36

9.2K 589 70
                                        

Ölüme davetiye
_____________________

Son3

Okuduğum kağıtla sinirle bakışlarımı etrafta gezdirdim. Biliyorum buradaydı. Bir yerden bizi izliyordu.

"Ulan it!"

Bağırmamla bakışlar bana döndü.

"Ulan korkak! Bak buradayım lan ben!"

Bir yandan bağırıyor, bir yandan da etrafa bakıyordum.

"Gücün ancak kadınlara, çocuklara mı yetiyor! Sıkıysa gel benim karşıma!"

Gözlerimle etrafı taramaya devam ediyordum. Neredesin şeref yoksunu, neredesin?

"Bulacağım lan seni! Seni bulduğum gün o üç mermiyi sana yedirmezsem bana da Kemal Aydın demesinler!"

Etrafa bakarken gözüm arabasından buraya bakan bir adama takıldı. Şapkasından dolayı yüzü gözükmüyordu.

Sırıttım.

"Duydun mu lan beni!"

Doğru konuşmamla adam hızla arabasını çalıştırdı ve gitti.

Elimdeki kağıdı Helin'e vermemle bizimkilere doğru yürüdüm. Esin beni gördüğü an yerinden kalktı ve bana sarıldı.

"Çok korktum Kemal."

Titreyen sesiyle konuşmasıyla ona doladığım kollarımı sıkılaştırdım ve saçına bir öpücük kondurdum.

"Geçti güzelim."

Bana biraz daha sarıldıktan sonra benden ayrıldı. Kızaran gözlerini görmemle içimdeki ateş daha da büyüdü. Tekrar saçına bir öpücük kondurdum.

"Kıskanırım ama."

Sergen'in sesiyle Esin güldü ve bu sefer ona sarıldı. Esin'in benden ayrılmasıyla Çınar yanıma geldi ve tekrar bacaklarıma sarıldı. Onu kucağıma almamla gülümsedi.

"Hadi eve gidelim."

Konuştuktan sonra onları eve bıraktık. Tekrar karakola gitmek için evden çıkacaktık ki Çınar tekrar bacağıma sarıldı. Bu çocuk iyice alıştı bacağıma sarılmaya.

"Gitme abi!"

Ağlamaya yakın çıkan sesiyle yere eğildim.

"Ama işlerim var."

Bana dercesine omuz silkti.

"Ben gideyim, işlerimi bitireyim, sonra da hemen geleyim. Gelirken de sana bir pasta getireyim."

Pasta dememle yüzünde bir gülümseme oluştu.

"Kırmızı olanından."

Başımı evet anlamında salladı.

"Tamam o zaman, git."

Dedikleriyle güldüm. Ulan, bir pastaya beni satmıştı. Yanaklarından öptükten sonra ayağa kalktım ve karakola doğru yol aldım.

Karakola girmemle Gözde hızla yanıma geldi.

"Başkomiserim, Selim amirim sizi odasına çağırdı. Gelince bana uğrasın dedi."

Konuşmasıyla başımı salladım ve Selim amirin odasına doğru gittim. Kapıyı çalmamla aldığım komutla içeriye girdim.

Beni gören Selim amirin kaşları çatıldı.

"Ulan hayvan herif!"

Sinirle konuşmasıyla şaşırdım. Ne yaptım lan ben?

"Olay yerinde adama 'gel benim karşıma çık' ne demek. Bildiğin adam seni öldürsün diye davet ediyorsun adamı. Oldu olacak bir de yer belirleseydin!"

Anlaşılan yaşlı kurdu fazla sinirlendirmişim.

"Şimdi şöyle ki amirim—"

Elini havaya kaldırdı.

"Sus, cevap verme bana!"

Bir de dövseydin! Vallahi karakolda olmazsak dövebilirdi.

"Ne yapayım, adam kardeşime, Esin'e saldırmış. Oturup tebrik mi etseydim? İkisi korkudan titrerken adamı mı tebrik edeyim?"

Yüzünü sıvazladı.

"Ulan çocuk! Adama madalya tak demiyorum, sadece ölüme davetiye verme diyorum."

Güldüm.

"Yaa sen beni merak etme amirim, bize bir şey olmaz."

Kaşlarını çattı.

"Cıvıma hemen!"

Derin bir nefes aldı.

"Bak, ben ciddiyim Kemal. Bu adam peşindeyken öyle ulu orta yerde gezme. Evdekilere söyle, kimse dışarı çıkmasın."

Selim amirin ciddileşmesiyle ben de ciddileştim.

"Merak etmeyin amirim, evin güvenliğini artırdım. Kuş bile uçurtmayacaklar."

Başını tamam anlamında salladı.

"Meltem ablanın yanına da bir ekip yolladım, ne olur ne olmaz."

Saçlarını karıştırdı.

"İyi yapmışsın... Sen de şimdi eve git."

"Ama amirim—"

Konuşmamla sinirle homurdandı.

"Ulan, adamın peşinde biri var, mermi sayıp duruyor psikopat gibi; bizimkinin umurunda değil. Oğlum, seni öldürmek istiyorlar, anlıyor musun acaba?"

Sinirli sesiyle güldüm.

"Amirim yoksa Meltem abla mı demeliyim. Bildiğin aynısının tıpkısı."

Eli bana fırlatmak için bir şey ararken gülerek kapıya doğru gittim. Odadan çıkarken bana atılan kalemlikle göz göze geldim. Hızla kapıyı arkamdan kapatırken kalemlik kapıya çarptı ve tok bir ses duyuldu.

Birkaç kişinin bakışları bana dönse de sonra işlerine döndüler. Ben de eve gitmek için otoparka doğru yürümeye başladım. Selim amir haklıydı, eve gitmeliydim. Hele evde korkuyla beni bekleyen iki kişi için hemen eve gitmeliydim.

Otoparkın taa diğer ucuna park ettiğim arabama doğru gitmemle üzerindeki kağıdı gördüm. Kaşlarımı çatıp kağıdı elime almamla içinde bir mermi olduğunu gördüm.

Kaldı 2. Ne yapsak acaba?

Okuduğum yazıdan sonra arkamdan gelen sesle gülümsedim.

"Sonunda gelebildin."

Alayla konuştuktan sonra adama doğru döndüm.

_____________

Nasıl bir yerde bitirdim ama

Bu bölümü @_melody_mas_ 'e ithaf etmek istiyorum. Smutlu bölüm değil ama umarım beğenirsin💖

Asayiş Ben Kemal | GayBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin