Satır arası yorum bırakırsanız sevinirim, bir sonraki bölümü yazmak için daha çok motivasyonum oluyor🥺
༄
Jeongin, karşısında sözlerini dudaklarından dökmek istemeyen arkadaşına bir adım yaklaştı. Jisung da sonunda gözlerini Jeongin ile birleştirmişti.
"Jisung devam edebilir misin?"
Genç balıkçı yutkunmuş ardından karşısındaki çocuğu onaylamıştı.
"Dediğim gibi Felix buraya Hyunjin'in tayfası olmak için geldi. Felix'in dedesi, amcaları da denizci olduğundan bilgisi vardı. Denizci akrabaları onu kendi bilgileri doğrultusunda eğitmişti. Hyunjin'i de denizci akrabaları sayesinde tanıyordu ve ilk gördüğünden beri onunla çalışmayı kafasına takmıştı ama buraya geldiğinde isler pek istediği gibi gitmedi."
Jisung nefeslenmiş, kapıya bakıp gelen giden olmadığından emin olduktan sonra devam etmişti.
"Hyunjin onu reddetti. Çünkü yanına alacağı tayfanın 0 bilgiye sahip olmasını istiyordu. Buna ne denir bilmiyorum ama Hyunjin yanına alacağı tayfanın boş bir defter gibi olmasını istiyor, tamamiyle kendi bilgileri kendi doğruları ile eğitmek istiyor. Bu yüzden Felix'i kibarca Seungmin'e yönlendirdi. Felix buraya onun için gelmişti idolü olarak gördüğü kişi onu geri çevirince sevgisi de böyle bir şeye dönüştü haliyle."
Jeongin, kollarını önünde bağlamış ardından sırtını duvara yaslamıştı. Muhtemelen buraya gelme zamanları yakındı, kendisinden daha beceriksiz birini Hyunjin'in tayfası olarak alması onun da sinirini bozuyordur diye düşünmüştü genç tayfa.
"Jisung, o zaman Felix benden de nefret etmiyor mudur?"
Jisung, Jeongin'in daha fazla soru sormamasını umuyordu lâkin tayfanın bu işi bırakmayacağı belliydi. Jeongin'e ben bir zigon sehpayım sorularına cevap veremem demek istese de bu isteğini içine gömmüş ve son soru olacağını umarak yanıtlamıştı.
"Sanmıyorum."
"Ama neden etmesin ki ben olsam benden nefret ederdim."
Jisung yanaklarını nefesi ile doldurmuş ve dışarı vermişti bırakmıştı. Minho'nun akşam yemeği için bir türlü çağırmayacağını anlayınca kendisi adımlamaya başlamıştı dar koridora doğru.
"Lütfen daha fazla beni sorgulama, eğer aranızda kavga çıkarsa benim yüzümden çıkmış olur ve Minho buna kızar."
Jeongin de önünden ilerleyen Jisung'ın peşine takılmış, cevap vermeyerek onayladığını belli etmişti genç balıkçıya.
Koridordan ayrıldıklarında beyaz örtülü masaya bir şeyler taşıyan Minho ve yaslandığı demirlerden dalgalanan suyu seyreden Hyunjin ile karşılaşmışlardı.
Minho gelen sesler ile başını kaldırmış, Jeongin'e gülümsedikten sonra hareleri Jisung'a kaymis ve kaşlarını çatmıştı.
"Jisung, boş boş dolanacağına yardım et."
Jisung, Minho'nun dediğini ikiletmeden yanına gitmiş, Jeongin ise harelerini kararmış gökyüzünün izin verdiği kadar görünen okyanusu izleyen Hyunjin'e çevirmişti. Hyunjin'in hareleri de onu bulunca kaptanının yanına adımladı.
"Felix nerede?"
Hyunjin'in dediği ile sarsıldığını hissetmişti, genç tayfa. Hyunjin, Felix ile aralarında geçen bu mevzudan daha önce bahsetmediği hâlde Jisung'tan zorla öğrendiği için kendini kötü hissetmişti, kendisi için sıkıntılı bir durum olsa da Jisung anlattığı için Jisung açısından daha sıkıntılıydı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mariners Apartment Complex 𖤐 Hyunin
FanfictionJeongin, Hyunjin adında bir denizcinin yanında çalışmaya başlar. ーTamamlandı.
