Bulunan ceset
_______________
3 saat sonra
Alaz, Kemal'in karakoldaki odasına girdiğinde burnuna dolan kokuyla burnunun direği sızladı. O da sevdiği gibi kokuyordu. Kendini odadaki koltuğa attı. Kafasını geriye doğru yasladı ve bir müddet gözlerini kapadı.
Kırılma sesiyle gözlerini açtı, sonra da kulağına bir ağlama sesi geldi. Hızla yerinden kalktı ve odadan çıktı. Sergen'in elindeki bardak yere düşmüştü ve tuzla buz olmuştu. Gözde ise ağlıyordu. Hızla o tarafa gitti.
"Ne oluyor?"
İçinden binlerce kez dua etti, sevdiğine bir şey olmaması için.
Sergen dolmuş gözlerle ona döndü.
"İ-ihbar geldi..."
Devam edemedi. Sergen derin bir nefes aldı.
"Sergen, lafı geveleme."
Sergen bir nefes daha aldı.
"Şu arabanın takibini kaybettiğimiz yerin 4 km uzağında bir depoda ca-cansız bir beden bulunmuş."
Alaz geriye doğru sendeledi, düşmemek için yandaki koltuğa tutundu.
"Ve adamın tarifi Kemal'le uyuşuyor."
Alaz gözlerinin dolmasına engel olamadı. Olmazdı, değil mi? Sevgilisine bir şey olmamıştı. Yutkundu.
Hayır, ona bir şey olmamıştı. Kemal'di o, öyle kolay bırakıp gitmezdi. Gitmezdi, değil mi?
Gözlerini sildi.
"Tamam, kendini toparla. Gidiyoruz."
Konuştuktan sonra yürüdü ama yanında Sergen'i görmeyince ona döndü.
"Hadi komiser! Kendine gel!"
Sert sesiyle Sergen kendine geldi ve savcıyı takip etti. Arabaya binmeleriyle hızla depoya doğru sürmeye başladılar. Yanındaki dolu gözlerle duran Sergen'e bir bakış attı.
"Kendine gel Sergen. O Kemal değil, ona bir şey olmadı."
Aslında bunları Sergen'e değil, kendine söylüyordu.
Arabayı deponun önüne park etmesiyle hızla indiler. Kapının önündeki kalabalığı aşıp içeriye girdiler.
İlerde yerde gördükleri bedenle ikisi de yavaşladı. İkisinin de tek bir dileği vardı: Oradaki adamın Kemal olmaması.
Yavaş yavaş adama yaklaştıkça içlerindeki sıkıntı büyüdü. Adamın bedenine yaklaşınca gördükleri yüzle ikisi de yürümeyi bıraktı.
Alaz gözlerinin dolmasına mâni olamadı. Derin bir nefes aldı. Yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
"Çok şükür."
Sergen'in sesiyle ona döndü. Sergen'in yüzündeki endişeli ifade hâlâ duruyordu. Çünkü bu adam Kemal değilse, Kemal hâlâ o adamların elindeydi. Ya birkaç saat sonra Kemal'i de aynı manzarada bulurlarsa? Bu düşünce Sergen'i büyük bir karanlığa itti. Ne kadar böyle düşünmek istemese de bu adamların nasıl insanlar olduğunu biliyordu. Onlar küçücük çocuğa bile acımazken Kemal'e neden acısınlar?
Kendine sarılan bedenle bu düşünceleri bir kenara itti. Alaz savcı ona sarılıyordu. Şaşırsa da sarılışına karşılık verdi. Alaz savcı ondan ayrıldı ve dostane bir şekilde elini omzuna koydu.
"Kötüyü düşünme Sergen. Biliyorum zor ama yine de iyiyi düşün."
Sergen hafifçe güldü. Alaz ne kadar sakin olmaya çalışsa da onun da aynı şeyleri düşündüğünü biliyordu. Yüzünden çaresizliği belli oluyordu.
Çalan telefonuyla Alaz, omzundaki elini çekti. Sergen, Gözde yazısını görmesiyle hızla açtı.
"Efendim, Gözde."
"............."
"Ne diyorsun?"
Hayretle konuşmuştu.
"Ne zaman?"
"............"
Alaz konuşan adama merakla baktı, çünkü biliyordu. Kemal'le ilgili bir haber vardı.
"Tamam, tamam geliyoruz."
Sevinçle konuşmasıyla Alaz'ın içini kocaman bir umut kapladı.
"Ne oldu?"
Sergen gülerek ona döndü.
"K-Kemal yaşıyor!"
Alaz duyduklarına inanamadı.
"N-ne?"
Hayretle sormuştu Alaz.
Sergen kocaman bir kahkaha attı.
"Kardeşim yaşıyor lan! Şu Talat var ya, o aramış. Kemal'in bir hastanede olduğunu söylemiş. Bizimkiler de bakmış, oradaymış kardeşim!"
Alaz'ın gözleri tekrar doldu ama bu sefer mutluluktan.
"Yaşıyor..."
_____
Bir ara Kemal'i öldürmeyi düşündüm. Sonra dedim ki hayat Kemal'e çok acımasız davrandı o da hayata inat mutlu olsun
Kendinize iyi bakın öpüldünüz💖✨
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asayiş Ben Kemal | Gay
Fiksi Remaja[TAMAMLANDI] Başkomiser Kemal ve Savcı Alaz . Eşcinsel konuludur rahatsız olacaksınız okumayınız
