1

42.3K 1.3K 369
                                        

Medya: Başkomiser Kemal Aydın

👋
—————————

Eve geldiğimde saat 3'e geliyordu. Kaç gündür doğru düzgün uyuyamıyordum. Kendimi yatağa attığım an direkt uykuya geçtim.

07.05
Gelen sesle direkt gözlerimi açtım. Bu bir matkap sesiydi. Saate baktığımda daha 7 olduğunu gördüm. Ohaa ama yaaa, hangi gerizekalı bu saate matkap kullanır acaba?

Tam tekrar uyuyacaktım ki tekrar bu sesi duydum.

"Hayy, sikeceğim ama yaa!"

Hızla ceketimi üstüme geçirdim ve dışarı çıktım. Karşı daireye doğru gittim. Hızla kapıya vurdum, birkaç vuruşumdan sonra bir adam kapıyı açtı.

"Buyur birader."

40'lı yaşlarda bir adamdı. Üstünde bir tulum vardı, yüksek ihtimalle nakliyecilerden biriydi.

"Ev sahibi nerede?"

"Ev sahibi daha gelmedi, abi."

Derin bir nefes aldım.

"O zaman o matkabı kullanan zeki insana söyle, biraz daha devam ederse..."

Derin bir nefes daha aldım:

"Matkabın başka nasıl kullanabildiğimi öğrenir."

Adamın gözleri şaşkınlıkla açıldı.

"T-tamam, birader."

"Bir sorun mu var?"

Arkamdan gelen kalın sese döndüm. Takım elbiseli genç bir adamdı!

"Biz sorunu hak ettik, efendim."

Kapıyı açan adamın konuşmasıyla ev sahibini bulmuştuk.

Sonra adamın gözleri bana değdi. Beni baştan aşağı süzdü; kendimi çıplak hissettim resmen. Bu nasıl bir süzmektir, birader?

"Sorun nedir, beyefendi?"

Demin adam dedi ya hallettik, bu niye uzatıyor ki?

"Önemli bir şey değilse, o zaman neden kapıma kadar geldiniz?"

Bu sefer kaşları hayretle kalkan ben oldum. Bu adam nasıl bir şey yaaa...

"Öyle, aramızda hallettik. Seni de meşgul etmemek için... önemli bir şey değil, dedim, birader."

Allah aşkına, ne saçmalıyorum!

"Alaz Bey..."

Ona anlamaz bakışlar attım.

"Adım Alaz, birader değil. Alaz Bey de."

Kaşlarımı hayretle kaldırıp yavaşça indirdim ve yüzüme zoraki bir gülümseme yerleştirdim. Bu kadar resmî olmak zorunda mıyız acaba?

"Peki, Alaz Bey. Ben de Kemal. Sadece Kemal demeniz yeterli."

Elimle karşı dairemi gösterdim.

"Karşı dairenizde oturuyorum."

Elimle gösterdiğim yere baktı, sonra bana döndü:

"Biliyorum, Kemal Bey."

Yüzümdeki yalandan gülümsemeyi tekrar takındım. Yalandan gülmekten ağzım ağrıyacak.

"Kemal diyebilirsiniz."

Düz yüz ifadesiyle bana baktı. Bu adamın mimik denen şeyden haberi var mıydı acaba?

"Kemal Bey, iyi."

Sonra eliyle beni gösterdi:

"Şimdi izin verirseniz, evime geçeceğim."

Olduğum yere baktım; adamın kapısının önünü işgal ediyordum. Hızla yana çekildim. Adam kapıyı kapatmadan bana döndü:

"İyi günler, Kemal Bey."

Güldüm.

"İyi günler, Alaz Bey."

Hızla kapanan kapıyla dudaklarım eski halini aldı. Yalandan gülmekten çenem ağrımıştı, lan.

Ne değişik insanlar vardı yaa. Kapımı açtığımda tam içeri gidecektim ki son kez oraya baktım:

"Kıl herif,"

kendi kendime mırıldandım ve kapıyı kapattım.

______________________

Arkadaşlar selam bu yeni kurgum. Uzun zamandır aklımdaydı. Birkaç kere birinci bölümünü yazdım ama hep beğenmeyip sildim. Şu an gaza gelip birden yazma kararı aldım.

Konumuz bir başkomiser ve savcı arasında geçiyor. Polisiye bilgim 15 sezon Arka Sokaklar ona göre

Hadi öptüm kendinize iyi bakın gencolar

Asayiş Ben Kemal | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin