardı kızlada pek yakışıyorlardı valla . Hatırlıyor musun?” inan hatırlamamayı dilerdim Gamze.
“Yani biraz biraz ee.”
“ Bak şimdi bu ikisi Mert’in kuzenin evinde buluşmak için sözleşmişler. Ama kuzeninin bundan haberi yok. İşte Mert gidiyor. Bir bakıyor evde kuzeninin en yakın arkadaşları. Tabi hepsi üniversite okuyor bunların neyse. İşte sonra bir iki tanesi kız olan arkadaş grubundan. Bir kız kestiriyor Merti gözüne. Mutfakta kıstırıyor sonra bunlar öpüş kakış falan derken. Sevgilisinin verdiği yedek anahtarla eve giren masum kız aldığı abur cuburları bırakmak için mutfağa giriyor. Girmez olsun tabi kız bir ağlamış ki içli içli Mertte ona ağlamış. Sonra ertesi gün okulda herkesin önünde kızın ayaklarına kapandı çocuk bildiğin sere serpe yere uzandı. Her neyse kız tabi asla affetmiyor bununla kalsa iyi buda gidiyor başka okuldan olan en yakın erkek kankalarına söylüyor. Bunlar Merti hastanelik edene kadar dövüyorlar. Sonuç ikiside okuldan atıldı.” Hissizlik... Şaşırtıcı ama şuan içimde tek bir his kırıntısı bile yok. Hissi geçtim keşkem ya da iyikimde. Eskide olsa keşke bende orda olsaydım ayrıldıklarını görseydim veya Mert’in nasıl bir şerefsiz çıktığını görmek için keşke derdim. Ama hiçbirini demiyorum. Benim için bir anlam ifade etmiyor. Galiba Mert’in unutuluşu ve benim için kısa ama etkili bir süreçti. Sadece tek bir nokta içimde yutkunma isteği geldi. Tabi kız ağlamış içli içli Mert’e ona ağlamış. Her neyse artık gerçekten onu unutuğuma emindim ve benim için en önemlisi buydu.
“Ciddi misin? Vay be ee şimdi nolcak?”
Gamze sıkıntılı bir nefes verdi. “Valla inan bilmiyorum. Mert’in aileside o yurtta kaldığı için taşınmış herhalde oda onların yanına falan taşınır.”
“Nereye taşınmış ki ailesi?”
“ Valla inan bilmiyorum kuzum. Eee sen nasılsın ne yaptın alıştın mı okula? Hemen kanka yaptın demi unutun beni hayırsız.” Gamze ve olaylara tavrı beni gülmekten öldürecek raddeye getiriyordu. Ama bu sefer ucundan da olsa sanki azıcık haklıydı.
“Yani biliyorsun beni. Bir tane konuştuğum arkadaşım var oda kankam değil tabii. Hem ben senin üstüne gül koklayamam kuzum benim.”
“ Ee tabi benim gibisini bulamadın Elin Muğlalarında. Kim peki bu arkadaşın adı falan ne ?”
“Adı Denizhan aynı sınıftayız oda yurtta kalıyor falan öyle işte.” Gamze bir anda telefonun öbür ucundan ‘NEYY’ diye hönkürmeye başladı.
“ŞAKAA ŞAKAA AYY ALLAHIM YARABİİMMMM DUALARIM KABULL OLDU ŞÜKÜR SANA. AYYY KINANADA NE RENK GİYSEM ACABA. YARIN HEMEN DETOKSA GİRELİM. GELİNLİĞİ BALIK GİYMESEN ÖLÜMÜ GÖR.” Allahım dilimin kemiği kopsaydı da söylemeseydim. Hem zaten ben ne demeye Gamzeye söylüyorum ki sanki onu tanımıyorsun Zeynep.
“HOPHOP CİĞERİM HIZIN 180 DİKKAT ET VİRAJ VAR.”
“NE VİRAJI KIZIM AÇTIN BANA DUZ YOLU. Neyse tamam sakinim yobaz yobaz davranıp bir kızla bir erkek arkadaş olunca hemen sevgili damgası yapıştırmıyoruz. Dinliyorum” Gamze işte böyleydi. Yükseldiği anda kendi doğrularını bile unutuyordu.
“Ya kızım anlatılacak bir şey yok öyle tanıştık falan sonra öyle arkadaş olduk yani öyle abartılacak kadar büyük bir arkadaşlığımız yok.” Gamze pes etmiş olmalı ki en sonunda vazgeçti.
“Ay tamam tamam.” Tamamen aklımdan çıkmış olan ve şuan aklıma gelen şeyle resmen kendimden utandım buz arkadaştık hem de en yakın arkadaş ama ben bir kere bile Gamzeyi aramıştım kim bilir Ali ile neler olmuştu.
“Gamze gerçekten çok ama çok özür dilerim seni aramalıydım sen o haldeyken ... Çok utanıyorum şuan özür dilerim.” Bir anda aydınlanmanın vermiş olduğu etki ile bir anda yeniden yükselip özür dilemeye başladım. Genelde gerçekten uyandığımda böyle olurdu. Gamze galiba neyden bahsettiğimi anlamamıştı ki sesi titredi.
“Zeynep anlamadım ne oldu. Sakin ol anlat.”
“Gamze Aliyle o kadar şey oldu ben seni arayıp bir noldu diye bile sormadım bide dile kolay 3 yıllık ilişki. Ama gerçekten o kadar şeyden sonra aklımdan tamamem çıktı çok öz-“
“Zeynep bir sus be kızım. Böylesi daha iyi oldu benim için.” Bu kız herhalde ne dediğini bilmiyordu.
“ Nasıl kızım insan böyle zamanlarda en çok yanında onu anlayacak birini ısıtıyor kendimden biliyorum y-“
“Pardon pardon kendimden biliyorum derken. Zeynep sen neler saklıyorsun bende.”
Yalanlar, sırlar, duygular ne kadar gizlenirse gizlensin elbet dışarı çıkmaya mahkumlardır. Saklanan her duygu çok ağır yükler yapar zihinde. Ve zihinimiz en küçük aralıktan hemen yüklerini bırakırdı. Ama naparsın dünyanın kanaunu bu. O mum illa sönecek...
Herkese merhaba arkadaşlar. Eğer bölümü beğendiyseniz beğenip oy atmayı unutmayın. Kendinize dikkat edin. Sağlıkla kalın 💕🥰

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İhtimal |tamamlandı|
قصص عامةBir kız ve hayatını değiştiren bir karar ve bataklığa düşmüş hayaller... Bu bir kaçışın hikayesi düş kırıklarından ,karşılıksız sevgiden ve boş umutlardan kaçışın hikayesi... Bu güzel seven ama hep kaybeden bir adamın hikayesi... Bu sevilmeyenlerin...