Annemi kaybettiğimde 10 yaşındaydım. O gün onu dinlemeyip dışarı çıkmıştım. Keşke çıkmasaydım, belki her şey daha farklı olurdu. Dışarıda saatlerce oynadım; sanırım hayatımdaki oynadığım en son oyundu o. Sonra babamın annemin adını haykırdığını hatırlıyorum. Koca mahallede babamın sesi yankılandı. Koşa koşa eve gittim, hayatımda hiç o kadar hızlı koşmamıştım. Eve geldiğimde kapı aralıktı. İçeri girdiğimde annem yerde yatıyordu, babam ise başındaydı; yüzünü ellerinin içine almış, ona bakıyordu. Sonra kafasını kaldırdı ve bana baktı. O bakışı hayatım boyunca hiç unutmadım, hiçbir duygu yoktu. O gün hem annemi hem babamı son kez gördüm. Annem mezara, babam ise işte onu hiç bilmedim. Cenazede bile yoktu, sonra da zaten yetimhane falan bir daha hiç görmedim.
Annemin ölümünde Korhan'ın, Vural'ın, onların başlarındaki adamların hepsinin parmağı vardı. Bunu kanıtlayamasam bile eminim. Annemin kanında baya yüksek oranda M4 bulundu. Sonra annemin yıllardır M4 kullandığını, en sonunda krize girdiği için öldüğünü söylemişlerdi. Bu dediklerine hayatım boyunca hiç inanmadım; benim annem öyle biri değildi. O uyuşturucuyu görse ya şeker ya da ilaç sanardı; öyle bir kadındı o.
Babam ise istihbaratta çalışıyordu, hâlâ çalışıyor mu bilmiyorum; 23 yıldır görmüyorum. Nerede ne yapıyor, bilmiyorum. Babam da M4 olayına bakıyordu. Herkes babam yüzünden olduğunu söyleyip duruyordu. Babama gözdağı vermek için annemi öldürdüklerini söyleyip duruyorlardı.
Omzuma birinin dokunmasıyla düşüncelerimden sıyrılıp o tarafa döndüm. Selim Amir olduğunu gördüğümde yerimde dikleştim; o da yanıma oturdu.
"İyi misin?"
Babacan tavırla sorduğu şeyle güldüm. Hayatımda başımdan geçen olayları bilen tek kişi.
"İyiyim, amirim."
İyi miydim gerçekten?
"İstersen eve git, dinlen."
Yüzümde minnet dolu bir tebessüm oluştu.
"Teşekkürler, amirim, ama böyle iyi. Eve gitsem, kafamda kurar, kendi kendimi yerim."
Dediğim şeyle güldü ve elini omzuma attı.
"Ben sadece senin amirin değil, aynı zamanda bir abindeyim. Bir derdin olursa bana gel."
Başımı tamam anlamında salladım.
"Ha, bu arada Meltem akşama seni yemeğe bekliyor. Özlemiş seni."
Dediği şeyle gülümsedim.
"Ben de onu özledim ama bu akşam gelemem; eve gitsem daha iyi."
Başını hayır anlamında salladı.
"Sen değil miydin, 'Eve gidersem kafamda kurarım' diyen? İşte eve gitme, bize gel. İtiraz kabul etmiyorum, konu kapanmıştır."
Konuşmama bile izin vermeden yanımdan kalktı. Sonra tam gidecekti ki bir şey hatırlamış olacak ki bana döndü.
"Haa, bu arada Alaz Savcı da gelecek, haberin olsun."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asayiş Ben Kemal | Gay
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Başkomiser Kemal ve Savcı Alaz . Eşcinsel konuludur rahatsız olacaksınız okumayınız
