___
[Geçmiş]
Jaehyun
"Yirmilerimin başlarında Los Angeles ve San Francisco'daki çetelere girip çıktım. Katıldığım yarışlar daha çok Kore dışındaydı bu yüzden buralarda senin kadar tanınmıyorum."
Muhabbetin nasıl buralara geldiğini hatırlamıyordum çünkü uyandığımızdan beri, yani neredeyse bir buçuk saattir konuşuyorduk. İlk başlarda belirsiz olan konu şimdi derinlere inmiş ve Yuta'nın yirmilerine kadar uzanıyordu. Hoş, şimdiki görüntüsü de yirmiden farksızdı, benden iki yaş büyük ve yirmi dokuz olduğunu asla sindiremiyordum. İncecik bir örtünün altına tek bacağı ve kolunu üzerime atmış, yanımda küçücük kalmışken bile yirmi dokuzdu.
"Seni gerçekten hiç araştırmadım ama bir ara buna vakit ayırsam iyi olacak. Hem benim asıl merak ettiğim şey bizim çetemize nasıl girdiğin."
"Torpille girdim. Taeyong'u çok önceden tanıdığım ve birbirimize güvendiğimizden diğer üyeler de sorun yaratmadı."
Kolumun üzerine koyduğu başını kaydırarak biraz daha bana yaklaştı, ikide bir kıpırdanıp durmasına da bir anlam verememiştim ama irdelemedim. Aklımda başka bir şey vardı, Taeyong'un, Yuta'yı yıllardır tanımasına rağmen varlığından bile haberim olmayışı gibi. Anlamadığım şey abisini öldürdüğüm birisiyle beni tanıştırma zahmetinde bulunmayıp bir anda aynı gruba ortağım olarak koymasıydı. Şu pozisyonda şikayetsiz gibi görünmem kalbimin sıkıştığı ve canımın yandığı gerçeğini de değiştirmiyordu.
"Taeyong ile nasıl tanıştın?"
"Taeyong benim bir nevi hayatımı kurtardı, hiçbir karşılık beklemeden hem de."
Merak duygusu usulca kendini hissettirirken sessiz kalışımdan sonra anlatmaya devam etti.
"Abimi kaybetmeden kısa bir süre önceydi, kaçırılmıştım. O zamanlar pis işlerden uzaktım, okulumu bile yeni bitirmiştim. Bir anda ellerinde kafam kadar silahlarla altı yedi tane adam bayıltana kadar dövüp dağ başında bir yere kapatmışlardı.."
Kendi kendine histerik bir şekilde güldüğünde gerildiğimi hissettmiştim. Bu hikayede beni şaşırtacak bir şeyler olduğunu seziyordum. Anlatacaklarının altından beklemediğim bir şey çıkacakmış gibi gelirken neden daha önce sorgulamadığımı es geçip dinlemeye devam ettim.
"Orada birkaç gün boyunca aç susuz beklerken abimin çaldığı bir şey yüzünden kaçırıldığımı öğrendim. Benim canıma karşılık çalınan şeyi istiyorlardı.. Abimin vakti daralıyordu, istedikleri şeyi getirmek için verdikleri süre neredeyse bitmişti ve o zaman anlamıştım. Abim benden vaz geçmişti.."
Hassiktir!
Biliyordum. Yaku Nakamoto'nun çaldığı şey Ult İmper grubuna aitti, grubu tek seferde dağıtabilecek büyük bir koza Yaku Nakamoto ulaşmıştı. Çalınan şeyi Ult İmper'den önce biz ele geçirmiştik, Taeyong'un bu bilgiye nereden ulaştığını hep merak etmiştim, demek sebebi Yuta'ydı. Taeyong gerçekten Yuta'nın hayatını kurtarmıştı, çünkü biliyordum o adiler Yuta'yı öldürebilecek kadar düşüktüler.
O zamanlarda biz de çok zorluk yaşamıştık, bütün işlerimizde gelir kaybetmiştik ve kendimizi diğer çetelere kanıtlamak adına üzerimizde büyük bir baskı vardı. Yaku Nakamoto'nun grubu başta gelmek üzere, onları alt ettiğimizde bütün işler tersine dönecekti. İstediğimiz güce de, gelirlere de, kendimizi ispatladığımızda kavuşacaktık. Ult İmper'i ve Yaku Nakamoto'nun grubunu batırmak şu anki konuma gelmemizde büyük bir adımdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Siesta 'YuJae
FanfictieSeninle bambaşka bir dünyada rast gelelim isterdim. [Jaehyun + Yuta] *satır arası yorumları tarafımdan yenilmiş bir kitap
