"Bir sorun mu var Jiwoo unnie?"
Chaeyoung'un sorusu, gerici olan sessizliği bozmak bir yana sadece daha da gerilim katmıştı. Hem Jiwoo'nun hem de Jeongin'in aklından binlerce soru geçiyordu şuan, elbette Chaeyoung da bir tuhaflık olduğunu sezmişti.
"Chae onu tanıyor musun?"
"Az önce tanıştık?"
Chaeyoung Jiwoo'nun bu korumacı tavrına anlam verememiş bir sebebe de bağlayamamıştı. Bakışlarını Jeongin'e çevirdiğindeyse Jiwoo'ya attığı tedirgin bakışları fark edebilmişti.
"Jeongin, Jiwoo unnie ne olduğunu sorabilir miyim?"
Jiwoo, bakışlarını Jeongin'den çekmeden Chaeyoung'u kolundan tutup kendisine çekmiş, Chaeyoung ise şaşkınlıkla bakan gözlerini daha da büyültmüştü.
"Chaeyoung sen eve git, ben malzemelerini toplarım."
"Unnie ne olu-"
"Eve git dedim Chaeyoung!"
Chaeyoung, Jiwoo'nun kendisine bağırmasıyla irkilmis, normalde sakin biri olarak tanıdığı kadının şimdi böyle davranmasında geçerli bir sebep olduğunu düşünerek eve adımlamaya başlamıştı.
Chaeyoung ikilinin yanından ayrılınca Jiwoo eline topladığı eşyalardan bakışlarını çekip Jeongin'e döndü.
"Ondan uzak dur senin gibi biriyle görüşmesini istemiyorum."
Jeongin gözlerini şaşkınlıkla büyütmüş ardından sinirle yumruğunu sıkmıştı.
"Benim gibi biri mi? Nasıl biriymisim ben?"
Jiwoo sanki bu anın gelmesini bekliyormuş gibi elindeki malzemeleri bir kenara atmış ardından Jeongin'e adımlamıştı. Evet, şimdi daha korkunç bir havanın esmeye başladığını hissetmişti genç tayfa. Endişeyle etrafina bakınsa da görememişti hiçbir tanıdığını.
"Sen küçük ve masum görünen sürtükten daha fazlası değilsin! Hyunjin ile yaşamaya başladığında sasirmistim ama akrabası falan olduğunu düşündüm, sonra öyle olmadığını öğrendim. Bir de geldiğin gibi gemiye geçtin buna da anlam veremedim, en önemlisi senin yüzünden işimden oldum. Nasıl yaptın, ne yaptın Hyunjin'i bu derece kontrol etmek için!? Ona bedenini falan satıyor olmalısın."
Jeongin duydukları ile basından aşağı sıcak sular döküldüğünü hissetmiş, küçük kalbi art arda gelen bu sözcükleri bir bıçak darbesiymişçesine acıyla en derininde hissetmişti.
Bunca senaryoyu kendi kafasında mı kurmuştu? Kendi kendine aptal senaryolar kurması umrunda değildi lâkin bunu yayarsa ve insanlar buna inanırsa düşüncesi Jeongin'in bedenini sert bir rüzgar gibi sarmıştı.
"N-ne saçmalıyorsun? Böyle bir şeyi nasıl düşünebilirsin!?"
Jiwoo'nun gözlerindeki ifade; "nefret" nedir sorusuna tamamiyle karşılık gelebilecek cinstendi. Genç kadın sert adımlarla biraz daha yaklaştı Jeongin'e, evet Jeongin hissediyordu, o korku hissini iliklerine kadar hissediyordu. Kendisine yöneltilmiş nefret öylesine büyüktü ki, fiziksel bir dokunuş olmasa dahi acıyla hissediyordu.
"Neden düşünmeyeyim? Kime söylesem aynı şeyi düşünür, başka bir açıklaması yok çünkü. Hem utanmadan yüzüme bakabiliyorsun ben senin yüzünden işimi kaybettim be!"
Jeongin korkuyla birkaç adım gerilemiş, bir şeyler söylemeyi bırakın cümle nasıl kurulur onu bile unutmuştu. Küçük yaşında böyle bir suçlamayla karşı karşıya olmak metrelerce yükseklikten yere çakılmak gibi bir seydi.
"Cevap versene, neden konuşmuyorsun? Çünkü haklıyım değil mi, iğrenç bir insansın sen!"
Jeongin, kaşlarını acıyla çatmış kendisine adımlayan Jiwoo'ya geri çekilerek bile karşılık verememişti.
"Jeongin, kime diyorum?!"
Genç tayfa, birbirine bastırmaktan kızarmış dudaklarını aralamış, ellerinin titremesini durdurmak amacıyla uzun kareli gömleğinin eteklerini sıkıca tutmuştu.
"L-ütfen, lütfen sus artık. Ben öyle b-biri değilim."
"Değil misin? Kimi kandırıyorsun he-"
Jiwoo'nun sürekli tekrarladığı sözlerine daha fazla katlanamayan tayfa sonunda adımlarını eve çevirmişti. Jiwoo ardından seslenmeye devam etse de, dolu gözlerini ardına çevirmemiş ve seri adımlarını eve doğru atmaya devam etmişti. Tartışmanın anlamı yoktu, çünkü Jiwoo ondan sadece "Ben başarısızın tekiyim ve bedenimi kullanarak bunca şeyi yaptım." Cümlesini duymak istiyordu, ki öyle bir şey yoktu.
Genç kadının arkasından gelmediğine şükreden Jeongin evin kapısına ulaşmış, kendisini sorgulayacagini tahmin eden Hyunjin'den kaçmak için ne kadar hızlı koridoru koşması gerektiğini aklinda kurmuştu.
Binlerce düşünce geçen zihninde yeni arkadaşı Chaeyoung'un da onu yanlış tanıyacağı düşüncesi canlanınca daha da kötü hissetmişti.
Jiwoo'nun bu nefreti bir şekilde dışa dökmek istediğinin farkındaydı Jeongin. O zamanlar Hyunjin ile yakın olduğundan bir tatsızlık cikmamasi için Jeongin'e dokunmuyordu lâkin şimdi kaybedecek bir şeyi yoktu, ne zarar verirse versin yanına kâr kalacaktı.
Jeongin düşüncelerini kapınin dışında bırakmayı umarak kapıyı tıklatmış, kısa bir süre sonra Hyunjin'in kapıyı açmasıyla kaptanının kolunun altından sıyrılıp hızlı adımlarla odasına ilerlemişti.
Hyunjin, şaşkınlıkla arkasını dönerken Jeongin kapısını çarpıp odasına girmişti bile.
"Hey, o kapıları yoldan bulmadım ben."
Hyunjin hafif alayla söylediği şeye bir karşılık alamamış üstelik kilit sesi de kulaklarına ilişmişti, şimdi şüphelenmeye başlamıştı genç kaptan.
Giriş kapısını kapadiktan sonra dar sayılabilecek koridordan tayfasının odasına ilerlemiş ve hafifçe kapıyı tıklatmıştı.
"Jeongin, sorun ne?"
Kulağına gelen soru ile kollarını daha da sarmıştı bacaklarına, genç tayfa. Bugün duymaktan en çok nefret ettiği cümle "Sorun ne" olmuştu, bir ömür duymak istemiyordu.
Cevap alamayan kaptan yeniden tıklattı kapıyı.
"Jeongin bu evde kapıları kitleyip kendini odana kapatamazsın. Aç şunu."
Jeongin sinirle nefes vermiş ve anahtar ile bakışmaya başlamıştı. Açsa yine bir sürü soru işitecekti, soruları duymak bir yana ne cevap verebilirdi ki? "Bana seninle yattığımı söylüyorlar, bunun yayılmasından korkuyorum." Falan mı diyecekti? Ki öyle dese bile ne işe yarayabilirdi.
"Peki, Jeongin illa bu odadan çıkacaksın o zaman görüşürüz."
Hyunjin sinirle adımlarını mutfağa çevirmiş, genç tayfayi da zihnindeki soru ve korkularla yalnız başına bırakmıştı.
༄
[[Bölüm Sonu]]
Aslında burada bırakmayacaktım ama neyse geçiş bölümü olsun dedim :-:
Yine Jiwoo'ya ve yazara sövdügümüz bir bölümün sonuna geldik, gelecek bölümü olabildiğince erken atmaya calisacagim.
Izmirde olan ve depremi hisseden herkese de geçmiş olsun umarım iyisinizdir ~
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mariners Apartment Complex 𖤐 Hyunin
FanfictionJeongin, Hyunjin adında bir denizcinin yanında çalışmaya başlar. ーTamamlandı.
