18

15K 921 121
                                        

Yenge beklerken savcı eniştemiz oldu
_____________
Bir hafta sonra

"Sığındığın liman olmak istiyorum"

"Ben beklerim seni"

"Yüzündeki gülümsemenin sebebi olmak istiyorum"

Beynimde yankılanan sesle hırsla saçlarımı karıştırdım. O günün üzerinden tamı tamına bir hafta geçmişti ve ben bu hafta boyunca tamamen Alaz savcıdan kaçmıştım. Ne diyeceğimi, nasıl davranacağımı bilmiyordum. Bu yüzden kolay olanı seçmiştim; ondan kaçmıştım. Adliyede baya işleri olduğu için zaten karakola gelmiyordu. Bu da benim işime geliyordu.

Seviyor muyum, sevmiyor muyum bilmiyorum. Aşk duygusunu daha önce hiç tatmamıştım. Hayatımda hep bir şey tek vardı: annemin katilini bulmak istemem.

"Ayy yeter, içimi karartın bakışlarınla!"

Bağırarak konuşan Esin'le irkildim. Ödümü koparmıştı.

"Ne bağırıyorsun bee!"

Sesli bir nefes verdi.

"Sus be! Bağırma bana!"

Bağırma derken bağıran arkadaşıma göz devirdim. Ben niye buna kapıyı açtım ki? Evde olmadığımı düşünür, giderdi.

Oturduğu yerden kalktı ve karşımdaki sehpaya oturdu.

"Kemal, biz yıllardır arkadaşız. Çocukluk arkadaşıyız. Birimizin canı sıkılınca ilk biz koştuk. Ben senin ciğerini biliyorum abi. Ondan içindeki sıkıntıyı anlat, bir çözüm bulalım."

Elimi tutmasıyla bakışlarımı halıya çevirdim.

"Bir şey yok."

Sesli bir şekilde kahkaha attı.

"Kimi kandırıyorsun sen?"

Kafamı kaldırıp ona baktım. Bana gülümseyerek bakıyordu.

"1 h-hafta önce bir şey o-oldu."

Kekelememe engel olamamıştım. Kekelememe şaşırmış olacak ki kaşları hayretle kalktı.

"Biri beni sevdiğini söyledi."

Önce bir sessizlik oluştu, sonra çığlık attı.

"Ohhh be sonunda! Allahım, sonunda bir yengem olacak. İki erkek arasında sıkılmıştım bee."

Bakışlarımı tekrar kaçırdım. Ben nasıl diyecektim şimdi.

Tepinmeyi bıraktı.

"Birinin seni sevmesini niye böyle dert ettin ki? Hiii, yoksa suçlu falan mı?"

Gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım.

"Hayır, savcı."

Derin bir nefes daha aldım.

"Alaz savcı."

Bir tepki almayınca kapattığım gözlerimi açıp ona baktım. Gözleri kocaman olmuş bir şekilde bana bakıyordu.

Eliyle kapıyı gösterdi.

"K-karşı k-komşun olan Alaz savcı."

Başımı evet anlamında salladım.

"Ohaaağğğğ!"

Hızla ayağa kalktı, birkaç kez tepindi.

"Ben bunu nasıl içimde tutarım şimdi? Yenge beklerken Savcı eniştemiz oldu. Ayy, bu adam biraz buz gibi ama sen onu yontarsın."

Sonra bana baktı.

"Savcı ve başkomiser, haa oğlum ne havalı be!"

Tekrar tepindi. Polisi mi arasam acaba? Pek beklediğim tepkileri vermedi.

"Sana ne dediğimi idrak ettin mi acaba? Diyorum ki bir erkek bana, beni sevdiğini söyledi."

Göz devirdi ve kalktığı yere geri oturdu.

"Ne varmış, erkekse. Aşk bu, kime kapılacağın belli olmaz."

Ona inanmaz gözlerle baktım. Hemen kabul edip benimsemesi beni şaşırtmıştı. Ben bile bir haftada bu düşünceye zor alıştım.

Uzandı ve tekrar elimi tuttu.

"Ben senin her zaman yanındayım. Kemal, senin de mutlu olmak hakkın. Yıllardır işinden başka hiçbir şeyi hayatına sokmadın. Kemal, sevmek seni zayıflatmaz."

Daha çok gülümsedi.

"Eğer mutlu olacağın kişi Alaz ise, ben arkandayım. Ben mutlu olmayı istiyorum ve Alaz savcının sana bu mutluluğu vereceğine inanıyorum."

Dediği şeyle gülümsedim ve kollarımı ona doladım.

"Teşekkür ederim, ne olursa olsun yanımda olduğun için."

Kıkırdadı ve bana daha çok sarıldı. Biraz öyle sarılı kaldık. Sonra ayrıldık.

"Şimdi kendine sor, ne istiyorsun diye."

Omuzlarım düştü.

"Bilmiyorum. Hiç âşık olmadım ve aşkın ne olduğunu bile bilmiyorum."

Gülümsedi.

"Onun yanındayken nasıl hissediyorsun?"

Dediği şeyle anılarımızı düşündüm.

"Önce çok gıcık kapmıştım. Fazla düzen seven manyağın tekiydi. Birbirimize 'bey' diyerek hitap ediyorduk. Sanırsın resmî kurum."

Düşündüğüm şeyle güldüm.

"Ama sonra onu tanıdıkça alıştım sanırım. Yanında olunca her şey çok güzel. O kafamdaki düşünceler, hepsi onun yanındayken uçup gidiyor. Hayatımda olmadığım kadar huzurlu oluyorum. Sanki..."

O an bana söylediği kelime aklımda yankılandı:
"Sığındığın limanın olmak istiyorum."

Gülümsedim.

"Sanki sığındığım limanmış gibi. Oradan daha huzurlu bir yer yokmuş gibi."

Esin'e bakmamla 32 diş sırıtarak bana bakıyordu.

"Şu an yastığa kafamı sokup çığlık çığlığa bağırmamak için kendimi çok zor tutuyorum."

Kahkaha attım. Hızla yerimden kalktım ve ceketimi giydim.

"Nereye?"

"Kafamdaki düşüncelere son vermeye."

Asayiş Ben Kemal | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin