Winery

3.3K 582 261
                                        

Saatler sonra genç tayfa odasının kapısını aralamış, kızarmış gözlerini koridorda gezdirmisti. Boş koridora adımlamış, ardından salona girmişti.

Hyunjin duyduğu adım sesleri ile okuduğu kitabindan bakışlarını çekmiş ve kendine kaçamak bakışlar atan Jeongin ile birleştirmişti.

Bir süre solonda sessizlik hakim olmuş ardından Hyunjin dudaklarını aralamış ve sessizliği bozmuştu.

"Changbin'den şarap almaya gidebilir misin?"

Jeongin duyduğu soru ile şaşkınlıkla gözlerini büyütmüş ardından onaylayıp kapıdan dışarı adımlamıştı. Kendisini sorgulamasını bekliyordu lâkin tam tersi Hyunjin umursamaz davranıyordu.
Sorgulamak yerine şükretmenin mantıklı olduğuna karar vermiş ve Changbin'in şarap evine adımlamaya devam etmişti, genç tayfa.

Hedefine ulaşınca kapıyı aralamış, çok kalabalık olmayan şaraphaneye kapıya çarpan çanın sesi yayılmıştı. Changbin, sildiği kadehlerden bakışlarını çekmiş ve kapıya çevirmişti. Karşılaştığı kişi ile önce şaşırmış ardından gülümsemişti.

Jeongin utangaç adımlarla içeri yönelmiş ardından kısa bir selam verip buraya gelene kadar unutmamak için 50 kere içinden söylediği şarabın ismini vermişti.

"Bi-bir şişe Chardonnay."

"Hyunjin istedi değil mi? Ama o genelde kırmızı tercih eder, kendin için istemiyorsun değil mi ufaklık?"

Jeongin, hızla başını iki yana sallamış kendine şüpheli bakışlar gönderen Changbin ile harelerini birleştirmişti.

"Hayır, hayır ben ne anlarım şaraptan."

"Öyle olsun bakalım."

Changbin arkasındaki büyük dolaplara yönelirken Jeongin de büyük denilebilecek mekanda gözlerini gezdiriyordu. Kapının açılmasıyla ortama çan sesi yayılmış, Jeongin de istemsiz olarak bakışlarını kapıya çevirmişti. Kadrajina giren Chaeyoung ile basta şaşırsa da ardından gerilmeye başlamıştı.

En kötüsünü düşünmeye başlamıştı yine; o Jiwoo'nun yanından ayrıldıktan sonra Chaeyoung Jiwoo'ya ne olduğunu sormuştu, sonra Jiwoo çarpıtarak Chae'ye anlatmıştı. O aptalca kurgularına Chaeyoung da inanmıştı, ve burada edindiği yeni arkadaşı onun kötü biri olduğunu düşünmüş, bu yüzden bir daha yüzüne bakmama kararı almıştı! Yani Jeongin böyle düşünüyordu.

Kendi tarafına ilerleyen Chaeyoung ile birkaç defa yutkunmuş ve duyacağı hakaretler icin kendini hazırlamaya başlamıştı.

"Aa, Jeongin sen de mi buradaydın?"

Jeongin sıkıca kapadigi gözlerinden birini açmış yine o sakin ses tonu ve güler yüzüyle konuşan Chaeyoung'u görünce diğer gözünü de açmış ve şaşkınca karşısındaki kıza bakmaya başlamıştı. Ona neden hakaret etmemişti?

"Jeongin iyi misin?"

Chaeyoung'un, gözünün önünde elini sallaması ile genç tayfa kendine gelmiş ve konuşmak için dudaklarını aralamıştı.

"I-iyiyim de Jiwoo noona sana benimle konusmamani söylemedi mi?"

Chaeyoung gözlerini devirmiş ardından omuzlarını silkmişti.

"Onun kişisel problemleri beni ilgilendirmiyor."

Jeongin başıyla onaylamış, ardından kaldığı yerden şaşırmaya devam etmişti. Jiwoo'nun senaryolarını en yakınları bile takmıyordu, Jeongin mi çok abartmıştı bu konuyu?

Önüne koyulan şarap şişesi ile somut dünyaya dönmüş, Changbin'e teşekkür ettikten sonra eline aldığı şişeyle beraber kapıya adımlamaya başlamıştı lâkin Chaeyoung'un, kolunu tutmasıyla duraksamış ve harelerini kendinden oldukça kısa olan kıza çevirmişti.

Mariners Apartment Complex 𖤐 Hyunin Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin