6

17K 1K 136
                                        

Geçmişe takılı kalan geleceği göremez
_______________

Önümdeki mezar taşını okşadım. Üzerinde okuduğum yazı kalbimde büyük bir acı yarattı. Bu yazıyı ne zaman okusam içimdeki acı kendini gösterir.

"Annem..."

Derin bir nefes aldım.

"Ben geldim."

Burukça güldüm. Tekrar mezar taşına dokundum. Ne zaman buraya gelsem, kendimi o 10 yaşındaki çocuk gibi hissediyorum. Bu mezar taşının başında tek başına olan o 10 yaşındaki çocuk oluyorum; annesini yeni kaybetmiş ve etrafında kimsesi olmayan o çocuk.

"Bugün de başaramadım. Sana bunları yapanın ceza almasını sağlayamadım, anne. Ama söz, çok az kaldı, her şey ortaya çıkacak. Bu sefer başaracağım."

Derin bir nefes aldım ve ayağa kalkıp mezar taşını son kez okşayıp oradan ayrıldım. Ne zaman buraya gelsem fazla duramıyorum. Annemin katilini bulamamışken onun yanına gelmeye yüzüm yoktu.

Mezarlığın girişindeki arabaya bindim ve eve doğru sürdüm. Apartmandan içeri girmemle kapıda Alaz savcıyla karşılaştık.

"İyi akşamlar, Alaz bey."

"İyi akşamlar, Kemal bey."

Yüzüme baktı ve kaşlarını çattı.

"İyi misiniz?"

Sorduğu soruyla gülümsedim.

"İyiyim."

Yanıma yaklaştı ve elinin yüzüme doğru gelmesiyle kaskatı kesildim, gözlerim hafif büyüdü. Eli anlıma gitti ve birkaç saniye bekledi.

"Ateşin de yok gibi."

Sizden sene geçmesine mi şaşırayım, yoksa ateşimi ölçmesine mi?

Alnımdaki eline baktım ve bir adım geriledim. Eli birden boşluğa düştü ama bozuntuya vermeden cebine soktu.

"İyiyim, Alaz bey, sadece biraz yorgunum. Uyumam iyi olur."

Konuşmamla yüzüme baktı ama bir tepki vermedi. Gözlerini dikmiş bakıyordu.

"Şey, izninizle geçeyim."

Bunu dememle hemen yana kaydı.

"Kusura bakma."

Güldüm.

"Önemli değil, Alaz bey. Size iyi akşamlar."

Başını salladı.

"Size de, Kemal bey."

Güldüm ve merdivenlerden çıkmaya başladım.

Elimdeki USB'yi Selim amire uzattım.

"Korhan'ın avukatı yolladı. Korhan izlememizi istemiş."

Kaşlarını çattı ve ona uzattığım USB'yi inceledi, sonra tekrar bana uzattı.

"Aç bakalım, neymiş."

Başımı tamam anlamında salladım ve USB'yi bilgisayara taktım. USB'de bir video ve birkaç belge vardı. Videoyu açtım.

Videonun başlamasıyla ekranda Korhan Korkmaz gözüktü.

"Merhaba, Kemal başkomiser. Bu videoyu izlediğinde ölmüş olacağım."

Sonra güldü.

"Hayat ne ilginç, değil mi? Seni ilk gördüğümde tanıyamadım ama sonra araştırınca kim olduğunu öğrendim."

Tekrar güldü. Son dediği şeyle yerimde gergince kıpraştım.

"Hayat bizi yıllar sonra bir araya getirdi. Neyse, fazla uzatmayayım. Bu videoyu neden çektim bilmiyorum; belki ölmeden önce son bir iyilik, belki de geçmişteki günahlarımın affı için yapılan bir şey. Sana bir isim vereceğim. Bu isimle ilgili bütün bilgiler USB'nin içindeki dosyalarda mevcut."

Yerimde dikleştim.

"Adamın adı Celal... Kobra Celal. Celal, benim bütün kötü işlerimde olan kişilerden biri. Sana Celali veriyorum, başkomiser. Geri kalanını da senin bulacağından eminim. Bu yoldan devam et. İlk gün bana dediğin şeyleri unutma, başkomiser, ve geçmişe takılı kalma. Geçmişe takılı kalan geleceği göremez, başkomiser; bu da benden sana bir tavsiye."

Asayiş Ben Kemal | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin