Yorgun olan tek şey bedenlerimiz
______________
"Alaz!"
Kemal gözlerini açar açmaz bu ismi fısıldamıştı. Çünkü aklındaki tek şey Alaz'dı. Bayılmadan önce Alaz'a doğrultulmuş bir silah görmüştü; rüyasında da aynı şeyleri görmüştü.
"Kemal bey, beni duyuyor musunuz?"
Kemal, duyduğu sesle sesin sahibine döndü. Odada bir doktor ve bir hemşire vardı; ikisi de meraklı gözlerle ona bakıyordu.
"Evet."
Kısık sesle konuşmuştu çünkü kendini fazla halsiz hissediyordu. Sanki üzerinden kocaman bir tır geçmiş gibiydi.
"Alaz iyi mi?"
Doktora umutlu gözlerle baktı. Şu an duymak istediği tek şey sevgilisinin iyi olduğunu öğrenmekti. Doktor arkasına döndü ve camdan bakan adamı gösterdi. Kemal de gördüğü adamla gülümsedi. İyiydi; başına bir şey gelmemişti.
Alaz'a gülen sevgilisiyle yüzünde oluşan gülümseme daha da büyüdü.
"Gelebilir mi?"
Doktor soruyla tekrar ona döndü.
"Önce muayene etmem lazım."
Konuştuktan sonra doktor, Kemal'i muayene etmeye başladı. İşini bitirmesiyle odadan çıktı. Alaz, çıkan doktorla hızla yanına gitti.
"Durumu nasıl?"
"Şu an iyi. Vücut fazla yorgun. O yüzden önümüzdeki günlerde de hastanede kalması lazım. Vücudun kendini toparlama süresine bağlı her şey."
Alaz başını tamam anlamında salladı ve gülümseyerek sordu:
"Onu görebilir miyim?"
Fazla özlemişti sevgilisini.
"Tabii, ama hastamızı fazla yormayalım."
Başını tamam anlamında salladı. Tam odaya doğru giderken çalan telefonu durdurdu. Sergen yazısıyla aklına gelen şeyle kendine kızdı; hiç kimseye haber vermemişti. O kadar heyecanlanmıştı ki haber vermeyi unutmuştu.
Hem Sergen hem de Selim amire söylese de şu an gelemezlerdi çünkü yeni sevkiyatı öğrenecekleri sergiye gitmişlerdi.
"Sayın savcım?"
"Buyurun."
"Haber vermemi istemiştiniz; şu an sergi yerindeyiz, içeriden haber gelmesini bekliyoruz. Vural geldi ve başka önemli kişiler de burada. Bu davadaki isimler fazla önemli kişiler."
Derin bir nefes aldı.
"Tamam, diğer gelişmelerden de beni haberdar et."
"Anlaşıldı, sayın savcım."
"Sergen?"
"Buyurun, savcım?"
"Kemal uyandı."
Konuşmasıyla karşıdan bir tepki bekledi. Kısa süre sonra beklediği tepkiyi aldı. Sergen'in neşeli sesiyle, bağıra bağıra sevinç kelimelerini duyuyordu.
"Bağırma lan! Gizli görevdeyiz, haberin var mı?"
Mert'in konuşmasıyla Sergen onunla konuşmaya başladı. Neşesinden savcıyı unuttu. Alaz, savcıyı unuttuğunu anladığı için telefonu kapattı.
Zaten günlerdir görmediği sevgilisini fazla özlemişti; onun için bir dakika bile çok önemliydi.
Hızla odaya girdi. Odaya girmesiyle, su almaya çalışan sevgilisiyle hızla komodine doğru gitti ve uzanmaya çalıştığı bardağı aldı, ona su doldurdu. Suyu Kemal'e uzatmasıyla, sevgilisi ona gülerek baktı. Sonra da bardağı tuttuğu eline uzanmaya çalışan Kemal'e daha da yaklaştırdı ve suyu içmesine yardım etti. Bardağı tekrar komodine koymasıyla Kemal'e döndü.
Kemal, ona dönen Alaz'la daha da gülümsedi. Kendini yorgun hissetmese hızla yerinden kalkar, sevgilisine sarılır ve hiç bırakmazdı. Ama o kadar yorgun hissediyordu ki elini bile kaldıramıyordu.
Kemal, eliyle yatağın yan tarafını gösterdi; oturması için. Çünkü biliyordu Alaz onu rahatsız etmemek için sandalyeye oturacaktı ve Kemal, Alaz'ın ondan uzak oturmasını istemiyordu.
Alaz, ona beklentiyle bakan sevgilisiyle yatağın yan tarafına gitti. Sonra eli kendinden bağımsız bir şekilde Kemal'in saçlarına gitti. Yavaş yavaş saçlarını okşadı, yüzündeki gülümsemeyle. Onu o kadar fazla özlemişti ki, şu an kemiklerini kıracak derecede sarılmak istiyor, o âşık olduğu kokusunu içine çekmek istiyordu.
"İyi misin?"
Elleri saçlarından yanağına gitti. Yanağını da biraz okşadı. Kemal, başını yanağındaki eline yasladı, sonra da yavaş bir şekilde avuç içini öptü.
"İşte şimdi çok iyiyim."
Sonra Alaz'ın diğer elini tuttu.
"Asıl sen iyi misin?"
Alaz fazla yorgun görünüyordu. Her gün özenli olan adam, bugün o kadar özenli değildi. Yüzünden yorgunluğu belli oluyordu; göz altları şişmişti, kim bilir ne zamandır uykusuzdu.
Alaz gülümsedi.
"Emin ol, hiç bu kadar iyi olmamıştım."
İkisinin bedenleri ne kadar yorgun olsa da ruhları, onun aksine fazla enerjik ve mutluydu.
____________
Evet gençler size yeni yazmaya başladığım iki kitabımı tanıtmak için buradayım
1. Denizcik
Kitap liseye giden iki genci anlatıyor. Deniz babasının verdiği ceza yüzünden devlet okuluna gidiyor. Eski okuluna gitmek için çıkış bileti olarak Barını görüyor. İşte sonra da olaylar gelişiyor falan
2. Bir Doğru Aşkı
Bu kitabımızda Doğuya atanmış yeni öğretmen Ali ve Yüzbaşı Demir arasındaki aşkı anlatıyor.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asayiş Ben Kemal | Gay
Ficção Adolescente[TAMAMLANDI] Başkomiser Kemal ve Savcı Alaz . Eşcinsel konuludur rahatsız olacaksınız okumayınız
