"Kemal."
Bana seslenen Selim Amire döndüm.
"Buyurun, amirim."
Elini babacan bir şekilde omzuma koydu.
"M4 dosyasına atanan savcı geldi mi?"
Başımı hayır anlamında salladım.
"Hayır Selim Amirim, daha gelmedi."
"Aman Kemal, adama dikkat edin, fazla titiz biriymiş. Dosya bitene kadar beraberiz. Dosyanın ne zaman biteceği de belli olmaz, adamla iyi anlaşalım."
Başımı tamam anlamında salladım.
"Siz merak etmeyin amirim, çok iy—"
"Başkomiserim!"
Bize doğru koşarak gelen Gözde'yle konuşmam yarıda kesildi.
"İhbar geldi, amirim."
Nefes nefese konuşan Gözde'ye hafifçe güldüm.
"Tamam, sakin ol Gözde."
"Ama..."
Derin bir nefes aldı.
"Maktul Korhan Korkmaz."
Dediği şeyle kısa bir şok yaşadım. Hızla ona döndüm.
"Hadi, hemen gidiyoruz."
Hızla karakolun çıkışına doğru yürüdüm. Korhan Korkmaz, yıllardır peşinde olduğum adamdı. M4 bir uyuşturucuydu. Türkiye'de satılması yasaktı. Ama bazı kişiler bunu kaçak yollarla Türkiye'ye getiriyordu. Ve Korhan Korkmaz ile ortağı Vural Saygın, bu kişilerin başında geliyordu. Ama onları hiçbir zaman tutuklayamamıştık. Her suçladığımız suçta suçlu başkası çıkmıştı. Para bol olunca, hapis yatacak kişiler de bol oluyordu anlaşılan.
Duran arabayla hızla arabadan indim ve olay yerine gittim. Ağaca yaslı bir şekilde duran bedeni görünce yürüyüşüm yavaşladı. Bu adamı burada görmek inanılmaz bir durumdu. Daha günler önce görüşmüştük.
Olay yerine bizden önce gelen Sergen'in yanına gittim.
"Olay nedir?"
"Sabah koşu yapan çocuklar bulmuş. Görünüşe göre fazla doz uyuşturucudan. Olay yeri incelemeye göre 2-3 gündür burada. Bir sürükleme, bir iz, hiçbir şey yok."
Sergen'den bakışlarımı alıp Korhan'a döndüm.
"Bu adam yıllardır bu işin içinde, uyuşturucunun kitabını yazmış, ne kadar doz onu öldürür biliyordur hem..."
Etrafa bir göz gezdirdim.
"Böyle bir yer tercih etmesi de şaşırtıcı..."
Tekrar ona döndüm.
"M4 mü kullanmış?"
"Evet, şırınga da şişe de yanındaydı."
Başımı tamam anlamında salladım.
"Yeni savcı burada mı?"
"Evet abi, burada..."
Eliyle arkası dönük takım elbiseli adamı gösterdi.
"Şurada, Gözde'yle konuşan adam."
Başımı tamam anlamında salladım ve o tarafa doğru yürüdüm.
"Sayın savcım."
Arkası dönük adama seslenmemle konuşarak bana döndü.
"Buyurun, başkomiser Kemal Aydın."
Bana dönmesiyle gördüğüm yüzle dona kaldım. Bu adam... Bu adam sabahki kıl herifti.
"Alaz Bey..."
Sesimi ben bile zor duymuştum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asayiş Ben Kemal | Gay
Teen Fiction[TAMAMLANDI] Başkomiser Kemal ve Savcı Alaz . Eşcinsel konuludur rahatsız olacaksınız okumayınız
