20

15K 910 65
                                        

Tek doğrum sen oluyorsun
____________

Olduğum yerde bir ileri bir geri gidiyordum. Celal'in telefon incelemesi tamamen bitmişti. Sergen birkaç mesaja ulaştıklarını söylemişti. Şimdi de onu bekliyordum.

Bana doğru gelen Sergen'le yürümemi durdurdum.

"Sonunda Sergen."

Sergen dosyayı bana uzattı.

"Ne yapayım abi, anca alabildim dosyayı."

Dosyanın kapağını açtım ve yazan yazıları okumaya başladım. Buluşmak için yazılmışlardı. Birkaç buluşma mekânı vardı.

"Bu kadar mı?"

Başını evet anlamında salladı.

"Evet, çok yazışmamışlar; sadece buluşacak mekân yerleri için."

Başımı anladım dercesine salladım.

"Bu mekânlara gidelim, bulabileceğimiz kadar kamera kaydı bulalım. Artık bulalım şu C.K. denen adamı."

Tam bir şey söyleyecekti ki gözü arkamda bir yere takıldı.

"Hoş geldiniz, savcım."

Savcım demesiyle atağa kalkan kalbimle derin bir nefes aldım.

"Hoş buldum Sergen komiser."

Sonra bakışları bana döndü. Her zamanki gibi düz ifadesiyle bana bakıyordu. Karakolda yanımızda birileri varken her zamanki Alaz savcı oluyordu; ama yalnızsak, o zaman sadece Alaz oluyordu.

Sevgilim olan Alaz.

"Merhaba başkomiserim."

"Merhaba sayın savcım."

Dudakları hafif kıvrılıyordu ki durdu. Gözleri elimdeki dosyaya kaydı.

"Celal'in telefondaki silinen mesajları mı?"

Başımı evet anlamında salladım.

"Bir bakabilir miyim?"

Başımı evet anlamında salladım ve tam dosyayı uzatıyordum ki o bana doğru yaklaştı.

Dosyayı tutan elimin üzerine elini koydu, hafif eğildi. Sakinleşmek için derin bir nefes aldım, ama sonra burnuma dolan kokusuyla bunun yanlış bir karar olduğunu anladım.

Baş parmağıyla elimi okşamasıyla gözlerim kocaman açıldı. Allahtan ellerimiz dosyanın altındaydı.

Girdiğim transtan çıkmak için başımı birkaç kez salladım.

Alaz da okumuş olacak ki demeki yerine geri döndü.

"Sergen."

Sesimin hafif titremesine lanet ettim.

"Buyurun başkomiserim."

"Birazdan çıkalım güvenlik kameraları için. Sen çocuklara söyle, ben de ceketimi alıp geliyorum."

"Anlaşıldı, başkomiserim."

Başını salladı ve uzaklaştı. Onun gitmesiyle ben de odama doğru gittim. Arkamdan gelen ayak sesleriyle dudaklarım kıvrıldı.

Sandalyeme astığım ceketimi alacaktım ki belime dolanan kollarla yerimde durdum.

"Alaz!"

Uyarı şeklinde çıkan sesimle güldü ve kollarını daha da sıkı doladı belime.

"Şuna bak yaa, beni dinlemiyor bile. Savcım, şimdi biri gelecek, göreceksin."

Başını omzuma koydu ve derin bir nefes aldı.

"Koskoca başkomiserin odasına kapı çalmadan kim gidecek acaba?"

"Ben birini tanıyorum ama..."

Dediğim şeyle dudaklarım kıvrıldı. Belimdeki elleriyle beni kendine doğru çekti. Elleri saçlarıma gitti ve okşadı.

"Ne yapayım, senleyken bütün kurallarımı unutuyorum. Tek doğru sen oluyorsun."

Konuşmasıyla bakışlarımı kaçırdım. Böyle konuşup beni utandırmaya bayılıyordu.

Utandığımı görmesiyle güldü ve kafasını omzuma yasladı.

Sinirle onu itmeye çalıştım ama nafile, bir milim bile oynamadı.

"Tamam, yeter, bu kadar, hadi gitmem gerek."

Omuz silkti.

"Hayır, olmaz, ben seni çok özledim hem..."

Elleri tekrar belime gitti ve vücutlarımızı birleştirdi.

"Sen beni özlemedin mi, sevgilim?"

Kalbim sanki bir koşudaymış gibi hızlı hızlı atmaya başladı. Gülümsedi.

"Sakin ol, sevgilim."

Alaylı sesiyle omzuna bir tane geçirdim.

"Benle uğraşmayı kes ve etlerini belimden de çek, gerçekten gitmem lazım."

Yüzüme baktı, baktı, baktı.

"İzin veririm ama bir şartla..."

Sanki izin vermezse gitmeyeceğim.

"Akşam bana geleceksin. Zaten seni doğru düzgün görmüyorum."

İsyankâr sesiyle gülümsedim.

"Tamam, akşam sana gelirim, şimdi izin verirsen gitmem gerek."

Ellerini belimden çekti ve ellerini ileriye doğru uzattı.

"Buyurun."

Gülümsedim ve sandalyenin üstüne bıraktığım ceketimi aldım. Tam yanından geçecekken eliyle beni durdurdu; ona baktığımda eliyle yanağını gösteriyordu. Yanağına bir öpücük kondurdum. Tam kaçarcasına gidiyordum ki bana seslenmesiyle durdum.

"Kendine dikkat et."

Asayiş Ben Kemal | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin